TÜRK KÜLTÜRÜNDE ‘KADIN’ KAVRAMI
Cephede mermi taşıyan, evladını vatana emanet eden, milletin yarınlarını şekillendiren Anadolu’nun fedakâr kadınları; emek, cesaret ve merhamet timsali tüm kadınlarımızın kadınlar gününü kutluyoruz.
Türk kadını, tarihte hiçbir zaman köle olmamıştır. Ne meta gibi alınıp satılmış, ne utanç kaynağı sayılmış ne de toplumdan dışlanmıştır. Dünyaya geldiği günden itibaren anne ve babasının gözbebeği, evin sevimli ve değerli bir bireyi olmuştur.
Üniversite hocalarımdan Orhun Yazıtları ile ilgili çalışmalarıyla bilinen Profesör Doktor Cengiz Alyılmaz hocamın bir değerlendirmesi vardı. Diyordu ki: “Türkler hayvanın değerlisine ‘kısrak’, insanın değerlisine de ‘kız’ adını vermişlerdir.”
Orhun Yazıtları’nda yaratılışla ilgili denir ki:
“Üze kök Tengri asra yağız yir kılındukta ikin ara kişi oğlı kılınmış.” Yani…
(Üstte mavi gök altta yağız yer yaratıldığında ikisinin arasında insanoğlu yaratılmış) Burada insan oğlu kavramına dikkatinizi çekmek isterim.
Dedem Korkut hikâyelerinde ise “Ayın gözü parladı ve Ay Bilge Katun’un bir kız oğlu oldu.” denilmektedir. Buradaki “Oğul” sözcüğü cinsiyet bildirmez yavru anlamındadır. Tıpkı arıların oğul vermesi gibi… Kız oğul ile erkek oğul arasında hiçbir ayrım gözetilmemiştir. Bu Türk tarihinin vaz geçilmez töresidir. ‘Üze Tengri basmasar asra yagız yir telinmese Türk boyun senin ililni, töreni kim artatı udaçı erti?’’ Türk Oğuz Beyleri, işitin! Üstte gök çökmedikçe, altta yer denizi delinmedikçe, ilini töreni kim bozabilir?
Türk destan ve masallarını okuduğumuzda görürüz ki Türk kızı; 6 yaşında at binmeyi, 7 yaşında yay gerip ok atmayı, 8 yaşında ise at üstünde kılıç sallamayı öğrenmiştir.
Ön Türklerde kadın-erkek tarak dişleri gibi birbirine müsavi yani eşittir. Bir Kazakistan Türk atasözünde "Birinci zenginlik sağlık, ikinci zenginlik kadındır." denilmektedir.
Eski Türk devletlerinde Kağan tek başına hükmetmez. Yanı başında her zaman Katun vardır. O, Kurultay’a katılır, devlet kararlarında söz sahibidir.
Alınan kararlar: "Kağan ve Katun emrediyor ki..." diye başlardı. Katun bir konuda karşı çıkarsa karar kabul edilmezdi.
Aynı dönemlerde Avrupa ve Orta Doğu’da kadın alınıp satılan bir köleydi. Bazı toplumlarda Arap toplumunda diri diri toprağa gömülüyordu. Utanç konusu bile oluyordu. Batı’da ve Doğu toplumlarının pek çoğunda cinsel bir obje olarak görülmüştür. Çeşitli inançlarda günahkâr veya şeytan olarak algılanmış ve damgalanmıştır. Köktürklerde Tanrının bir hediyesidir yeryüzüne… Gök Tanrı’dan gelmiş bir ışıktır, yıldızdır, berekettir, mutluluk kaynağıdır.
Amerika Birleşik Devletleri’nde kadınların yaptığı grevde 129 kadın can verdi. Bu kötü olayın üzerinden yıllar geçince 8 Mart tarihi, Kadınlar Günü olarak anıldı. Ülkemizde de 1921 senesinden bu yana bu özel gün kutlanıyor. Daha eşit, özgür ve adil bir dünyada yaşamanın umuduyla dünya kadınlarının mücadelesi devam ediyor.
Türk kültürü ve tarihinden beslenen Gazi Mustafa Kemal Atatürk; kadının erkekle birlikte öğrenim görmesi, sosyal, kültürel ve ekonomik hayatta birlikte görev alması fikrini benimsemiş, savunmuş ve ideallerini gerçekleştirmiştir. Türk Medenî Kanunu'nun kabul edilmesiyle, toplumsal ve ekonomik hayatta kadın - erkek eşitliği sağlanmıştı.
Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasında görevini fazlasıyla yapmış olan Türk kadını, ülke yönetimine de katılmalıydı.Türk kadınının yönetimde görev alabilmesini sağlayan siyasî haklar, 1930'dan itibaren verilmeye başlandı. 1930'da belediye seçimlerine katılma hakkı tanındı. 1933'te muhtarlık seçimlerine katılma hakkı, 1934'te yapılan anayasa değişikliği ile de Avrupa ülkelerinin birçoğundan önce, milletvekili seçme ve seçilme hakkını verildi.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK rehberliğinde Türk milleti, Kurtuluş mücadelesini vermiş, güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamak olmuştur. Atatürk ilkeleri doğrultusunda Cumhuriyet kadını, hayatın her kademesinde Türk insanının azim ve kararlılığını göstermiştir.
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü saygı ve rahmetle anıyoruz. Ruhun şad olsun Atam.
Muzaffer ARSLAN
Türk Dili ve Edebiyatı