Gümüşhane
Kapalı
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,5901 %0.28
51,5011 %-0.25
6.704,13 % 0,26

BİR UZAK BATI MASALI (Marikan ülkesi)

YAYINLAMA:

Çok uzaklarda Marikan ülkesindeki  Kayalık Dağlarının ardında sarı saçlı, sarı kaşlı, izansız, mizansız, nizamsız, kötü mü kötü, ejderhaların başkanı olan, Trompet adında bir canavar yaşarmış…

Trompet her gün tahta sopadan yaptığı atına biner, sokaklarda kamçı ile atına vurarak koşar dururmuş.

Onu gören halk  hepsi bir ağızdan:

“Trompet Trompet…!

Git dünyaya kötülük et…!” diye bağırırlarmış…

Milletin bu tezahüratı Trompeti gaza getirir ,atını daha hızlı sürerek uçarcasına koşmaya devam edermiş.

Trompet bu tahtadan atın üzerinde bütün dünyayı uçarak dolaştığını zanneder her gün başka bir ülke hakkında kötülükler düşünürmüş.

Bir gün atına atladığı gibi Marikan ülkesinin yakınındaki “Koba” ülkesine gelmiş. Karayip Denizindeki bu küçük ada devletini şöyle bir süzerek “burası benim olmalı” demiş.Fakat bir süre sonra Koba’nın küçük olduğuna karar vererek biraz daha doğudaki buzlarla kaplı kocaman bir ada olan Görünlann adasına gitmiş ve  “burası benim olmalı” demiş.

Adada az sayıda huzur içinde yaşayan ve  birbirlerine son derece saygılı Görünlann halkı bu sarışın canavarı görünce hep birden;

-Defolun buradan, biz halimizden memnunuz, biz kimsenin olamayız,biz bu adanın sahibiyiz, sende kim oluyorsun ,demişler.

Sarışın canavar bu kez tutturmuş ki; Bu adayı bana satın , bende para çok..!

Adadakiler demişler ki, sende para çok ama sende İzan yok,mizan yok,nizam yok..!

Trompet demiş ki: onlar neyse onları da satın alırım ,söyleyin nerde bulunur onlar?

Adadakiler: Bunlar parayla satın alınmaz.

Trompet: Peki nasıl elde edilir?

Adadakiler: Bunlara sahip olmak için önce iyi bir ailen olacak, sonra iyi bir toplumunuz ve ülken olmalı ki, bunları sana versinler.

Trompet: İyi ama ben kötülük seviyorum ;iyi aile, iyi toplum ,iyi ülkeye sahip değilim.

Adadakiler: Öyle ise defol git, biz kötüleri sevmeyiz , biz satılık değiliz, demişler…

Trompet adadaki halkı tehdit ederek oradan ayrılmış…

Trompet bu sefer daha güneyde dünyanın en büyük  Irmağının suladığı, ekvator ormanları ile kaplı, su ve maden ülkesi olan Züella ülkesine doğru uçmaya başlamış. Bu ülkeye geldiğinde ;

-Burası benim olmalı, demiş.

Halk buna karşı çıkmış ama Trompetin kötülükleriyle başa çıkamayacaklarını anladıklarından ona demişler ki:

-Bizim bir kralımız var ve biz onu hiç sevmeyiz. Ülkemize dokunmazsan kralımız Hıdıro’yu sana verelim.

Trompet buna çok sevinmiş, Hıdıro’yu atının arkasına bindirdiği gibi Marikan ülkesine götürerek orda hapsetmiş. Halk Hıdıro’nun getirilip hapse atılmasından çok memnun olmuş. Sokaklarda hep birden coşku ile; Trompet Trompet..! Git dünyaya kötülük et..!  şarkıları söylenmeye başlamış.

 Trompet bu zaferden öylesine mutlu olmuş, öylesine gurura kapılmış ki; artık kendisini sadece Marikanların değil bütün dünyanın sahibi olarak görüyormuş.Gururdan kendini kaybetmiş,atını koşturdukça koşturmuş.Bu sırada aklına gelmiş ki, Züella ve Koba ülkeleri Marikan ülkesine yakın ülkeler, oysaki onun daha uzaklara dünyanın öbür ucundaki ülkelere de kötülük etmesi gerekiyor ki, herkese dünyanın sahibi olduğunu kanıtlasın.

Trompet atına atladığı gibi Atlas Okyanusunu geçerek 10 bin km doğudaki Persiyan ülkesine gitmek üzere yol almış. Persiyan ülkesine yaklaşmıştı ki ;Türkili adlı bir ülkeden kendisini selamlayanlar ve ona el sallayan bir halk topluluğu görmüş. Alçalarak onlara sormuş;

-Siz kimsiniz, galiba Marikanlardansınız..!

Aşağıdaki gurup seslenmiş; hayır biz Marikan değiliz, bizim adımız “se ne ne,”

Trompet şaşırmış: Hem selam veriyorsunuz hem de “se ne ne” diyorsunuz, niye böyle benimle alay ediyorsunuz?

Gruptakiler daha yüksek sesle bağırmışlar:

Se ne ne

Se ne ne..!

Trompet iyice şaşırmış, ne demek se ne ne ? Demiş.

Grup bağırmış : Hani sizin ülkenizde de bir televizyon var ya “se ne ne “ işte biz Türkili’ndeki “se ne ne” yiz. Bizde N harfi “en” diye okunmaz “ne”diye okunur; o yüzden biz Türkili “se ne ne” yiz.

Trompet sevinmiş : Sizi tanıdım; benim ülkemdeki “si en en” beni hiç sevmiyor ,benim kötülüklerimi alkışlamıyor ama siz beni çok övüyorsunuz, size çok teşekkür ederim.

Grup bağırmış: Trompet gel bir çayımızı iç, hem senin Persiyan ülkesinde yapacağın kötülükleri bizim halka nasıl anlatacağımızı söylersin.

Trompet: O konuda siz benden ustasınız, ben size güveniyorum. Belki dönüşte çayınızı içerim, şimdi Persiyan ülkesine çok büyük  kötülükler yapacağım. Bu ülkeye yakın Serap Devletleri ve  İt-fail ülkesine bir uğrayıp onlardan biraz taş alarak Persiyanların kafasına, kafasına atacağım,demiş.

Trompet dediği gibi yaparak önce Serap Devletlerine uğramış.Sonra kötülükte ondan bile  daha kötü olan arkadaşı Ne-it-yahu’ ya giderek yapacakları kötülükleri kararlaştırmışlar. Sonrasında kötü arkadaşını da yanına alarak yüksek bir yere uçmuşlar. Oradan topladığı taşları Persiyan ülkesindeki halkın kafasına, kafasına atmaya başlamış.Bu taşlar çocukların kafasına vurunca onları hemen öldürüyormuş; böylelikle tam 200 kız öğrenciyi okullarında öldürmüşler. Halktan binlerce ölü ve yaralı varmış. Ancak en kötü haber ise;Persiyan ülkesinin başkanından gelmiş. Bu saldırılarda başkan da ölmüş. Persiyan ülkesindeki yöneticiler gelenek olarak  kafalarına sarık bağlarlarmış ancak bu sarığı sararken, tepe kısmı açıkta kalacak şekilde yaparlarmış. Kafalarının açıkta kalan tepe bölgesinden aldıkları  darbeler onları çok kızdırmış.

Persiyan ülkesi başkanlarını kaybetmenin üzüntüsü ve ülkelerindeki bunca çocuğun ölümü üzerine harekete geçmişler. Persiyanlılar Trompetin kötülüklerini bildiklerinden daha önceden  taşları uzağa atabilen sapanlar ve mancınıklar geliştirmişler. Bu sapanlarla önce İt-fail ülkesini taşa tutmuşlar. Sonrasında Trompeti öyle bir taş yağmuruna tutmuşlar ki, Trompet’ in kafası gözü yarılmış. Soluğu Marikan ülkesinde alan Trompet’in yüzünü gözünü yara bere içinde gören halk bağırmaya başlamış:

Trompet Trompet..! Bunu bize izah et..!     Trompet Trompet…! Bunu bize izah et..!

Trompet hiçbir şey olmamış gibi: Persiyan ülkesini yok ettim,artık öyle bir ülke yok. Büyük zaferler kazandım ,demiş.

Halk sormuş; Öyle ise, bu yüzündeki yara bere neden oldu ?

Trompet demiş ki: Biraz alçaktan uçtum, o nedenle çalılar yüzümü çizdi..!

Halk hep birden gülüşmeye başlamışlar. Herkes trompetin yüzünü gösterip diyormuş ki;

Trompet çok mu alçaktan uçtun…! Trompet çalıları göremedin mi? Trompet Persiyan ülkesi  çok mu çalılıktı?

Morali bozulan trompet biraz moral bulmak için Türkilindeki  “se ne ne” televizyonu çalışanlarını arayarak onlara sormuş;

-Nasıl çok büyük zaferler kazandım, Persiyan ülkesini yok ettim,çok iyi işler çıkardım, sizde gördünüz değil mi? Beni yeteri kadar övdünüz mü? Yoğunluktan sizi takip edemedim.

Se ne ne televizyon çalışanları demiş ki;

-Trompet bu sefer bütün dünya sizin çok yanlış işler yaptığınızı söylüyor ve sizi çok kötülediler.O kadar yalnız kaldık ki biz bile seni övemedik. Çok üzgünüz..!

Trompet bu sefer sormuş;

-Sizde izan, mizan ve nizam bulunur mu? Bunları satın almak istiyorum. Benim ülkemde yokmuş bunlar. Bunları alırsam bütün dünya beni severmiş.

Se ne ne televizyon çalışanları demişler ki,

-Trompet bunlar bizim ülkemizde çok bulunur ancak biz “se ne ne” olarak, seni övmek uğruna bunları kaybettik . Ne yazık ki bizde de yok.

………………….

Not: 

Kayalık Dağları: Kuzey Amerikadaki bir sıradağ kuşağı..

İzan: akıl,sağduyu

Mizan: Adalet

Nizam : Hukuk kuralları.Hukuka uymak.

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız