ADI BİZİM TADI ELLERİN
“Gidemediğin yer senin değildir”
Halil Rıfat Paşa
Yıllar yılı hısım, akraba ve komşuluk cihetinden her ne kadar iyi geçinmeye çalışsak da, bir türlü kendimizi kabul ettiremedik. Ve bu kabul edilmeyişlik maalesef o devrin insanlarının bugün ki torunları tarafından bırakın azalmayı artarak devam etmektedir.
İlk gurbeti en yakın komşusu olan ama o gün bugündür bir türlü kabul edilemeyen tabiri caizse zamanın Suriyeli veya Afganlıları gibi görülen biz Gümüşhaneliler hep ötekileştirildik, hep ezildik, hep değersizleştirildik.
Hâlbuki bizler en yakın coğrafi komşuları idik. Birbirimizden kız alıp kız vermiş idik. Yaylalarımızı, köylerimizi, sularımızı, evlerimizi, mesirelerimizi ve dahi onca değerimizi paylaşmış idik.
Bunun en bariz örneğini verecek olursam Demirören Köyü’nde bizim malımıza çobanlık yapsın diye o şehirli bir arkadaş tam kırk yıldır –köyde mal da kalmayınca- köyümüzün çayır ve meralarını o şehirden icarını alarak bizim arazileri kullandığı yetmez gibi başkalarına da kiraya verir duruma geldi. Üstelik bizim yöremizden elde ettikleri sütü, yünü, eti boş verin affedersiniz koyunun gılıgını bile bize satmaya devam ediyorlar.
Bu bağlamda Kabaköy’de bu şehrin büyük değeri Sabri Şenel’in önayak olarak hayata geçirdikleri kooperatifleşme ile biz bu şehrin istilasından ve bizleri kullanmalarından kurtulabiliriz. Yoksa atalarımızın mirası bu toprakların yakın bir zamanda bu şehrin çatısı altına girmesine ramak kaldı.
Üstüne üstlük dedelerimizden bizlere miras kalan arazilerden elde ettikleri hayvancılık, yaylacılık ve arıcılık gibi faaliyetleriden elde ettikleri ürünleri bizim gibi saf Gümüşhanelilere bedelinin üzerinden satarak adeta “yemeyenin malını aha böyle yerler” der gibi gözümüze sokmaktalar.
Üstüne üstlük Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi tapuları elimizde olmasına rağmen; maalesef kullanamadığımız, gidemediğimiz, sahiplenemediğimiz en başta, Zigana, Çakırgöl, Santa, Kadırga, Güvende, Kazıkbeli, Krom, Taşköprü gibi birçok değerimizi elin oğlu kullanmaktadır. Adına programlar yapmakta, festival ve şenlikler düzenlemekte, şehirlerinde plakalar dizayn etmekte, tur broşür ve güzergâhlarına monte etmektedirler.
Bu kültürel hırsızlık karşısında biz saf Gümüşhaneliler sadece seyretmekte ve benim gibi kinini şiir ve böylesi yazılarla ifade etmekten öteye geçememektedirler.
Ama adamlar her işi bizlerden her daim en iyi bildikleri için Merhum Vali Halil Rıfat Paşa’nın;
“Gidemediğin yer senin değildir” özlü sözünü gözümüze soka soka tarihi ve coğrafi değerlerimizi bir bir istila etmektedirler. Çakırgöl’ün mis suyunu onlar bir taraftan içerken diğer taraftan bizim suları şişeleyerek beş litresi 23 liradan bize satmaya, hemen her gün yaylalarımıza konteyner koymaya, gecekondu yapmaya devam ediyorlar.
Zamanında atalarımızın kucak açtığı bu arkadaşları tabiri caizse “Merhametten maraz doğar” hükmü gereği idrak edip; bugün biz torunları şehrimizin yaylasından, toprağından sonucu ne olursa olsun tatlılıkla ve anlaşarak uzaklaştırmak vacip değil artık farz olmuştur.
Bu nedenle bu hareketi başlatan, destekleyen tıpkı Yağmurdereli kardeşim Ersin Tosun gibi her daim yanında olmalı ve bu topraklar Gümüşhane’nin ve Gümüşhanelilerindir diye haykırmalıyız.
Çeyrek asırdır büyüdüğüm, yaşadığım ekmeğini kazanarak yediğim şehrin hegemonyasından, istilasından, kibrinden bir an evvel kurtulmalıyız. Ve o şehrin ticari, eğitim, sağlık ve sosyal alanı içinde zirveye çıkan Gümüşhanelilerin özlerine dönerek Gümüşhane kimliğini gururla taşımalarını beklemekteyiz.
Not: Gümüşhane Valiliği’mizi yaylalarımızda yapılan kaçak yapıları yerle bir ederek Gümüşhanelilerin yalnız olmadığını göstermeleri yüzünden yürekten alkışlıyoruz.
ADI BİZİM
Elin oğlu kullanıyor,
Her ne varsa çullanıyor.
Bir yerlerden kollanıyor,
Kadırga'nın adı bizim.
Ezelinden böyle huyu,
Asırlardır içer suyu.
Sanki dersin dipsiz kuyu,
Çakırgöl'ün adı bizim.
Yıllar sonra çık ortaya,
Büyük küçük koy çantaya.
Gel bir yerden çök Santa'ya,
Dumanlı'nın adı bizim.
Talan etmiş dağlarımı,
Kullanıyor bağlarımı.
Bilmez geçen çağlarımı,
Taşköprü'nün adı bizim.
Gümüşhane gör çalanı,
Söyletme durdur yalanı.
Kul Hayalî der olanı,
Zigana'nın adı bizim.