ANKETLERİN “DUYGUSAL” DİLİ
27 Mart 1994’de yapılacak yerel seçimler öncesiydi. Üniversite 3. sınıftayız. Öğrenci yurdumuzun yanında bulunan Akgün İstanbul Otel’in önünden geçerken, bir beyefendi bizimle konuşarak, hafta sonu N…a Dergisi adına anket çalışması için öğrenci bulup bulamayacağımızı sordu. Bir günlük yevmiye bir aylık bursumuz kadardı ve kolayca 30 öğrenci bulmuştuk.
Hafta sonunda Kartal ve Maltepe’de yaklaşık bin kişi üzerinde anketi yaptık. Büyük çoğunluk “Refah Partisi” diyordu. Bizde olduğu gibi yazıp şirkete verdik. Sonraki hafta sonu Ümraniye’ye ankete giderken dergiye baktığımızda “Kartal SHP’ye Evet Dedi” yazıyordu. Sonucun doğru olmadığını söylediğimizde ise, anketi yapan şirket yetkilisi şunu demişti. “Partiler bir yerde anket yaptırıp durumlarını görürler ama sonucu işlerine geldiği gibi yazarlar.” Sonuçta ise Kartal Belediyesini Refah Partisi adayı kazanmıştı.
Siyasi partilerin ya da onlar adına anket yapanların anket sonuçlarına, yaşadığım bu tecrübe nedeniyle hep şüpheyle bakarım. Çünkü anket sonuçları her zaman manipüle edilebilecek durumdadır. Anketi yöneten istediği her sonucu rahatça alabilir.
Milletvekili aday adayı iken, çeşitli anket şirketleri arıyordu. Hakkımdaki anketi bir gecede zirvelere çıkaracaklarını söyleyenden tutun da;; beni yılın en başarılı siyasetçisi, en iyi hukukçusu göstereceklerini söyleyen bir çok dergi de aramıştı. Tabii bunların “tamamen duygusal” bir bedeli vardı. Hiçbirini kabul etmemiştim.
Teknolojik gelişme ve yapay zeka sayesinde, anket çalışması yapmak daha da kolay hale geldi. Artık ortalama verilere bakılarak, istediğiniz oranlamayı verebilirsiniz. Gerçek verilerle yapılan anketler, anketi yaptırana daha fazla çalışılması gereken yerleri gösterdiği için fayda sağlarken, sahte veriler rehavete ve seçimi kaybetmeye de sebep olabilmektedir. Gümüşhane’de son yapılan yerel seçimlerde olduğu gibi.
Seçim anketleri kadar manipüle eden bir başka anket ise; başında “..yılın …” başlığı ile yapılan sözde anketlerdir. Kazananı önceden bellidir. Bunlarda da gerçekten hakeden birkaç kişiye hakettiği ödülleri verilirken, geriye kalan ise sadece anketi yapana “değer katanlardan” oluştuğu için, halkın gözünde hiçbir değeri yoktur. Aksine alay konusu olurlar.
Anketler bir algı çalışmasıdır. Bir noktaya kadar belki fayda getirirler. Ama gerçeklerin sonunda ortaya çıkmak gibi bir özelliği vardır. Gerçeğin ışığı ortaya çıktığında, yalanın gölgesi yok olur.
Abraham Lincoln’ün konuya ilişkin sözü ile bitirelim. “Bazı insanları her zaman, tüm insanları bir süre kandırabilirsiniz; ama tüm insanları her zaman kandıramazsınız.”
Rabbim gerçeklerden ayırmasın…
04.05.2026 Av. Ali Haydar DERELİ