Gümüşhane
Parçalı az bulutlu
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,1694 %0.13
53,9792 %-0.09
6.083,16 % 1,02
İZMİR’DEN MARMARİS’E…

İZMİR’DEN MARMARİS’E…

YAYINLAMA:

Savaşta bir orduyu yenmenin en kolay yolu komutanı yok etmektir. Barış zamanı da durum değişmez. Çünkü bir devletin başkanına yönelen suikast, yalnızca bir kişiyi hedef almaz. Hedef alınan; devletin bekası, milletin iradesi ve anayasal düzendir. Bu nedenle Türk siyasi tarihinde cumhurbaşkanlarına yönelik suikast girişimleri, sadece adli olaylar olarak değil, devletin varlığına yönelmiş saldırılar olarak değerlendirilmiştir.

Cumhuriyet tarihinin en fazla suikast girişimine maruz kalan devlet adamı, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Daha Milli Mücadele’nin ilk günlerinden itibaren, bağımsızlık mücadelesini durdurmak isteyen güçler onu ortadan kaldırmayı amaçlamıştır.

Bu girişimlerin en dikkat çekicilerinden biri, İngiliz istihbaratı adına faaliyet gösterdiği belirlenen Mustafa Sağır olayıdır. Kendisini İslam dünyasının temsilcisi gibi tanıtarak Ankara’ya gelen Sağır’ın gerçek görevi, Mustafa Kemal’i öldürmekti. Türk istihbaratının dikkati sayesinde plan ortaya çıkarıldı ve Mustafa Sağır yargılanarak idam edildi. Bu olay, Milli Mücadele’nin yalnızca cephede değil, görünmeyen istihbarat savaşlarında da kazanıldığını gösteren önemli örneklerden biridir.

Bir başka ciddi tehdit ise Hacı Sami ve arkadaşlarının hazırladığı suikast planıydı. Cumhuriyet yönetimini hedef alan bu girişim, güvenlik güçlerinin zamanında müdahalesiyle hayata geçirilemeden engellendi. Henüz temelleri yeni atılan Cumhuriyet’in nasıl büyük tehditlerle karşı karşıya kaldığını göstermesi bakımından bu olay da tarihî önem taşımaktadır.

Ancak Atatürk’e yönelik en bilinen suikast girişimi, hiç kuşkusuz 1926’daki İzmir Suikastı’dır. Atatürk’ün İzmir ziyareti sırasında düzenlenmesi planlanan saldırı, son anda alınan bir ihbar sayesinde önlendi. Ardından yürütülen yargılamalar, Cumhuriyet tarihinin en önemli davalarından biri oldu. O gün hedefte yalnızca Atatürk değil, Cumhuriyet’in kendisi vardı.

Cumhuriyet tarihinin bir diğer önemli saldırısı ise Turgut Özal’a yöneliktir. 1988 yılında, henüz Başbakan olduğu sırada Ankara’da düzenlenen ANAP Kongresi’nde silahlı saldırıya uğrayan Özal, elinden yaralanarak kurtuldu. O kurşun da sadece bir siyasetçiye değil, Türkiye’nin siyasi istikrarına sıkılmıştı.

Yakın tarihin en kritik olaylarından biri ise 15 Temmuz 2016 gecesi yaşandı. Hain terör örgütü FETÖ tarafından yapılan darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele baskın yapıldı. Cumhurbaşkanı’nın dakikalar önce ayrılmış olması nedeniyle amacına ulaşamıyordu.

15 Temmuz gecesi yaşananlar, sadece bir darbe teşebbüsü değil; seçilmiş Cumhurbaşkanı’nı ortadan kaldırmaya yönelik fiilî bir suikast girişimi olarak da tarihe geçti. Nitekim suikastten dakikalarla kurtulan Cumhurbaşkanımızın milleti meydana davet etmesiyle, hain teşebbüs başarısız oluyordu.

Cumhuriyet tarihine baktığımızda ortak bir tablo görüyoruz. Yöntemler farklıydı, failler farklıydı, dönemler farklıydı. Kimi zaman yabancı istihbarat örgütleri devredeydi, kimi zaman içeride örgütlenen hain yapılar, kimi zaman da darbeciler sahneye çıktı. Ancak hedef hiçbir zaman değişmedi.

Devletin başını hedef alan her suikast girişimi, aslında milletin iradesine sıkılmış bir kurşundur. Değişen isimlerdir, değişmeyen hedef ise Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Tarih, unutanları değil; ders çıkaranları ödüllendirir. O nedenle tarihimizi iyi bilmeliyiz.

Milletinle, devletinle, demokrasinle, 
İlelebet yaşa Türkiye Cumhuriyeti.

17.07.2026  Av.Ali Haydar DERELİ

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız