Gümüşhane
Hafif yağmur
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,0418 %0.04
55,4323 %-0.25
6.553,42 %0.03
GENÇLER GİDİYOR, ŞEHİR BAKIYOR!

GENÇLER GİDİYOR, ŞEHİR BAKIYOR!

YAYINLAMA:

“Bir şehri ayakta tutan yalnızca binaları değil, insanlarıdır”

Gümüşhane’de son yıllarda sıkça konuşulan bir mesele var:

Gençler neden gidiyor?

Bu soruyu yalnızca “iş yok” diyerek geçiştirmek kolay.

Ama mesele bundan çok daha derin. Genç, yalnızca iş aramıyor.

Genç; gelecek, sosyal hayat, arkadaşlık, kültür, sanat, spor, özgürce nefes alabileceği bir şehir ve kendisini ait hissedeceği bir ortam arıyor.

Nitekim bugün Gümüşhane’de üniversite öğrencilerinin şehre ve kampüs hayatına uyum sağlaması amacıyla çeşitli saha çalışmalarının başlatılması da bu konunun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Peki biz gençlere ne sunuyoruz? Bir üniversite binası, birkaç kafe ve birkaç sosyal etkinlik gençleri şehirde tutmaya yeter mi? Bence asıl soruyu burada sormamız gerekiyor.

ŞEHİR SADECE TAŞ VE BETON DEĞİLDİR

Bir şehri şehir yapan, caddeleri ve binaları kadar insan ilişkileridir.

Esnafın gençle ilişkisi…Yöneticinin gençle ilişkisi…Sivil toplumun gençle ilişkisi…

Kültür ve sanatın gençle ilişkisi…

Ve en önemlisi, şehrin genç insana verdiği “Sen burada değerlisin.” duygusu…

Gümüşhane’nin geçmişinde bunun çok güzel örnekleri vardı.

Mahalle kültürü vardı. Komşuluk vardı. Esnafın sözü vardı. Öğretmenin itibarı vardı.

Büyüklerin tecrübesi, gençlerin heyecanı vardı.

Bugün bunları yeniden nasıl buluşturabiliriz? Asıl mesele budur.

GENÇLERİ ELEŞTİRMEK KOLAY

 “Gençler şehri terk ediyor.” Evet…Ama gençlere kızmadan önce kendimize şu soruyu sormalıyız:

Biz gençlerin kalması için yeterince sebep üretebildik mi?

Gençten fedakârlık beklemek kolaydır. “Memleketinizi terk etmeyin.” demek de kolaydır.

Fakat memlekette kalmanın ekonomik, sosyal ve kültürel şartlarını oluşturmak daha zordur.

Genç, geleceğini göremediği yerde uzun süre beklemez. Bu yalnız Gümüşhane’nin değil, pek çok Anadolu şehrinin ortak meselesidir.

AHİLİK BİZE NE SÖYLÜYOR?

Daha dün Ahilik Haftası’nı geride bıraktık. Ahilik yalnızca esnafın kepenk açıp kapatması değildir.

Ahlak, güven, dayanışma, meslek, üretim ve insan yetiştirme kültürüdür.

Gümüşhane’de Ahilik Haftası kapsamında yılın ahisi, kalfası ve çırağı seçildi.

İşte burada çok önemli bir fırsat var. Çıraklık kültürünü yeniden canlandırabilirsek…

Gençleri esnafla buluşturabilirsek, meslek sahibi olmalarını sağlayabilirsek…Üretimle gençliği yan yana getirebilirsek…Belki de “Gençler neden gidiyor?” sorusunun yanına başka bir soru koyabiliriz:

“Gençlerin kalması için ne yapıyoruz?”

ŞEHİR GENÇLERİYLE KONUŞMALI

Ben 88 yıllık hayatımda şunu gördüm:

Bir gencin elinden tutulduğunda, ona güvenildiğinde ve önüne bir hedef konulduğunda yapamayacağı çok az şey vardır. Gençler bizim geleceğimizdir demek yetmez.

Onlara bugün söz hakkı vermek gerekir.

Gümüşhane’nin gençleri Belediyeye ne söylüyor?

Üniversite öğrencileri şehirden ne bekliyor?

Esnaf gençlerin hangi sorununu görüyor?

Öğretmenler gençlerde hangi değişimi gözlemliyor?

Sivil toplum kuruluşlarının gençler için ortak bir projesi var mı?

Bunları konuşmalıyız.

Çünkü şehirler yalnız yöneticiler tarafından değil, o şehirde yaşayan herkes tarafından birlikte kurulur.

Gençler gidiyorsa sadece gençleri suçlamayalım.

Önce şehrin kendisine bakalım. Gençlere hangi imkânları sunduk?

Onları hangi projelere kattık?

Hangi hayallerine ortak olduk? Ve onlara hiç şu cümleyi söyledik mi:

“Bu şehirde senin de sözün var.”

İşte belki de Gümüşhane’nin geleceğini değiştirecek cümle budu

Benim dileğim şudur:

Gümüşhane’den gençler yalnızca diploma almak için değil, hayat kurmak için de ayrılsın; fakat isteyen genç, kendi memleketinde de güçlü bir gelecek kurabileceğini bilsin.

Çünkü bir şehir, gençlerini kaybettiğinde yalnız nüfus kaybetmez. Geleceğini kaybeder.

Ve geleceğini kaybetmeyen şehirlerin ortak özelliği şudur:

Gençlerine sadece “gitme” demezler; kalmaları için bir sebep üretirler…

Yusuf SADIK, Eğitimci, Yazar, Gazeteci, Emekli Millî Eğitim Müdürü

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız