Ara
Gümüşhane
Kapalı
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,7419 %0.21
51,9737 %0.06
7.052,22 % 2,22
MÜSLÜMANLAR NEDEN BÖYLE PERİŞAN

MÜSLÜMANLAR NEDEN BÖYLE PERİŞAN

YAYINLAMA:

“Şehit İsmail Haniye’nin aziz hatırasına saygıyla….”

Yazıma başlık olarak seçtiğim Ozan Arif’in bugün her Müslüman Türk’ün adeta bir ilaç reçetesi olarak her gün birkaç doz okuması gereken muhteşem manifestosunun (şiir) başlığı aynı zamanda.

Evet, bugün herkesin kendisine sorması gereken tek bir soru var. O da “Müslümanlar neden böyle perişan?”

Yazıma; bu ülkeye gelmiş geçmiş en değerli bilim adamı, siyasetçi ve manevi limanı Hocam Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın şu muhteşem tespiti ile başlamak en doğru giriş olacaktır şüphesiz;

“8 milyonluk İsrail için 1,5 milyar Müslüman ebabil bekliyorsa, ebabiller gelse İsrail'i değil bizi taşlar.”

Bugün hiçbir haklı gerekçesi olmadan, çok yıllar evvelinden masum ve mazlum Filistin’in topraklarına çöken, çoluk çocuk, masum, yaşlı, hasta demeden yaklaşık 50 bin kişiyi şehit eden, bir o kadarını sakat bırakan, kalanları hasta, biçare ederek göçe zorlayarak öz yurtlarından hicret ettiren malum şer odağının kim olduğunu hepimiz biliyoruz.

Ve o malum şer odağı Kuran’ı Kerim’de birçok yerde lanetlenmiş kavim olarak geçmektedir. Bugün dünya üzerinde nerede küçücük de olsa eğer bir zulüm yaşanıyorsa, bir mazlum çocuk kanlı gözyaşları içinde paramparça oluyorsa, üstüne göklerden yağmur misali bombalar yağıyorsa, Aylan bebeklerin masum cansız bedenleri sahillere vuruyorsa bunun tek bir nedeni var o da bildiğiniz şer odağıdır.

Evet, bugün Rahmetli Erbakan’ın yıllar evvelinden işaret ettiği sözden alarak cesaretimi ben de naçizane diyorum ki;

“Bugün 1,5 milyar olan sözüm ona İslam Âlemi eğer hep birlikte yönünü o şer devletine (!) çevirerek kuvvetli bir şekilde tükürse o kendini dünyanın en güçlüsü zannedenlerin selin önünde bir küçük kâğıt parçası gibi helak olacağının şuurunu maalesef bilememektedir…”

Büyük Ozan Arif’in yüreğimize adeta nakış nakış işlediği AYNA şiirinin her bir kıtası, her bir dizesi ve her bir harfinde geçenleri bugün uygulayabilseydik eğer bugün bu fakir yazarın yazdığı bu satırları sizler okuyamayacaktınız. Zira buna gerek kalmayacaktı.

Evet, Müslümanlar maalesef özünden kopmuş, rehberleri Kur’anı Kerim’den uzaklaşmış, komşuluk, akrabalık, din kardeşliğinden bihaber yaşamaya başlamış, ‘bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ ve ‘her koyun kendi bacağından asılır’ gibi içimize sokulmuş safsataların zehrini yutmuş, sadece kendilerini düşünen bir güruha dönüşmüştür.

Dün Bosna’da, bugün Gazze’de, Doğu Türkistan’da, Irak’ta, Afganistan’da, Çeçenistan’da ve daha adını bilmediğimiz kaç İslam beldesinde eğer bir Müslüman kardeşimizin gözünden bir damla düşüyorsa o damla kezzap misali yarın ruz-ı mahşerde bizlerden davacı olacaktır.

Üç masum evladının şahadete ermesi üzerinden 30 Temmuz 2024’te şahadete yürüyen İsmail Haniye biz uyuyan ve uyanmak istemeyen biz sözüm ona din kardeşlerini affet diyemem. 

Diyemem ve havsalamda emaneti Rabbim’e teslim edeceğim güne kadar o mazlum çocuğun ağlayarak tüm dünyaya haykırdığı şu sözü de unut/a/mayacağım;      

“Ben sizi Allah’a şikâyet edeceğim…”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *