Gümüşhane
Kapalı
4°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,7130 %0.2
52,6353 %0.29
6.816,16 % 0,05
Gümüşhane’de Maden Talanı: Doğaya Bırakılan Ağır Bedel

Gümüşhane’de Maden Talanı: Doğaya Bırakılan Ağır Bedel

YAYINLAMA:

Gümüşhane, Türkiye, tarih boyunca yer altı zenginlikleriyle anılmış bir şehir. Ancak bu zenginlik, son yıllarda doğa ve yaşam alanları üzerinde bıraktığı etkilerle daha çok tartışılır hale gelmiştir.

Bir zamanlar berrak dereleriyle, verimli bahçeleriyle, köylerinde üretimin sürdüğü bu coğrafya; bugün maden arama ve işletme faaliyetlerinin yoğun etkisi altındadır. Uzun yıllar boyunca “istihdam” ve “kalkınma” vaadiyle yürütülen çalışmalar, birçok bölgede doğanın dengesini ciddi şekilde değiştirmiştir.

Dağların delinmesi, köy yollarının açılması, hafriyatla değişen topoğrafya artık sıradan görüntüler haline gelmiştir. Ancak asıl sorun, gözle görülenin ötesindedir: su kaynakları, tarım alanları ve ekosistem üzerindeki etkiler giderek daha fazla endişe yaratmaktadır.

Özellikle derelere karıştığı iddia edilen atıklar ve su kalitesindeki değişim, bölge halkının en hassas olduğu konuların başında gelir. Çünkü su, bu şehir için sadece bir kaynak değil, yaşamın temelidir.

Madenlerin ekonomik katkısı elbette inkâr edilemez. Ancak birçok kişinin de dile getirdiği gibi, bu faaliyetlerin Gümüşhane’ye bıraktığı kalıcı çevresel tahribat, sağladığı faydanın çok önüne geçmektedir. Hatta bazı görüşlere göre, Gümüşhane’de madenlerin zararından başka bir faydasının olmadığı açıkça ortadadır.

Bugün ihtiyaç duyulan şey, maden faaliyetlerinin tamamen reddi değil; doğayla uyumlu, sıkı denetlenen ve yerel yaşamı gözeten bir anlayışın hâkim olmasıdır. Aksi halde geriye kalan sadece ekonomik kazanç değil, aynı zamanda kaybedilmiş bir doğal miras olacaktır.

Eğitimci Araştırmacı ,Yazar şair Ülker Sadık 

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız