Gümüşhane
Parçalı bulutlu
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,9905 %0.17
53,7087 %-0.06
6.199,00 % -0,31
MAKAMA DA DEĞİL, PARAYA DA DEĞİL; İNSANA SAYGI DUYUN

MAKAMA DA DEĞİL, PARAYA DA DEĞİL; İNSANA SAYGI DUYUN

YAYINLAMA:

Toplum olarak en büyük yanılgılarımızdan biri, saygıyı kişiliğe değil makama ve servete göstermemizdir. Oysa makam da geçicidir, para da... Kalıcı olan; insanın karakteri, ahlakı, vicdanı ve geride bıraktığı güzel izlerdir.

Dün bir bürokratın, bir memurun ya da bir yöneticinin odasına girerken kapıda saygıyla bekleyenler, "efendim" demeden söze başlamayanlar, en küçük ricayı bile büyük bir nezaketle dile getirenler; o kişi emekli olup makamını devrettiği gün adeta başka bir kimliğe bürünürler. Konuşmalarındaki nezaket kaybolur, hitapları değişir, tavırları sıradanlaşır. Dün hürmette kusur etmeyenler, bugün onu sokakta karşılaştıkları herhangi bir insanla konuşur gibi lakayıt bir üslupla selamlarlar.

Aynı tablo, servet sahibi insanlar için de geçerlidir. Parası olanın etrafı kalabalıktır; davetleri doludur, sözü dinlenir, her cümlesi alkışlanır. Ne zaman ki serveti azalır ya da elindeki imkânlar biter, dün etrafında pervane olanların çoğu sessizce uzaklaşır. Çünkü onların bağlılığı insana değil, paranın sağladığı imkânlaradır.

Demek ki saygı ne insana gösteriliyormuş ne de karaktere... Saygı, koltuğa ve cüzdana gösteriliyormuş.

İşte asıl yoksulluk da budur. Cebin değil, vicdanın yoksulluğu...

Gerçek saygı; makam varken değil, makam gittikten sonra da değişmeyen tavırdır. Gerçek dostluk; servet devam ederken değil, servet bittiğinde de omuz omuza durabilmektir. Menfaat üzerine kurulan ilişkilerin ömrü, menfaatin ömrü kadardır. Çıkar sona erdiğinde, sahte dostluklar da sessizce tarihe karışır.

Hiç kimse oturduğu makam kadar büyük değildir. Hiç kimse bankadaki hesabı kadar değerli de değildir. İnsanı yücelten; dürüstlüğü, adaleti, merhameti, sözüne sadakati ve geride bıraktığı güzel hatıralardır.

İnsanlara makamlarından dolayı değil, şahsiyetlerinden dolayı değer verin. Servetlerinden dolayı değil, gönül zenginliklerinden dolayı saygı duyun. Çünkü makam da emanet, servet de fanidir. Bir gün ikisi de el değiştirir.

Fakat güzel ahlak, onurlu duruş ve insanlığa bırakılan güzel izler; ne emekli olur ne de iflas eder.

Unutmayalım; koltuğa gösterilen hürmet koltukla birlikte biter, paraya gösterilen ilgi para tükenince yok olur. Ama karaktere duyulan saygı, insanın bu dünyadan göçüp gitmesinden sonra bile yaşamaya devam eder. Asıl miras makamlar, unvanlar ve servet değil; ardımızdan söylenen "İyi insandı." cümlesidir

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız