“SAZINDA GÜMÜŞHANE, SÖZÜNDE ANADOLU”
Halk Ozanı Âşık Kul Nuri'ye Vefa
Şehirlerin nüfusunu sayılar belirler; kimliğini ise yetiştirdiği insanlar…Kimi bilimde iz bırakır, kimi sporda, kimi de sazıyla, sözüyle ve gönül dünyasıyla yaşadığı toprakların sesini ülkenin dört bir yanına taşır. Gümüşhane'nin yetiştirdiği böyle değerlerden biri de, Kelkit'in Yenice Köyü'nde 1955 yılında dünyaya gelen Halk Ozanı Âşık Kul Nuri, gerçek adıyla Nurettin Türkan'dır.
Yarım asrı aşan sanat yolculuğunda söylediği türküler, yazdığı destanlar ve yetiştirdiği gönüllerle sadece bir sanatçı değil, yaşayan âşıklık geleneğinin güçlü temsilcilerinden biri olmuştur.
Köklerinden Güç Alan Bir Sanatçı:

Kul Nuri'nin sanatı, Anadolu irfanından beslenmiştir.
Dedesi Kamil Amca'nın yaşadığı Gümüşhane Merkez Dörtkonak Köyü, onun gönül dünyasında her zaman ayrı bir yere sahip olmuştur. "3. Ordu" albümünde seslendirdiği "Nasıl Unuturum Dedemin Köyü Dörtkonak" dizeleri, köklerine duyduğu bağlılığın ve vefanın en güzel ifadesidir. Sanat sevgisi aileden gelmektedir. Babası rahmetli Sabri abi de Kdz.kemençe virtüözü idi .Tüm bu uyarıcılar çocuk yaşlarda kulağına dolan ezgilerle birleşince, saz onun hayatının ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.
Gümüşhane Endüstri Meslek Lisesi Torna-Tesviye Bölümü'nü bitirdikten sonra Erzincan Şeker Fabrikası'nda başteknisyen olarak görev yapan Nurettin Türkan, gönlünün sesini dinleyerek halk ozanlığına yönelmiş ve bu yolculukta bir süre büyük halk ozanı Reyhani ile çalışmayı yeylemiştir.
Reyhani Ekolünün Güçlü Temsilcisi:
Her sanatçının iz bırakan yol arkadaşları vardır.
Kul Nuri için bu isim, hiç şüphesiz büyük halk ozanı Reyhanidir diyebilriz.
Onun meclislerinde bulunmuş, aynı kültürü paylaşmış ve onlardan aldığı nakışları , geleneği günümüze taşıyan isimlerden biri olmuştur. En güzel tarafı ise, ulaştığı noktaya rağmen, zamanında muktedirken isim yapmış ustaları hiç unutmamış olmasıdır.Taki onları mezarlarına indirene kadar. Bu bağlamda örneğin, Reyhaniyi saygı ve minnetle anması, sanatındaki vefa duygusunun da en güzel göstergesidir.
Milletin Duygularını Dile Getiren Bir Ozan:
Gerçek halk ozanı, sadece türkü söyleyen kişi değildir.
Ozan; milletinin sevincini de acısını da dile getiren, yaşadığı döneme tanıklık eden kültür elçisidir.
Âşık Kul Nuri de bu yönünü eserleriyle defalarca ortaya koymuştur.
15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminin ardından yazdığı destan, milletimizin demokrasi mücadelesini sazıyla ölümsüzleştirmiştir.
"Asrın Felaketi" olarak hafızalara kazınan 06.Şubat.2023 büyük depremin ardından seslendirdiği "Hangisine Yanayım" adlı eseri ise yüreklere dokunmuş, acıyı yaşayan milyonlarca insanın ortak duygularına tercüman olmuştur.
İşte halk ozanlığı budur…
Millet konuşamadığında onun adına konuşabilmek…
Millet ağladığında onunla birlikte ağlayabilmek…
Kasetlerden Dijital Dünyaya Uzanan Yolculuk:
Bir dönemin en çok dinlenen kasetleri arasında yer alan Kul Nuri eserleri, yıllarca Anadolu'nun dört bir yanında yankılandı.
Bugün ise aynı eserler dijital platformlarda, görüntülü yayınlarda ve sosyal medya aracılığıyla yeni kuşaklarla buluşmaya devam ediyor.Kolay değil :25 Kaset ve CD ,23 devlette program , “Gönül Kervanı” ve “Kuşluk Vaktinde” adlı 2 şiir kitabı ile eserlerini geleceğe taşımak, ayrıca 25 yıl TV .lerde,”Gönül Kervanı” adıyla aşıklar programı hazırlayıp sunmak.
Bu durum, onun sadece kendi döneminin değil, dijital çağın da takip edilen halk ozanlarından biri olduğunu göstermektedir.
Gümüşhane'nin Kültür Elçisi:
Bugün Ankara'da yaşayan Âşık Kul Nuri Kültür Bakanlığının Kayıtlı sanatçısıdır., Yurt içinde ve Yurt dışında verdiği konserlerle (kore Dahil)Türk Halk müziğini ve âşıklık geleneğini başarıyla temsil etmektedir.
Hazırlayıp sunduğu "Gönül Kervanı" programı, yıllardır Anadolu'nun kültürünü yaşatan önemli çalışmalar arasında yer almaktadır.
Özellikle Gümüşhane Günleri'nin, kültür festivallerinin ve hemşeri buluşmalarının en çok aranan sanatçılarından biri olan Kul Nuri, sahne aldığı her programda yalnızca türkü söylemiyor; Gümüşhane'nin kültürünü, dostluğunu ve gönül zenginliğini de temsil ediyor.
Bugün elimizde büyük bir miras var. “Anadolu Aşıklık Geleneği”
İşte bu noktada Kul Nuri,Reyhani gibi emek vermiş ozanlardan emanet kalan bu geleneği yaşatmaya çalışan, sazını halkın hizmetine sunan, eserleriyle kültürümüze katkı veren,ünü Ülke sınırlarını aşan öncü bir halk ozanı olmuştur artık.…
Böylesine değerler, yaşarken kıymeti bilinmesi gereken insanlardır.
Temmuz ayı sonunda düzenlenecek Gümüşhane Kültür Festivali, ilimizin yetiştirdiği bu kıymetli sanatçının hemşerileriyle yeniden buluşması için anlamlı bir fırsattır.
Çünkü şehirler, yetiştirdikleri değerlerle anılır.
O değerlere sahip çıkmak ise, geleceğe bırakılacak en kıymetli kültür mirasıdır.
Âşık Kul Nuri, sazıyla yalnız türküler söylememiş; Gümüşhane'nin adını Anadolu'nun dört bir yanına taşımış, kültürümüzü yaşatmış, kendisi gibi ustalardan aldığı emaneti yeni kuşaklara ulaştırma çabası içerisinde olmuş, olmaya da devam etmektedir.
Dileğimiz odur ki; sazının teli hiç susmasın…
Sözü gönüllere dokunmaya devam etsin…
Ve Gümüşhane, kendi yetiştirdiği bu değere her zaman sahip çıksın. Bendeniz bir kuzen ve amcazade olarak bunu yapma sorumluluğumu yerine getirdiğim için çok mutluyum.
Çünkü vefa, yaşayan değerlere gösterildiğinde anlam kazanır.26.07.2026
Yusuf Sadık, Eğitimci, Yazar, Gazeteci, DGG Genel Yayın Yönetmeni