Gümüşhane
Parçalı bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,9563 %0.08
55,9640 %0.09
6.404,03 %-0.75
BEŞİNCİ ÇAN

BEŞİNCİ ÇAN

Rivayet edilir ki eski zamanlarda bir ülkede sıradan biri öldüğünde çan bir kez, soylu biri öldüğünde iki, kralın ailesinden biri öldüğünde üç, kral öldüğünde ise dört kez çalarmış.

Bir gün, mahkemenin toplum vicdanını yaralayan bir karar vermesinin ardından çan beş kez çalmış. Halk bunun sebebini sorunca çanı çalan kişi şöyle cevap vermiş:

“Kraldan daha büyük bir şey öldü: Adalet!”

Bu kıssa, bir toplumun karşılaşabileceği en büyük tehlikelerden birini anlatır: Haksızlığın sıradanlaşması ve sorumluların hesap vermekten kurtulması.

Hukuk düzeninin gücü, yalnızca suç işleyenlerin cezalandırılmasıyla değil, yetki sahibi olanların da denetlenebilmesiyle ölçülür. Kamu kaynaklarını kullananlar hesap verebiliyor, yanlış yapanlar makamına ve yakınlıklarına bakılmaksızın sorgulanabiliyorsa devlete güven güçlenir. Aksi hâlde kanunlar yürürlükte kalsa bile adalet duygusu yara alır.

Son günlerde sermaye piyasalarında gündeme gelen fon soruşturmaları, denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Yatırımcıların birikimlerini korumakla görevli kurumlar varken, şüpheli işlemlerin nasıl bu boyutlara ulaşabildiği sorgulanıyor. Denetim mekanizmaları zamanında ve etkili biçimde çalışsaydı bu kayıpların ne kadarı önlenebilirdi? Bu sorunun cevabı, yalnızca soruşturmanın değil, ekonomik sisteme duyulan güvenin geleceği açısından da önem taşıyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 21 Ekim tarihli açıklamasına göre, fon soruşturmalarında 404 kişi hakkında adli işlem yapılmış, 88 kişi tutuklanmıştı. Son operasyonlarla birlikte tutuklu sayısının 120’ye yükseldiği bildirildi. Bu rakamlar, soruşturmanın ulaştığı boyutu gösteriyor. Ancak kamuoyu açısından önemli olan yalnızca kaç kişinin tutuklandığı değil, iddiaların bütün yönleriyle aydınlatılması ve varsa sorumluların hukuk çerçevesinde hesap vermesidir.

Üstelik denetim, usulsüzlük ortaya çıktıktan sonra müdahale etmekten ibaret değildir. Asıl başarı, hak kayıplarını önleyecek tedbirleri zamanında almaktır. İhalelerden yatırımlara, belediye harcamalarından kamu kurumlarının kararlarına kadar her alanda şeffaflık sağlanmalıdır. Açıklanan projeler ve ayrılan bütçeler kadar, bunların sonuçları da sorgulanmalıdır. Milletin parasını kullananlar, hesabını da millete vermelidir.

Kamu görevi ayrıcalık değil, sorumluluktur. Eleştiriyi susturmak, yanlışları görmezden gelmek ve yalnızca alkış duymak isteyen yönetimler zamanla gerçeklerden uzaklaşır. Denetim ise yönetimi zayıflatmaz; aksine kurumlara duyulan güveni güçlendirir.

Elbette hesap sormak, siyasi hesaplaşmanın aracına dönüştürülmemelidir. Aynı hukuk kuralları herkese eşit uygulanmalı; kişilere, partilere ve makamlara göre farklı ölçüler kullanılmamalıdır. Çünkü adalet, yalnızca suçlunun cezalandırılması değil, herkesin hukuk karşısında eşit olduğuna inanmasıdır.

Antik Yunan şairi Solon’a atfedilen tarihi bir söz vardır. “Adaletin öldüğü bir ülkede kanunlar örümcek ağı gibidir: Küçük sinekleri yakalar, büyük sinekler ise bu ağı delip geçerler.”

Sineğin küçüğü de büyüğü de mide bulandırır. Devletimizinden beklentimiz; milletin emeğine ve alın terine üşüşen her türlü sineğin, adaletin çelik ağına yakalanmasıdır.

Adaletin yaşadığını göstermek için…

26.10.2026  Av. Ali Haydar DERELİ

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız