BU ÖYLE BİR SEVDA Kİ

Meslek hayatımın 29. Öğretmenler Gününü yaşadığım bu tarihin sevgililer günü başta olmak üzere diğer gün ve geceler gibi sadece takvimde iş olsun diye yer aldığına, bugünlerde sırf piyasa hareketlensin, çiçekçiler, hediye dükkanları ve benzeri işletmeler rant sağlasın diye dizayn edildiğine inananlardanım.   

Bu öyle bir sevda ki henüz yirmi yaşında,
Doğunun bir yerinde bir okul olabilir.
Bir tezek sobasının üşüyorken başında,
Virane bir lojmanda sessizce kalabilir.

Öğretmenlik dünyaya birkaç sefer daha gelmek elimizde olsa tercih edeceğim nadir meslek. Terörün en şiddetli dönemi 93-97 arasında Kars Kağızman Aydınkavak Köyü İlkokulu ile tebeşir tozu ile hastalandığım o yıldan bugüne çeyrek asrı geride bıraktım. İmanlı, ahlaklı, vatanına milletine sevdalı tertemiz yüzlerce öğrenci yetiştirdim. Varlığından utanacağım hiçbir öğrencim yoktur şükürler olsun. 

Bu öyle bir sevda ki aşkı görmeden olmaz,
Kuşluk vakti yollara atı sürmeden olmaz.
Heybenizde ne varsa onu vermeden olmaz,
Umduğuna eyvallah başka da bulabilir.

Değerli hemşerim Şehit Öğretmen Necmettin Yılmaz’ın neler yaşadığını, vatan için nasıl şehit olduğunu, Kağızman Aydınkavak Köyü İlkokulu lojmanında sabaha kadar uyuyamayan iki Antepli öğretmen arkadaşım gibi iliklerime kadar yaşadım. O can korkusu olmasına rağmen kadere inanmışlığımızın verdiği cesaretle her Pazartesi ve Cuma günleri İstiklal Marşımızı ve Çırpınırdı Karadeniz türküsünü dağı taşı titreterek okudum, okutturdum. 

Bu öyle bir sevda ki güneşte yanan yüzler,
Işıl ışıl parlayan hayale dalan gözler.
Gidenlerin ardından takip edilen izler,
Bir hayal Kaf Dağına menzile salabilir.

Evet, bu gerçekten öyle bir sevda ki bazı meslekler gibi bir hafta küstüm, oynamıyorum deme lüksünü asla yaşamadık. Yaklaşık 30 yılımızın yer aldığı meslek hayatımda anamın öldüğü 2009 yılında aldığım üç günlük iznin dışında asla bir izin yapmadık, yapamadık. Öyle ya bizimki bir sevda mesleği. Doktoru da, siyasetçiyi de, mühendisi de, hırlıyı da, hırsızı da bizlerin tezgâhından geçiyor. Bembeyaz sahifelere bizler istediğimiz şekilleri, değerleri, karakterleri, inancı, sevdayı nakşediyoruz.

Bu öyle bir sevda ki yaşaması derinden,
Bir hayali besleyen saklanır kederinden.
Kimi mahcup biçare kaçıyor kaderinden,
Umut denen deryaya başıboş dalabilir.

Bu öyle bir sevda ki Kürtün Kırgeriş Mindizli Okulu’nda elimizde çalı süpürgesi ile tuvaletleri yıkamaktan asla erinmedik. Cebimizdeki mendili çocuğun akan burnuna götürmekten tiksinmedik, utanmadık. Hayatımda ağzıma koymadığım ısırgan lapasından başka bir yemeği olmayan öğrenci velimizin mahcubiyeti karşısında ona dönerek;

“Vay be en sevdiğim yemek, bir tabak alabilir miyim” deyip o ablamızın yüzünün gülmesini sağladık.

Bu öyle bir sevda ki yaşaması elinde,
Bir besmele misali doladığı dilinde
Besbelli bir muamma bir başkalık halinde,
Hüzün vurur bir yandan vakitsiz solabilir.

Evet, bu öylesine büyük bir sevda ki Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda özel bir öğrencimizin sağlam bir şamarını yiyerek başımızın üstünde dönüp dolaşan kuşları da saydık. Kağızman, Kürtün Kırgeriş, Gümüşhane Kocayokuş, Ticaret Meslek Lisesi ve Özel Eğitim Okullarında hemen her öğrencimizin derdini dinleyerek, anlayarak, yardımına koşarak ve ayrıca Gümüşhaneli mağdur ve bilhassa yetim öğrencilerimize burs sağladık.

Bu öyle bir sevda ki açılır bütün yollar,
Dökülür yaprağından geride kalır yıllar.
Bir gurbet dönüşünü beyhude bekler kollar,
Kim bilir belki yarın bekleyen gülebilir.

Ve tüm bunları yaparken de asla ve kat’a hiçbir menfaat, makam, koltuk, Gümüşhane tabiriyle golot beklemedik, istemedik. Hatta verilen makamları elimizin tersiyle ittik. Bir buçuk yıllık geçici Şube Müdürlüğü görevimizde bu şehre Gümüşhane Eğitim Tarihi kitabını kazandırarak hediye ettik.    

Bu öyle bir sevda ki yürümek adım adım,
Bir tandır ekmeğinde bahar kokusu tadım.
Hayali bu destanı kendim yaşadım dedim,
En nihayet okuyan anlayan bilebilir.

Ve ayrıca asli görevimizin dışında boş zamanlarımızı bu şehrin sosyal ve kültürel hayatına vakfederek beş yüz sayılık kültür sanat sayfası Hayal Dükkânı, komisyon arkadaşlarımla birlikte Şehrimiz Gümüşhane ders kitabı ve 19 kitaba imza attık.

Öğretmenlik mesleğinin kutsiyetini bilen, yaşayan, vatana millete sevdalı öğrenciler yetiştiren meslektaşlarımın gününü tebrik ediyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
kenan okumuş süleymaniyee
kenan okumuş süleymaniyee - 3 gün Önce

ismail hayal hocam sizlerin ve tüm ögretmen emekçilerin ögretmen günlerini kutlar nice yıllar dilerin hocam büyügümüz deyerli hocam mehmet ali cubukçu hocam,a saygı ve hürmet ederim,

İsmail HAYAL
İsmail HAYAL @kenan okumuş süleymaniyee - 8 saat Önce

Mehmet Ali Çubukçu hocamız şairliği, insanlığı ve üstün öğretmenlik vasıfları ile şehrimizin değerlerindendir. Kendisine sağlık diliyorum.