İptal Şehri Gümüşhane!
Gümüşhane uzun yıllardır yatırım bekleyen bir şehir. “Gümüşhane hak ettiği yatırımları alamıyor” cümlesini neredeyse hepimiz defalarca kurduk. Ne zaman şehre dair bir yatırım haberi duysak umutlandık, heyecanlandık. Ancak bugün geldiğimiz noktada daha düşündürücü bir tabloyla karşı karşıyayız. Artık mesele sadece yatırım eksikliği değil; yatırım aşamasına gelen projelerin de çeşitli gerekçelerle birer birer iptal edilmesi.
Bir şehri kalkındıran yalnızca yeni dökülen yollar, yükselen binalar ya da süslü tabelalar değildir. Gerçek kalkınma; doğru planlanan, iyi yönetilen ve tamamlanarak vatandaşın hizmetine sunulan projelerle mümkündür.
Son günlerde bunun iki önemli örneğini yaşadık.
86 Milyon Liralık Yatırım Neden Rafa Kalktı?
Yaklaşık 86 milyon liralık kapalı spor salonu projesi…
İhalesi yapılmış, yüklenici firma belirlenmiş, üstelik kamu adına yaklaşık 22 milyon liralık tasarruf sağlanmış. Tam sözleşme aşamasına gelinmişken süreç durduruluyor ve ihale, “eğitim-öğretim faaliyetlerinde aksamalar yaşanabileceği” gerekçesiyle iptal ediliyor.
İnsan ister istemez şu soruları soruyor:
Bu ihtimal milyonlarca liralık ihale sonuçlandıktan sonra mı ortaya çıktı?
Proje hazırlanırken okul yerleşkesi yeterince incelenmedi mi?
İlgili kurumların görüşleri ihale öncesinde alınmadı mı?
Eğer gerçekten eğitim olumsuz etkilenecekse bu proje neden ihale aşamasına kadar getirildi?
Yok eğer böyle bir risk bulunmuyorsa, bu yatırım neden durduruldu?
Bu soruların kamuoyunu tatmin edecek açıklamalarla cevaplandırılması gerekiyor. Çünkü kamu yatırımlarında sadece harcanan para değil, karar alma süreçlerine duyulan güven de büyük önem taşıyor.
Doğayı Korumak Yatırıma Engel mi?
Diğer örnek ise Altınpınar Limni Gölü…
Burada tablo biraz farklı. Bölge halkı doğal yapının korunmasını istedi, ilgili kurumlar da bu hassasiyeti dikkate alarak ihaleyi iptal etti.
Doğayı korumak elbette hepimizin ortak sorumluluğudur. Hiç kimse betonlaşma uğruna Gümüşhane’nin eşsiz doğal güzelliklerinin zarar görmesini istemez.
Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken önemli bir gerçek var:
Doğayı korumak ile doğru yatırımı yapmak birbirine zıt kavramlar değildir.
Asıl başarı, çevreyi korurken bölgenin kalkınmasını sağlayacak sürdürülebilir yatırımları hayata geçirebilmektir.
Yıllardır her platformda Gümüşhane’nin turizm potansiyelinden söz ediyoruz. Karaca Mağarası’nı anlatıyoruz, Limni’yi anlatıyoruz, Tomara Şelalesi’ni, Süleymaniye’yi ve Krom Vadisi’ni örnek gösteriyoruz.
Peki yüzlerce kilometre yol kat ederek bu şehre gelen turist neyle karşılaşıyor?
Yeterli sosyal tesis var mı?
Modern ve temiz tuvaletler yeterli mi?
Dinlenebileceği alanlar oluşturulmuş mu?
Yöresel ürünleri satın alabileceği düzenli satış noktaları bulunuyor mu?
Konaklayabileceği nitelikli tesisler yeterli mi?
Ne yazık ki bu soruların önemli bir kısmına hâlâ gönül rahatlığıyla “evet” diyemiyoruz.
Turizm sadece doğal güzellikleri tanıtmakla gelişmez. İnsanlar yalnızca fotoğraf çekmek için yüzlerce kilometre yol kat etmiyor; konfor, hizmet, altyapı ve kaliteli bir ziyaret deneyimi de bekliyor. Doğal güzellikleri korumak ile bu alanları planlı yatırımlarla ziyaret edilebilir hâle getirmek birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.
İptal Edilen Sadece İhaleler Değil
Bütün bu yaşananlar aslında daha büyük bir soruna işaret ediyor: Planlama ve koordinasyon eksikliği.
Kamu yatırımları hazırlanırken yeterli fizibilite çalışmaları yapılıyor mu? İlgili kurumlar aynı masa etrafında gerekli değerlendirmeleri yapıyor mu? Olası riskler ihale öncesinde tespit edilip çözüme kavuşturuluyor mu?
Çünkü bugün iptal edilen yalnızca bir ihale değildir.
Kaybedilen, bu şehrin ve insanının zamanıdır.
Kaybedilen, hazırlık süreçlerine harcanan emek ve kamu kaynaklarıdır.
Kaybedilen, yatırımcıların kamu süreçlerine duyduğu güvendir. Çünkü bir yatırımcı için en büyük risk ekonomik dalgalanmalardan önce belirsizliktir.
Ve belki de en önemlisi, Gümüşhane’nin geleceğine dair yeşeren umutlardır.
Gümüşhane artık bu kısır döngüyü hak etmiyor.
Bu şehrin ihtiyacı olan şey; sonradan ortaya çıkan krizler değil, en başından doğru planlanmış projelerdir. Kurumlar arasında güçlü bir koordinasyon sağlanmalı, İl Koordinasyon Kurulu daha etkin işletilmelidir. Yatırımlar ihale aşamasına gelmeden önce tüm paydaşlarla birlikte değerlendirilmelidir. Sorunlar ihale yapıldıktan sonra değil, proje hazırlanırken çözülmelidir.
Bugün vatandaşın aklındaki soru oldukça nettir:
Gümüşhane’de yatırımlar neden bir türlü hayata geçirilemiyor?
Bu soruya mülki idareden, siyaset kurumundan ve ilgili kamu kuruluşlarından gelecek açık, şeffaf ve tatmin edici cevaplar, sadece bugün iptal edilen projelerin değil, Gümüşhane’nin gelecekteki yatırım ikliminin de yönünü belirleyecektir.
Çünkü gelişen şehirler, iptal edilen ihaleleri değil; tamamlanan yatırımları konuşur.
Bir şehrin geleceği, verilen yatırım müjdeleriyle değil; zamanında tamamlanarak vatandaşın hizmetine sunulan projelerle inşa edilir. Gümüşhane artık iptal edilen ihaleleri değil, tamamlanan yatırımları konuşmalıdır.