GÜMÜŞHANE’NİN 2025 KARNESİ
İlköğretim yıllarında aldığımız karnelerin sol tarafında ders notlarımız, sağ tarafında ise davranış notlarımız bulunurdu. Gümüşhanemizin davranış notlarını gösteren; devletine ve milletine bağlılık, huzur kenti olması, insanının samimiyeti, ve kurallara bağlılığı gibi konularının bugün de “pekiyi” olduğunu, çok şükür görebilmekteyiz. Karnemizin sağ tarafı, insanımızın kalitesini ve
yüksek karakterini ziyadesiyle göstermektedir.
Karnemizin sol tarafı ise, ne yazık ki “imdat” çağrısı yapmaktadır. Ekonomik göstergeler çok dibe vurmuş durumda. İlin üretim kapasitesi sınırlı, ihracat zayıf, istihdam alanları dar. Bir zamanlar şehir ekonomisinin taşıyıcı kolonları olan bazı işletmelerin kapanmasının etkisi hâlâ derin şekilde hissediliyor. Esnaf zorlanıyor, yılların büyük işletmeleri kapanıyor, gençler ise umutlarını burada değil başka şehirlerde arıyor. “Nüfus kaybı” ekonominin nefes borularınında daralması demek. Kişi başına milli gelirde bölgede sonuncuyuz. Yani matematikte geçer not bile alamamışız.
Coğrafyamızın bize sunduğu zenginliklerden hala tam verim alamıyoruz. Madenlerle ilgili bir kalıcı işletmemiz yok. Maden kapanınca geriye işsizlik, bozulmuş doğa ve sağlığa zararlı posası kalmaktadır. İşletebilir arazinin %93’ü maden arama ruhsatı verilen yerde, turizmin gelişmesinin ne kadar olacağı ayrı bir sorun. Süleymaniye Kayak Merkezi hala hayal, Turist Karşılama Merkezi henüz proje, Balyemez konağı müze olmayı bekliyor. Övünç kaynağımız olan temiz havası ve doğal güzellikleri de kaybedersek, coğrafya “kader” değil “keder” olacak.
Sosyolojik alanda da işler karışık. Şehrin kanayan yarası “Gümsaş Yaşam Evleri” konusu, bu yılda çözülemediği gibi kangren olmak üzere. Şehir içi trafiği zaten tam bir keşmekeş. Yeterli park alanı yok. Şehrin en işlek yeri olan Atatürk caddesinde, aracınızı durdurup ekmek dahi alamıyorsunuz. Halkta, işletme sahipleri de bundan aşırı muzdarip, acil çözüm gerekiyor.
2025 yılında Gümüşhane’de önemli bir kamu veya özel sektör yatırımı olmadı. Eğitim Akademisi, Çağrı Merkezi gibi yatırımlar umutla 2026’yı bekliyor. Yine teşvikte 6. Bölge olmamızın sağlaması gereken yatırımlar da henüz gelmedi. Yıllardır inşaat aşamasında bekleyen spor salonu da yapılmadı. Eski terminal, eski adliye hala boş. AVM yine yapılamadığı gibi klimalı duraklarda artık ısıtmıyor. Fiziki olarakta gelişmediğimiz gibi eksiye gidiyoruz.
Gümüşhane’nin sosyal ve siyasi karnesi de zayıf. Gümüşhanede ki ekonomik olumsuz tabloyu kalıcı hâle getiren asıl faktör, şehirdeki etkisiz kalan siyaset anlayışı. Yönetim reflekslerine baktığımızda, planlı kalkınma yerine günü kurtaran, kalıcı çözüm yerine geçici pansuman yapan politikalar öne çıkıyor. Şehrin gerçeklerini tartışmak ve etkili çözümler getirmek yerine; mutad doktor atamalarını ve bakanlıklardan verilen küçük bağışları başarı sayan bir anlayış hakim. Eleştirel akıl üretmekten çekinen, sorunları yüksek sesle ifade etmekten uzak duran, küçük olsun benim olsun anlayışına hakim bir siyasi iklim var. Böyle olunca da şehirde gerçekçi bir tartışma ve etkili gündem zemini oluşmuyor. Demokrasinin gereği olan eleştiri lüks, sorgulama risk, susmak ise güvenli alan hâline geliyor.
Siyasetin etkisinin şehirde tam anlamıyla yansıması için, genel merkezin güçlü olması tek başına yetmez. O gücü şehre yönlendirecek ehil ve etkili irade gerekir. Yerel yöneticilerin performansı, Ankara ile ilişkilerin etkinliği, sivil toplumun sesi ve toplumun beklentilerinin karşılandığına yönelik ruh hali, hepsi birbirini besleyerek başarıyı oluşturur. Siyasetin şehirle bağının zayıflaması ise, iktidarlar için en tehlikeli gelişmedir. Çünkü şehir, yönetimdeki siyasileri bir çözüm aracı olarak görmediğinde, doğal olarak çözüm gördüğüne yönelecektir.
Yıllardır “potansiyeli yüksek ama kaderi sabit” bir şehir olarak tanımlanan Gümüşhane, siyasi ve ekonomik olarak 2025’te sınıfta kalmıştır.
2026’da ise şu sorunun cevabını beklemektedir: Üreten, söz sahibi, kendi geleceğini tayin eden bir şehir mi olacak; yoksa etkisiz siyasilerle yönetilen, gelişmeyi önleyici bürokrasiye takılı, küçük kırıntılarla avunan, sesini çıkarmaktan korkan küçük bir taşra kenti olarak mı kalacak?
Sonucu yine Gümüşhane insanının gayreti ve rabbimizin taktiri belirleyecektir.
Yunus Emre’nin sözüyle bitirelim.
Kader gayrete aşıktır…
29.12.2025 Av. Ali Haydar Dereli