BİR GURBET OZANI BAKİ ŞİBİL
Yıllar geçti oldum bende buralı,
Nameler gönderdim ucu karalı
Yine bayram geldi kalbim yaralı
Gidemedim yine kaldım bu sene.
Ozan ŞİBİLZADE
Gümüşhane’nin yeşiller diyarı şirin ilçesi Torul’un (Ardasa) yeni ismi Yalınkavak tarihi ve bilinen meşhur ismiyle Soroyna Köyü’nde takvim yaprağı 1939 senesinin hazan mevsiminde Ekim ayının ikisini gösterdiği günde (02.10.1939) dünyaya geldi.
Babası aynı köyün Reşitler Sülalesinden Hüseyin Bey, annesi Keremler Sülalesinden Ballı Hanımefendidir.
İlkokul eğitimini Torul Kalecik Köyü İlkokulu’nda tamamladıktan sonra Gümüşhane Erkek Sanat Okulu ikinci sınıfından ayrılarak zamanın şartları gereği yarıda bırakarak okuma fırsatı bulamadı.
Müteahhitlik yapan babası Hüseyin Bey’in yanında Gümüşhane, Kelkit, Erzincan, Bingöl, Elâzığ ve Adıyaman başta olmak üzere birçok şehirde çalıştı. Vatani görevini 1959-1960 yılları arasında Çanakkale 116. Jandarma Alayı’nda ve İzmir’de tamamlayarak memlekete dönerek iki yıl daha kalfalık yaparak başta Musalla Köprüsü olmak üzere birçok başarılı eserin yapılmasında öncü oldu.
Bu sefer takvimler 1964 yılını işaret ettiği zaman Gümüşhane Merkez Dörtkonak (Edire) Köyü’nden Mehmet Bey ile Balki Sülalesinden Akile Hanım’ın kızı ile dünya evine girdi.
Bu evliliğinden Serap, Yaşar, Tolga ve Semra isimlerinde çocukları oldu.
Takvim 1969 yılının Ekim ayını işaret ettiğinde Acı Vatan Almanya’nın Stuttgart Şehrine işçi olarak hicret ederek gurbet hayatına ilk adımını atmış oldu. Stuttgart’ta (1969 ile 1979) yılları arasında 10 sene ve devamında Kaiserslautern’de 1979 ile 1992 yılları arasında 13 yıl ve toplamda 23 sene çalıştıktan sonra emekliye ayrıldı. Halen Almanya ve yazları ata yurdu Gümüşhane’de hayatını devam ettirmektedir.
1960 yılında 21 yaşında iken hasret, gurbet ve memlekettin yokluğu duygu dünyasına epey sirayet ederek baskı uygulayınca çareyi şiirde buldu. İlk şiirlerini o duygu derinliği içinde kaleme almaya başladı.
Birçoğu kaybolmuş olsa da Almanya’da çalışırken gurbetten sılaya olan hasreti, manevi dünyasının ruhunda meydana getirdiği arayışlar, çaresizlikler, memleketin ve köyünün hasreti üzerine karaladığı tamamen iddiadan uzak olan şiirlerini defterlere kaydetmeye başladı.
Şiirlerini ŞİBİLZADE ve BAKİ mahlasıyla kendi ifadesiyle edebi kaygıdan uzak, sadece duygularını 8 ve 11’li heceye vurduğu iddiasız şiirlerini kalıcı hale getirmeyi, kendisinden sonra geride kalanlara bir hatıra bırakacağı küçücük eseri kaleme almayı çok arzulaması ile bu kitap meydana gelmiştir.
Son derece istekli ve heyecanlı bir şekilde şiirlerinin kitapta toplanması, şiir severlere ulaşması bir nevi Ozan Şibil’in vasiyeti gibi görmesi beni de ziyadesiyle duygulandırmaya yetti.
Beni de aracı koyması ve 22. Eserimi çıkarmama vesile olması nedeniyle kendilerine sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Son derece içten gelen, edebi kaygıdan uzak, sadece duyguların kaleme dökülmesi ile meydana gelen bu küçük eserin sayfaları ile sizleri baş başa bırakıyorum.
Almanya’da bu hasretlik içinde Türk Gecelerinde okuduğu şiirlerde teselliyi aramaya başladı. Şiirlerinden bazılarını Gümüşhane’nin yerel gazetelerinden Kuşakkaya ve Gümüşkoza Gazetesi’nde yayınlamaya başladı. 2026 yılının Temmuz ayında Şiirleri Araştırmacı Yazar ve Şair İsmail HAYAL tarafından kitap haline getirildi.
Bu yıl ki Gümüşhane Uluslararası Festival’de siz değerli Gümüşhanelilere kitaplarını imzalayacak.