Milletvekili Pektaş TBMM’de bütçeyle ilgili konuştu

AK Parti Gümüşhane Milletvekili Cihan Pektaş, TBMM’de devam eden 2020 yılı bütçe görüşmelerinin 7. turunda şahsı adına lehte konuşma gerçekleştirdi.

AK Parti Gümüşhane Milletvekili Cihan Pektaş, TBMM’de devam eden 2020 yılı bütçe görüşmelerinin 7. turunda şahsı adına lehte konuşma gerçekleştirdi.

Milletvekili Pektaş’ın konuşması şöyle:

“Bütçeden önemli bir pay alan ve yatırımlar gerçekleştiren bakanlıklarımızdan biri de 
Tarım ve Orman Bakanlığıdır. Bu Bakanlığımız, orman yangınlarıyla, kuraklıkla ve aynı zamanda 
sel ve taşkınlarla mücadele eden bir bakanlığımızdır. Esasen, bu konularda çok büyük başarılara 
imza atılmıştır. Bu başarının arka planında kurumlar arası iş birliğinin önemi yatmaktadır.

Orman Genel Müdürlüğü, yangınla mücadelede en ileri teknolojileri kullanarak araç gereç ve teçhizat yönünden her geçen gün daha da güçlenmiş ve daha operasyonel bir yapıya kavuşmuştur.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, ülkemizin her köşesine kurulan meteoroloji radarları ve otomatik gözlem istasyonlarıyla özellikle yangına hassas bölgelerde mevzi ve anlık verileri Orman teşkilatına bildirerek yangınlara karşı tedbir alınmasında büyük rol oynamakta ve âdeta yangınların seyrini değiştirmektedir.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ise yapmış olduğu baraj ve göletlerle yangınlara müdahale eden araçlara su temin ederek yangınların büyümeden söndürülmesinde önemli rol oynamaktadır. 
Bu iş birliği ve koordineli çalışma sayesinde Türkiye, yangınla mücadelede dünyanın en başarılı ülkelerinden biri olmuştur. Kuraklıkla ve taşkınla mücadelede en etkili yöntem, ağaçlandırma yapılarak orman varlığımızın artırılması ve su kaynaklarımızın optimum işletilmesidir. 
Ülkemizde yağışlar mevsimlere göre farklılık göstermektedir. Yağışlı mevsimlerdeki suların, 
kurak mevsimlerde kullanılması zarureti vardır. Bu sebeple, nehirler üzerinde barajlar inşa ederek 
suları biriktirip kurak mevsimlerde kullanmak durumundayız. Barajlarımız enerji üretimi, tarımsal sulama, içme ve kullanma suyu temini yanı sıra taşkın koruma vazifesi görerek tarım alanlarımızın 
azalmasına ve büyük ekonomik kayıplara da engel olmaktadır.

Bazı kesimler barajlara karşı menfi bir tavır içindeler. Barajlar, beş ile on yıl arasında yatırımını 
geri ödeyen, en az yüz yıl ile iki yüz yıl arasında ekonomiye fayda sağlayacak projelerdir. 


Mesela Karakaya Barajı 1987 yılında devreye alınmış, 131 milyarlık enerji üretmiştir. 
Atatürk Barajı 1993 yılında işletmeye alınmış, şu ana kadar 110 milyarlık enerji üretmiştir, 
ayrıca 932 bin hektar araziyi sulayacak suyu depolamaktadır. Deriner Barajı 2013 yılında işletmeye alınmış, 6 milyarlık enerji üretmiş ve yapılan yatırımı geri ödemiştir, bundan sonra âdeta para basmaya 
devam edecek. Ilısu Barajı bitti ve su tutulmaya başlandı, yılda 2,5 milyar liralık enerji üretecek.

Bir taraftan sulama projeleri isteniyor diğer taraftan barajların yapılmasına karşı çıkılıyor. 
Barajlara karşı olmak, doğal gaz lobilerinin avukatlığını yapmaktır. Evlerimizdeki ampullerin yanmasına karşı olmaktır. Çeşmelerimizden suyun akmasına karşı olmaktır. Tarımsal üretime karşı olmaktır. Geleceğimize karşı olmaktır.

Biz milletimizin hayal ettiği projeleri yapıyoruz. Bir barajı, bir projeyi bitirip açılışını yapmaya gittiğimiz zaman o yörenin insanları tarafından "Kırk yıldır, elli yıldır beklediğimiz hayalimizdi. 
Hayalimize kavuştuk. Allah sizlerden razı olsun." sözlerini çokça işittik tıpkı yüz yıl önce Konyalıların, Sultan Mehmet Reşat'a bir arz name göndererek yapımını talep ettikleri Konya Ovası Projesi ve Mavi Tüneli 2012 yılında yaparak Konyalıların hayallerini gerçekleştirdiğimiz gibi.

Merhum Başbakanımız Adnan Menderes’in memleketi Aydın için, “Şu Çine Çayı üzerinde bir baraj yapsam ve önündeki ağacın serinliğinde uyusam” dediği hayalini; 2010 yılında kendi adını verdiğimiz barajı yaparak gerçekleştirdiğimiz gibi.

1996 yılında İstanbul’dan, Adalar’a denizin içinden su götürdüğümüzde Kuzey Kıbrıs’tan arayan bir Bakanımızın “Kıbrıs’a da su istiyoruz” diyerek, talepte bulunduğu dönemin Belediye Başkanı 
Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın “Zamanı gelince neden olmasın” diye cevap verdiği ve 
19 yıl sonra denizin içinden Kuzey Kıbrıs’a su götürerek oradaki kardeşlerimizin hayallerini gerçekleştirdiğimiz gibi.

Bundan sonra da barajlar yapmaya, enerji üretmeye, dünyanın en büyük projelerini bitirmeye, 
hayalleri gerçekleştirmeye devam edeceğiz.

Enerji arz güvenliğimiz için, gıda arz güvenliğimiz için, gelecek nesillerimiz için hükümetimizin uygulamış olduğu politikalar, çok doğru politikalardır.

Bütçe ye kabul oyu vereceğimi beyan ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle 2020 yılı bütçemizin hayırlı ve bereketli olmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.”
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER