Gümüşhane
Hafif kar yağışlı
-1°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,9691 %0
51,1981 %0.14
7.329,67 % 1,74
Fatma Nur Çelik hayattan koparıldı

Fatma Nur Çelik hayattan koparıldı

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Kalem elimde ağır.
Cümle kurmak zor.

Çünkü bu bir haber değil…
Bu, bir sınıfın annesiz kalmasıdır.

Fatma Nur Çelik…
44 yaşında bir öğretmen.
Oruç ayında, sabrın ve merhametin ayı olan Ramazan’da, bir öğrencisinin eliyle hayattan koparıldı.

Bir sınıf yetim kaldı.
Bir kara tahta sustu.
Bir tebeşir yere düştü.

Biz çocukken bize öğretilen ilk cümle şuydu:
“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.”

Şimdi soruyorum:
Bir harf öğretenin kalbine bıçak saplayan bir öfkeyi kim büyüttü?

Bu sadece bir öğrencinin cinneti değildir.
Bu, ihmal edilmiş ruhların, zayıflatılmış disiplinin, değersizleştirilen öğretmen otoritesinin sonucudur.

Öğretmen sınıfta yalnız bırakıldı.
Rehberlik mekanizmaları çoğu zaman kağıt üzerinde kaldı.
Yönetimler olay olduktan sonra konuştu, ama olay olmadan önce susmayı tercih etti.

Ve en acısı…
Şiddet sıradanlaştı.
Öfke meşrulaştı.
Saygı aşındı.

Bir zamanlar öğretmen köyün ışığıydı.
Devlet onun arkasında dururdu.
Aile, evladını güvenle teslim ederdi.

Şimdi öğretmen, sınıfa girerken tedirgin.
Bir bakıştan, bir fısıltıdan, bir patlamaya hazır öfkeden çekiniyor.

Bu tabloyu sadece lanetlemek yetmez.
Sorumluluk almayan her idare, zamanında müdahale etmeyen her mekanizma, öğretmeni yalnız bırakan her anlayış bu acının gölgesindedir.

Ramazan ayındayız…
Merhametin, sabrın, nefsini terbiye etmenin ayındayız.
Ama görüyoruz ki bazı nefisler terbiye edilmemiş, bazı zihinler karanlıkta bırakılmış.

Bir öğretmenin ölümü, sıradan bir asayiş vakası değildir.
Bu, bir milletin geleceğine atılmış darbedir.
Bu, eğitimin kalbine saplanan hançerdir.

Bugün bir sınıf yetim kaldı.
Ama eğer ders çıkarmazsak, yarın bütün bir memleket öksüz kalır.

Ve unutmayalım:

Öğretmenin düştüğü yerde, gelecek ayağa kalkamaz. 04.03.2026

Yusuf SADIK, Eğitimci, Yazar, Gazeteci, Emekli Milli Eğitim Müdürü

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız