MEHMET AKİF VE ASIM’IN NESLİ
Azerbaycan’ın Milli Şairi Bahtiyar Vahapzade kendisine yöneltilen İstiklal Marşı ve Mehmet Akif’le ilgili bir soruya verdiği şu cevapta gizli İstiklal Marşı’mızın yazılış gayesi ve değeri.
“Men sanmirem ki İstiklal Marşı’nı Mehmet Akif kendi yazmıştır. Kesin kulağına üflenmiştir.”
Hani 32 yıllık bir eğitimci ve bu memlekete sevdalı bir şair ve yazarı olarak ben her daim öğretimden ziyade eğitime ağırlık vermenin doğru olduğu ve olacağı kanaatini taşıdım bu süreçte.
12 Mart 2026 tarihinde Gümüşhane Kültür Müdürlüğü Salonu’nda Dumlupınar Ortaokulu öğrencileri tarafından sahneye konulan anma programını büyük bir gururla ve en kalbi duygularla izledim.
Bugün etrafımızda ki komşularımızın girdiği savaşlar, Filistin Gazze’de kendini vaat edilmiş toprakların sahibi zanneden malum terörist tarafından yapılan soykırımlar ve arkasındaki kendini büyük güç gösterenleri gördükçe memleketimizin ve bu memleketi bizlere canlarını feda ederek bırakanların kıymetini daha iyi anlıyoruz.
“Rabbim bir daha bu aziz millete İstiklal Marşı yazdırmasın” sözünün bugün internet ve ona bağlı bağımlılıklar girdabında mahvolan Z kuşağına iyi anlatmamız gerektiği kanaatindeyim.
Zira çocuklarımız, gençlerimiz tarihini bilmemekte, bilenler de yanlış bilmektedirler. Bu bağlamda hepimizin vergileri ile ayakta duran TRT’nin eğitim, tarih ve aileyi ön plana alan dizileri, filmleri hayata geçirmeleri her türlü takdirin üzerindedir.
Tacettin Dergâhında büyük bir iman ve Bahtiyar Vahapzade’nin de ifade ettiği üzere kulağına ilham olarak üflenen İstiklâl Marşı şiiri karşılığında ödül olarak verilen 500 lirayı yoksulluğuna rağmen;
“Milletime yazılan şiirim karşılığında nasıl bu ödülü alabilirim” deme alicenaplığı ve vatanperverliği gösteren büyük şairimiz Mehmet Akif’i şimdiki Z Kuşağı gençliğine bir şekilde tanıtmamız gerekiyor.
O yüzden bugün sadece okullarda öğrencileri ileriki hayata öğretim olarak yarış atı yapma yerine ilkin milli ve manevi değerlerimizle teçhizatlı eğitim olgusunu vermemiz gerekiyor. Japonya, Yunanistan ve diğer devletlerin henüz anaokullarında çocuklara vermeye çalıştıkları değerleri bizler maalesef veremiyoruz.
Ancak bugün Gümüşhane’mizin adını şanlı Dumlupınar’dan alan ortaokulumuzun başarılı idarecileri, eğitim ordusu ve muhteşem yavruları öğrencileri tarafından sahneye konulan bu anma programı gerçekten muhteşem bir şekilde icra edilmiştir. Zira bizler tarihimize, dini değerlerimize, milli hassasiyetlerimize, devlet ve millet adamlarımıza, bayrağımıza, ezanımıza ve dahi örf ile adetlerimize yabancılaşmaya başladık.
Bugün anaokulu, ilk ve ortaokul, liseler ve üniversitelerimizde bu değerlerimizi yaşatmak, canlandırmak, unutmamak, unutturmamak gerekmektedir. Bize ait olmayan kültürleri, modayı, inançları Noel Baba adlı uydurma bir papaz siluetinde ve içimize soktukları adı ile tadının da bizlerden olmayan sözüm ona lağım TV kanallarında sunanların az değil çok ama çok büyük davaları vardır.
Bugün kutsalımız sayılan Ramazan Ayında bile Müslüman kızlarımızı çırılçıplak bir adada yarıştırırken gözümüze sokanların menşelerinin ve arkalarındakilerin iyi anlaşılması boynumuzun borcu cihetinde önem arz etmektedir.
Bu vesileyle Dumlupınar Ortaokulu’muzun bizleri uyandırmaya ve bir gönül muhasebesine soktuğu bu değerli programından dolayı emeği geçenlerinin o pak yüreklerinden öpüyorum.