Gümüşhane
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
6.788,85 %1.26
Gümüşhane Haberleri Siyaset Babacan Gümüşhane’de Ekonomi, Göç ve Tarımı Değerlendirdi

Babacan Gümüşhane’de Ekonomi, Göç ve Tarımı Değerlendirdi

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gümüşhane’nin nüfus kaybının önlenmesi için istihdam, eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal imkânların birlikte geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

523
Gösterim
12 Dakika
Okunma Süresi
Babacan Gümüşhane’de Ekonomi, Göç ve Tarımı Değerlendirdi

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gümüşhane’de düzenlenen programda Türkiye ekonomisinden tarım ve hayvancılığa, Gümüşhane’nin göç sorunundan ulaştırma yatırımlarına, “Terörsüz Türkiye” sürecinden cemaat ve tarikatlara yönelik operasyonlara kadar gündemdeki birçok konu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Babacan, Gümüşhane’nin son yıllarda yaşadığı nüfus kaybının temelinde geçim sıkıntısının bulunduğunu belirterek, “İnsanların kendi yaşadığı ilde geçimini sağlayamaması göçün en önemli sebeplerinden biri” dedi.

“GÜMÜŞHANE’NİN NÜFUSU 172 BİNDEN 138 BİN 800’E DÜŞTÜ”

Gümüşhane’nin ekonomik sorunları ve göç konusunda değerlendirmelerde bulunan Babacan, kentin son on yılda ciddi bir nüfus kaybı yaşadığına dikkat çekerek, ekonomik imkânların yanı sıra eğitim, sağlık ve sosyal yaşam alanlarının da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre Gümüşhane nüfusunun son on yılda 172 binden 138 bin 800’e gerilediğini belirten Babacan, yaşanan göçün kentte yaşayanlar açısından moral bozucu bir tablo oluşturduğunu ifade etti.

Babacan, “Şimdi Gümüşhane’yle başlayalım. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ne göre son on yılda 172 binden 138 bin 800’e düşen bir nüfus var. Ciddi bir düşüşü dün Bayburt’ta da gördük. Yaşadığınız ilin göç veren bir il olması, insanların ayrılmaya meyil ettiği bir il olması, yaşayanlar için çok acı verici ve moral bozucu bir şey” dedi.

Göçün temelinde ekonomik nedenlerin bulunduğunu ifade eden Babacan, özellikle gençlerin üniversite eğitimi nedeniyle kentten ayrıldıktan sonra geri dönmelerinin, memleketlerinde kendilerine ve ailelerine yetecek bir iş imkânı bulmalarına bağlı olduğunu söyledi.

“GÜMÜŞHANE’DE SADECE EKONOMİ DEĞİL, YAŞANABİLİRLİK DE ÖNEMLİ”

Gümüşhane gibi nüfusu küçük illerde ekonomik kalkınmanın yalnızca istihdam ve gelir üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Babacan, kentlerin eğitim, sağlık ve sosyal imkânlarının da geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Babacan, “Burada yaşayan insanların geçimlerini rahat sağlayacakları bir makroekonomik ortamın yanında, sektör sektör, kalem kalem iyi çalışılmış çözümler olması lazım. Şu anda makro ortam yüksek faiz ve yüksek enflasyon. Bu zaten her yeri vuruyor. Ama sektörlere indiğimizde Türkiye’nin sektör politikası yok” diye konuştu.

Bir ilin yaşanabilirliğinde eğitim ve sağlık hizmetlerinin önemli olduğunu kaydeden Babacan, Gümüşhane’de vatandaşların kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşabilmesi ve nitelikli eğitim imkânlarının artırılması gerektiğini söyledi.

Babacan, “Eğer bir ilde yaşayan insanlar sürekli ‘Gittim doktor yok’, ‘Ciddi bir şey var, şuraya gittim, buraya gittim’ diyorsa zor. Eğitimde de iyi öğretmenler buraya gelmiyorsa veya üniversite iyi hocaları buraya çekmekte sıkıntı yaşıyorsa bu, şehrin yaşanabilirliğiyle ilgili sorunları beraberinde getiriyor” ifadelerini kullandı.

Kültürel etkinliklerin ve sosyal donatıların da kentlerin geleceği açısından önemli olduğunu belirten Babacan, insanların yalnızca ekonomik nedenlerle değil, yaşam kalitesinin düşük olması nedeniyle de büyük şehirlere yöneldiğini söyledi.

“GÜMÜŞHANE’NİN TARIM POTANSİYELİ DEĞERLENDİRİLMELİ”

Türkiye’nin genel ekonomik sorunlarının Gümüşhane gibi küçük illeri daha fazla etkilediğini ifade eden Babacan, tarım politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

Babacan, özellikle havza bazlı destek modeline geçilmesi gerektiğini belirterek, bölgelerin iklim, toprak ve su şartlarına göre hangi ürünlerde daha verimli olduğunun belirlenmesi ve desteklerin buna göre verilmesi gerektiğini kaydetti.

Babacan, “Bir bölgede iklime, toprağa, su imkânlarına bakıp o bölgede hangi ürünler daha verimli üretiliyorsa o ürünleri destekleyecek bir mekanizma kurmak gerekiyor. Biz bunun kanununu çıkarttık. Aradan 13-14 yıl geçti, havza bazlı destek modeli uygulanmıyor” dedi.

“TÜRKİYE’DE TARIM VE HAYVANCILIKTA ÇOK CİDDİ KRİZ VAR”

Beş günlük bölge programı kapsamında Rize, Artvin, Ardahan, Kars, Bayburt ve Gümüşhane’de temaslarda bulunduğunu belirten Babacan, program boyunca özellikle üreticileri dinlediklerini söyledi.

Ardahan ve Kars’ta çok sayıda köyü ziyaret ettiklerini, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiricileri ile arpa ve buğday üreticileriyle görüştüklerini aktaran Babacan, bölgedeki hayvancılığın ciddi şekilde gerilediğini ifade etti.

Babacan, “Özellikle tarımdaki sıkıntıları, hayvancılıkta yaşanan ciddi sorunları bizzat dertlilerden dinledik. Büyükbaş hayvan sayısının yarı yarıya, bazı yerlerde dörtte bire düştüğünü söylüyorlar. ‘Zarar ediyoruz’ diyorlar. Zarar ettikleri için çocuklarının ve gençlerin tarımla uğraşmadığını söylüyorlar” diye konuştu.

Türkiye’de tarım ve hayvancılığın geleceği açısından acil önlem alınması gerektiğini belirten Babacan, üreticilerin yaş ortalamasının yükseldiğine dikkat çekti.

“ÇKS sistemine kayıtlı çiftçilerimizin yaş ortalaması 57. Gençler tarım yapmıyor” diyen Babacan, tarım ve hayvancılığın sürdürülebilirliği için üretim maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini ifade etti.

“YEMİN, GÜBRENİN YARISI DEVLET TARAFINDAN KARŞILANMALI”

DEVA Partisi’nin tarım politikalarını da anlatan Babacan, yem ve gübre maliyetlerinin önemli bölümünün devlet tarafından karşılanması gerektiğini söyledi.

Mazot ve elektriğin çiftçiye daha uygun maliyetlerle sağlanması gerektiğini ifade eden Babacan, üreticilerin eski borçlarının uzun vadeli olarak yapılandırılması ve yeni yatırımlar için taze finansman sağlanması gerektiğini belirtti.

Babacan, “Yem parasının yarısının devlet tarafından karşılanması gerekiyor. Gübrenin yarısının devlet tarafından karşılanması gerekiyor. Mazotun ve elektriğin mutlaka çiftçimize piyasa şartlarından daha uygun maliyetlerle sağlanması gerekiyor. Finansman çok önemli” dedi.

“TARIMA 180 MİLYAR, FAİZE 2 TRİLYON 742 MİLYAR”

Tarım ve sulama yatırımlarının finansmanına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Babacan, bütçedeki faiz ödemeleri ile tarım destekleri arasındaki farkı eleştirdi.

Türkiye’de sulama yatırımlarının tamamlanması için yaklaşık 2 trilyon liralık kaynağa ihtiyaç bulunduğunu belirten Babacan, mevcut bütçede tarıma ayrılan kaynak ile faiz ödemeleri arasındaki farkın çok yüksek olduğunu söyledi.

Babacan, “Bu yılın bütçesinde tarım bütçesi 180 milyar. Tarıma ve hayvancılığa verilen desteğin tamamı 180 milyar. Faiz 2 trilyon 742 milyar. Tarıma desteğin 16 katı faize gidiyor” ifadelerini kullandı.

Faizlerin tek haneli seviyelere düşmesi halinde devletin faiz yükünde önemli miktarda tasarruf sağlanabileceğini savunan Babacan, elde edilecek kaynağın sulama yatırımlarına ve tarımsal desteklere aktarılabileceğini söyledi.

“GIDA ENFLASYONUNU DÜŞÜRMENİN YOLU ÜRETİMİ ARTIRMAK”

Gıda fiyatlarındaki artışın yalnızca faiz politikasıyla çözülemeyeceğini savunan Babacan, üretim maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini söyledi.

Babacan, “Türkiye’de gıda enflasyonunu düşürmenin yolu faizi artırmak değil. Çiftçinin maliyetini düşüreceksiniz, üretimi artıracaksınız. Üretim arttığında fiyatlar da düşecek” diye konuştu.

Türkiye’nin hayvancılıkta giderek daha fazla ithalata yöneldiğini belirten Babacan, yerli üretimin güçlendirilmemesi halinde önümüzdeki yıllarda daha büyük bir hayvancılık krizi yaşanabileceği uyarısında bulundu.

“YÜKSEK FAİZ SANAYİCİYİ İNİM İNİM İNLETİYOR”

Yüksek faiz politikasının sanayi ve ihracat üzerinde de ciddi baskı oluşturduğunu ifade eden Babacan, özellikle borçla çalışan işletmelerin yüksek finansman maliyetleri nedeniyle zor durumda kaldığını söyledi.

Hazır giyim sektöründe 300 binden fazla kişinin işini kaybettiğini, beyaz eşya ihracatının da son yıllarda adet bazında gerilediğini belirten Babacan, yüksek faiz ve kur politikalarının üreticinin rekabet gücünü zayıflattığını savundu.

Babacan, “Sanayici inim inim inliyor. Özellikle biraz borcu varsa yüksek faiz büyüyor, büyüyor, büyüyor, firmaları öldürüyor. Bir de ihracat yapanlar için kur aşağıya doğru bastırılıyor, fiyat artıramıyorlar” dedi.

“GÜVEN YOKSA FAİZ YÜKSEK OLUR”

Türkiye’de yüksek faizin temel nedenlerinden birinin güven sorunu olduğunu savunan Babacan, ekonominin yeniden toparlanması için hukuk, adalet ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Babacan, “Güven öngörülebilirlik demek. Güven demek hukuk demek, güven demek adalet demek. Güven demek gençlerin yarınlarını kendi ülkelerinde görmeleri demek” ifadelerini kullandı.

Gençlerin önemli bölümünün geleceğini başka ülkelerde aradığını belirten Babacan, umutsuzluğun ekonomik faaliyetleri de olumsuz etkilediğini söyledi.

“GÜMÜŞHANE’NİN EN ÖNEMLİ İHTİYAÇLARINDAN BİRİ ULAŞTIRMA”

Gümüşhane özelinde ulaştırma yatırımlarına da değinen Babacan, karayolu projeleri ve tünel çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini söyledi.

Bölgede ulaşım altyapısının ekonomik kalkınma açısından kritik olduğunu ifade eden Babacan, tünel yatırımlarında modern teknolojilerin daha etkin kullanılması gerektiğini belirtti.

Babacan, “Bu bölgenin herhalde en önemli, bir numaralı sorunu ve devlet yatırım ihtiyacı ulaştırma. Bu karayolları projelerinin, tünellerin bir an önce tamamlanması lazım” dedi.

“KAMU İHALE YASASI’NDAKİ İSTİSNALAR İSRAFI ARTIRDI”

Kamu yatırımlarında kaynakların verimli kullanılabilmesi için ihale sisteminin şeffaf olması gerektiğini belirten Babacan, 2003 yılında yenilenen Kamu İhale Yasası’nın daha sonra çok sayıda istisnayla değiştirilmesinin kamu kaynaklarının etkin kullanımını olumsuz etkilediğini savundu.

Babacan, “2003 yılında Kamu İhale Yasası’nı baştan aşağı yeniledik. Dünya Bankası ve Avrupa Birliği standartlarına göre sıfırdan yeniledik. Birdenbire büyük tasarruf başladı. Daha sonra her bakanlık geldi, o ihale yasasına bir istisna maddesi koydu” diye konuştu.

“DEVLET YÖNETİMİNİN ÜÇ TEMEL İLKESİ VAR”

Devlet yönetiminde adalet, ehliyet ve istişarenin temel ilkeler olduğunu belirten Babacan, Türkiye’de bu üç ilkenin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Babacan, “Bir, adalet ilkesi. İkincisi ehliyet, liyakat ilkesi. Üçüncü önemli ilke de istişare. Devletin karar alırken mutlaka istişare ederek o kararı alması gerekiyor” dedi.

Yetkinin yalnızca Ankara’da toplanmaması gerektiğini ifade eden Babacan, yerel yönetimlerin ve illerin kendi sorunlarına ilişkin daha fazla yetki ve kaynağa sahip olması gerektiğini savundu.

“GÜMÜŞHANE’NİN SORUNUNU ANKARA’DAN ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL”

Gümüşhane gibi illerin sorunlarının Ankara’dan belirlenmesinin doğru olmadığını ifade eden Babacan, yerel aktörlerin ortak akılla hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Babacan, “Gümüşhane’nin sorununu Ankara’dan anlayıp doğru karar almaları mümkün değil. Yerele hem yetki vereceksiniz hem de imkân vereceksiniz. Burada insanlar kafa kafaya verecek, ortak akıl oluşacak ve yerelde öncelikler belirlenecek” dedi.

“TERÖR SORUNU TÜRKİYE’NİN BİR NUMARALI MESELESİ”

“Terörsüz Türkiye” kapsamında TBMM’de kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Babacan, sürecin Türkiye açısından son derece kritik olduğunu söyledi.

Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin, toprak bütünlüğünün ve vatandaşların birbirine daha fazla kenetlenmesinin önemine dikkat çeken Babacan, sürecin uluslararası literatürde “çatışma çözümü” olarak tanımlandığını ifade etti.

Babacan, “Şu anda yürüyen süreç Türkiye’nin bana göre bir numaralı sorunu. Türkiye’nin çok sorunu var ama uzun vadeli baktığımızda gerçekten bu terör sorunu, temel hak ve özgürlüklerle ilgili sorunlar çok önemli konular” dedi.

DEVA Partisi olarak sürece destek verdiklerini belirten Babacan, sürecin başarıya ulaşmasının Türkiye açısından önemli olduğunu söyledi.

“ÇERÇEVE YASANIN EN KRİTİK AŞAMASI UYGULAMA”

Çerçeve yasanın sürecin yalnızca bir aşaması olduğunu belirten Babacan, asıl kritik dönemin uygulama aşaması olacağını ifade etti.

Babacan, örgütün feshedilmesi ve silahların bırakılması gibi şartların güvenlik birimleri tarafından tespit edilmesinin ardından yasanın uygulama aşamasına geçeceğini belirterek, uygulamada açık ve şeffaf kriterlere ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

“Uygulama safhası en önemli konu” diyen Babacan, eve dönüş sürecinde hem ailelerin yaşayacağı duygusal sürecin hem de toplumun farklı kesimlerinde oluşabilecek endişe ve tepkilerin dikkatle yönetilmesi gerektiğini kaydetti.

Babacan, “Uygulamada şeffaf, açık kriterler koymazsanız, kişiye göre bir öyle bir böyle kararlar verirseniz insanların kafasını karıştırırsanız bu iş çok zor olur” dedi.

“CEMAAT VE TARİKATLAR ŞEFFAF OLMALI”

Cemaat ve tarikatlara yönelik operasyonlara ilişkin soruyu da yanıtlayan Babacan, bu yapıların Türkiye’nin toplumsal gerçeklerinden biri olduğunu söyledi.

İnanç ve örgütlenme özgürlüğünün temel haklar arasında bulunduğunu ifade eden Babacan, bu yapıların tamamen yasaklanmasının doğru olmayacağını ancak şeffaf ve denetlenebilir olmaları gerektiğini belirtti.

Babacan, “Cemaatler ve tarikatlar bu toprakların, bütün coğrafyanın gerçekleri. Bir özgürlük alanıdır ama şeffaf, açık ve her zaman da hesap vermeye hazır bir teşkilatlanma yapısıyla varlıklarını devam ettirmelerini önemsiyoruz” dedi.

İnanç üzerinden elde edilen etkinin ticari veya siyasi ranta dönüştürülmesine karşı olduklarını belirten Babacan, devletin bu noktada denetleyici rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.

“DEVLET YILLARCA GÖREVİNİ YAPMAYIP BİR GECE OPERASYON YAPMAMALI”

Cemaat ve tarikat yapılanmaları konusunda devletin uzun süre denetim yapmayıp daha sonra ani operasyonlarla müdahale etmesinin de doğru olmadığını savunan Babacan, denetimin sürekli ve hukuk çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Babacan, “Devlet yıllarca, on yıllarca görevini yapmayıp sonra bir gece operasyonuyla bir şeyler yapıyorsa bu da doğru değildir. Devletin bu işlere siyasi gözlük takmadan, adalet gereği yaklaşması önemli” diye konuştu.

“GÜMÜŞHANE’NİN TEŞVİK SİSTEMİ YENİDEN ELE ALINMALI”

Gümüşhane’nin yatırım teşvikleri açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini de belirten Babacan, ilin sosyoekonomik gelişmişlik durumunun güncel veriler ışığında yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

2003 yılında çıkarılan 5084 sayılı yasa kapsamında uygulanan teşvik modeline değinen Babacan, o dönemde Türkiye’de sanayinin Anadolu’ya yayılmasında önemli bir adım atıldığını ifade etti.

Babacan, “Birden altıya kadar sosyoekonomik gelişmişlik endeksine göre yaptık. Ondan sonra Türkiye’de bayağı bir sanayileşme oldu. Sanayinin Anadolu’ya yaygınlaşması o yasadan sonra oldu. Fakat 23 yıl olmuş. 23 yıl önceki yasayı mutlaka bir güncellemek, bakmak ve ili tekrar değerlendirmek lazım” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın Gümüşhane programına Genel Başkan Vekili İbrahim Çanakçı, Genel Başkan Yardımcıları Seyit Karaca ve Mehmet Erdoğan, İstanbul Milletvekili Hasan Karal ile DEVA Partisi Gümüşhane İl Başkanı Hamza Çakır katıldı.

Programa ayrıca Saadet Partisi Gümüşhane İl Başkanı Akın Demir ile Gümüşhane eski milletvekilleri Sabri Varan ve Feramuz Üstün de katıldı.

Beş günlük bölge programının son durağı olan Gümüşhane’de çeşitli temaslarda bulunan Babacan, kentteki programının ardından Trabzon Havalimanı üzerinden İstanbul’a geçeceğini belirterek Gümüşhane’den ayrıldı.

Haber: Ebuzer YAPAR

Babacan Gümüşhane’de Ekonomi, Göç ve Tarımı Değerlendirdi 1
1 / 5
Babacan Gümüşhane’de Ekonomi, Göç ve Tarımı Değerlendirdi 2
2 / 5
Babacan Gümüşhane’de Ekonomi, Göç ve Tarımı Değerlendirdi 3
3 / 5
Babacan Gümüşhane’de Ekonomi, Göç ve Tarımı Değerlendirdi 4
4 / 5
Babacan Gümüşhane’de Ekonomi, Göç ve Tarımı Değerlendirdi 5
5 / 5
Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız