GÜMÜŞ(A)HANE

Gümüşhane geçtiğimiz son on yıl içinde çok büyük bir değişime ugradı. Bu değişim kimilerine göre olumlu bir değişim iken benimde içinde olduğum diğer bir kesime göre ise olumsuz bir şekilde değişmiştir.. 

Başta şunu belirtmem gerekir ki Gümüşhaneli olmaktan yaşadığım süre boyunca gurur duymuşumdur. Türkiye'nin neresine gittiysem Gümüşhaneliyim deyince insanlar hep Gümüşhanelilerin çok değerli insanlar olduğundan bahsetmiş ve karşılaştıkları Gümüşhanelilerden zarar görmeyip fayda gördüklerini söylemişlerdir. Dünyaya bir daha gelsem bir daha Gümüşhaneli olarak gelmek isterim. Ancak bu durum bazı gerçekleri görmeye engel değildir.

Hiç bir zaman Gümüşhane'nin büyümesini büyük bir şehir olmasını istemedim. Gelişmesini istedim ancak bu gelişmenin büyüme olarak değil kültürel alanda olmasını arzu ettim. Gümüşhane'nin şirin bir anadolu şehri olmasını istedim. Sahip olduğu o sıcak havayı kaybetmemesini istedim. Zaten yeteri kadar büyükşehir var. Büyükşehirde yaşamak istesem oralarda da rahatlıkla yaşayabilirim.  En basitinden üniversiteye her zaman karşı çıktım. 30 binlik bir şehre 20 bine yakın üniversitelinin gelmesini hiçbir zaman kabullenmedim. Bu asla gelen öğrencilere karşı bir önyargım olduğunu göstermez. Bu saatden sonra onlar bizim misafirlerimizdir.

Daha öncede Gümüşhane'de öğrenci vardı. Ancak sayı olarak az oldukları için şehrin kültürel potasında eriyordular. Ancak şuan ki halihazır durumda bizden çok daha fazla gözönünde olduklarından artık asıl yabancıların onlar değil de yerel halkmış gibi bir görüntü oluşmaya başlamıştır. Artık biz onlara uymaya başladık. Bu durumda da özellikle gençlerimiz kendi kültürlerini kaybetmeye başladılar. Esnaf konseptini öğrenciye göre ayarlamaya başladı. Yani artık Gümüşhanelilik sadece şehir ismiyle kaldı.  Eğlence merkezlerinin , barların açılması yakındır.

Birden orantısız bir şekilde öğrenci akını olması birçok alanda dengesizlikler oluşmasını doğurdu. Örneğin inşaat sektöründe kontrolsüz bir patlama oluştu. İhtiyaca binaen birden yeni binalar yapılmaya başladı. Sabah erken kalkan müteahhitliğe soyundu. Ömründe eline bir çekic almamış olanlar onlarca konutluk projelere başladılar. Malesef toplum olarak en büyük hatalarımızdan biride asıl işimizi bırakıp ehil olmadığımız işlere kalkışmamızdır. Ki bu durum kıyamet alametidir. Çok ve kolay  para kazanma arzusuyla yola çıkanlar bir çok insanı mağdur etmiş ve devam eden projelerle yeni mağdurlar ortaya çıkaracaktır.

Yeni zenginler türemiş  3 - 5 evi olanlar şehrin sahibiymiş gibi , yeni bir araba alanlar caddenin sahibiymiş gibi kendilerini hissetmeye başladılar.  Artık bizde de sınıf farkı oluşmaya başladı. Eskiden çay heryerde aynı fiyattı ama artık 2 tl olan işletmelerde var 50 kuruş olan işletmelerde.

Birileri de şu açıdan olaya bakabilir ki ; eskiden sosyal anlamda şehirde birşeyler yoktu , kimse gelmek istemiyordu ama artık birçok açıdan daha yaşanılabilir bir şehir olduk. Ancak benim gözlemlediğime göre dışarıdan gelenler eskiye oranla şimdi daha çok kaçmaya çalışıyorlar. Ortak muzdarip oldukları durum ise ev kiralarının çok pahalı olması.

Gelinen son noktada şehrin gidişini kaygıyla ve merakla takip ediyorum. Bundan 10 sene öncesiyle bu kadar farklı bir değişim olduğunu görünce 10 sene sonra olabilecek hiçbir şeye şaşırmam.
YORUM EKLE

banner406