“Acımız büyük, adalet beklentimiz diri; gösterilen vefa ise tesellimizdir.”
Altmış dört yıllık bir ömür, yaklaşık beş yıllık bir yargılama süreci ve geride kalan tarifsiz bir evlat acısı…
Bir baba için evladını kaybetmek, hayatın en ağır sınavlarından biridir. Hele bu acının arkasında yaralanmayla başlayan, sağlık sorunlarıyla derinleşen ve yıllarca süren hukuki bir süreç varsa, insanın yüreğindeki yangına bir de cevap bekleyen sorular eklenir.
Altmış dört yaşında, inşaat mühendisi ve emekli olan evladımızın yaşadığı sağlık sorunları, beyindeki hasar, yaklaşık sekiz santimetrelik tümör ve iki ayrı ameliyat… Beş yıl süren yargılama sürecinin sonunda gelen ölüm, ailemiz için tarifsiz bir yıkıma dönüştü.
Davacı olmamasına karşın,verilen hapis cezası, yaşadığımız acıyı dindirmediği gibi zihnimizdeki soruları da ortadan kaldırmadı. Olayın oluş biçiminin, sorumlulukların ve ölümle olay arasındaki tıbbi ve hukuki ilişkinin bütün yönleriyle değerlendirilmesini istiyoruz.
Bizim aradığımız kişisel bir hesaplaşma değil, hukukun bütün imkânlarıyla gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Kimseyi hedef göstermeden, kimseye beddua etmeden; kararların gerekçesini anlamak, varsa eksik kalan hususların hukuk içinde değerlendirilmesini istemek en doğal hakkımızdır.
Ömrünü eğitime, devlete ve millete hizmet ederek geçirmiş bir baba olarak inanıyorum ki devlete bağlılık, soru sormaktan vazgeçmek değildir. Hukuka saygı duymakla adalet beklentisini dile getirmek birbirine aykırı değildir.
Evlat acısı dinmez; fakat gerçeğin aydınlanması ve adalet duygusunun karşılık bulması, geride kalanların vicdanında önemli bir yer tutar.
ACI GÜNÜMÜZDE BİZİ YALNIZ BIRAKMAYANLARA TEŞEKKÜR
Böylesine ağır bir acının yaşandığı günlerde dostun, hemşerinin ve devlet temsilcilerinin varlığı insana güç verir. Acımızı ortadan kaldırmaz; ancak insanın yalnız olmadığını hissettirir.
Cenaze merasimimize katılarak acımızı paylaşan, ve taziye mesajlarıyla yanımızda olan herkese ailemiz adına gönülden teşekkür ediyoruz.
Ayrıca Şehrimizin Mülki, İdari ,Askeri ,Siyasi Erkânına, eşrafına, esnafına, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine,Eğitm ve Basın Camiamıza Dörtkonaklı komşularımıuz ve Tüm dostlara, cenaze merasimimize katılarak ya da çeşitli yollarla taziyelerini iletip acımızı paylaşan bütün hemşerilerimize defin organzasyon aktvisti yeğenYücel Ergin e teşekkür ediyoruz.
Uzakta olduğu için aramızda bulunamasa da bir telefonla, bir mesajla, samimi bir sözle gönlünü bize açan herkesi de şükranla anıyoruz.
Gösterilen vefa, edilen dualar ve uzatılan dost elleri evlat acısını dindirmedi; ancak yüreğimizdeki ağır yükü bir nebze olsun hafifletti. Bu zor günümüzde yanımızda duran herkese minnettarız.
Allah hiç kimseye evlat acısı yaşatmasın. Acımızı paylaşan herkesten Allah razı olsun.
Acımız büyük, gönlümüz mahzun; fakat gördüğümüz dayanışma, insanlığın ve vefanın değerini bir kez daha hatırlattı, ilaç oldu yaralarımızı sardı.
Yusuf SADIK (Acılı Baba)
Eğitimci, Yazar, Gazeteci, Emekli Millî Eğitim Müdürü