Yazar
Medeniyet mi, Görgü mü, Ahlak mı? Adını Siz Koyun...
YAYINLAMA:
Yaz geldi...
Sıcak havalarla birlikte insanlar balkonlarına çıkıyor, kapılarını ve pencerelerini açıyor. Günün yorgunluğunu atmak, birkaç saat huzur içinde dinlenmek ve uyuyabilmek istiyor. Ancak ne yazık ki artık birçok mahallede bunu başarmak neredeyse imkânsız hale geldi.
Çünkü bazı insanlar özgürlüğü, başkalarının huzurunu hiçe saymak olarak görüyor.
Gecenin bir yarısı...
İnsanlar uyurken, hastalar dinlenmeye çalışırken, sabah işe gidecek vatandaşlar ertesi günün hazırlığını yaparken, sınava hazırlanan gençler ders çalışırken ve çocuklar uykularındayken; birileri egzoz sesleriyle sokakları inletiyor, birileri araçlarında müziğin sesini sonuna kadar açıyor, birileri ise gece yarısını çoktan geçmiş olmasına rağmen yüksek sesli sohbetleri, kahkahaları ve taşkınlıklarıyla çevresindekileri rahatsız etmeye devam ediyor.
Eğlenmek elbette herkesin hakkıdır.
Ancak başkalarının huzurunu gasp ederek yapılan eğlencenin adı özgürlük değildir.
Bu yapılanın adı ne özgürlüktür ne de eğlencedir.
Bunun adı düpedüz saygısızlıktır.
Sorun bununla da sınırlı değil.
24 saat açık bazı işletmelerin önünde gece yarısından sonra bile bitmek bilmeyen kahkahalar, yüksek sesli sohbetler, bağırışlar ve zaman zaman kavgalar yaşanıyor. Mahalle aralarında yankılanan bu gürültüler, yüzlerce insanın dinlenme hakkını elinden alıyor.
Asıl düşündürücü olan ise tüm bunların artık sıradanlaşmasıdır.
Şikâyet eden çok...
Rahatsız olan çok...
Ama denetim yok denecek kadar az.
Kurallar varsa uygulanmalı, cezalar varsa caydırıcı olmalıdır. Çünkü mesele yalnızca gürültü değildir. Mesele, birlikte yaşama kültürünün aşınmasıdır. Mesele, insanların birbirine duyduğu saygının her geçen gün biraz daha azalmasıdır.
Medeniyet yüksek binalar yapmak değildir.
Medeniyet son model araçlara binmek de değildir.
Medeniyet; gece yarısı binlerce insanın dinlenmeye çalıştığını bilip sesini kısmaktır.
Medeniyet; "Ben istediğimi yaparım" anlayışı değil, "Başkalarını rahatsız ediyor muyum?" sorusunu kendine sorabilmektir.
Çünkü insanı insan yapan ne sahip olduğu imkânlardır, ne kullandığı araçlar, ne de çevresine kendini ne kadar duyurabildiğidir.
İnsanı insan yapan, başkasının hakkına gösterdiği saygıdır.
Toplum içinde yaşamanın en temel kuralı da budur: Kendi özgürlüğünü yaşarken başkasının huzurunu elinden almamak.
Bu yüzden mesele sadece gürültü değildir.
Mesele karakterdir.
Mesele vicdandır.
Mesele, birlikte yaşamayı öğrenip öğrenemediğimizdir.
Çünkü saygının olmadığı yerde ne görgü kalır, ne ahlak, ne de medeniyet.
Ve ne yazık ki bugün asıl eksikliğini hissettiğimiz şey de tam olarak budur.
Adına ahlak mı dersiniz?
Görgü mü dersiniz?
Medeniyet mi dersiniz?
Artık adını siz koyun...
Son Yorumlar