Toprağından Kopmayan Bir Cumhuriyet Mühendisi: Hasan ATAMAN
1928 yılında Gümüşhane’nin Reksene Köyünde Dünyaya gelen Hasan Ataman, Cumhuriyet’in yokluk yıllarında yetişmiş; emeği, disiplini ve memleket sevdasıyla iz bırakmış bir kuşağın temsilcisidir. Babası, çevrede “Ormancı Mustafa Efendi” diye anılan, İstiklâl Gazisi, hatırı sayılır bir eşraftı. Bu köklü aile terbiyesi, Hasan Ataman’ın karakterine erken yaşta sorumluluk, vatan sevgisi ve dürüstlük olarak yansıdı.
İlkokula Torul’da başladı; öğrenim hayatını Gümüşhane’de sürdürdü. Erzurum Lisesi’nde parasız yatılı okuyarak mezun oldu. Bu yıllar, onun için yalnızca bir eğitim süreci değil, aynı zamanda irade ve dayanıklılık sınavıydı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden 1953 yılında İnşaat Yüksek Mühendisi olarak mezun olduğunda, Türkiye’nin imar ve kalkınma hamlesine omuz vermeye hazır bir mühendis olarak hayata atıldı.
Meslek yaşamındaki ilk önemli görevi, Şavşat Munsuat Sulama Projesi oldu. Ardından Gümüşhane Bayındırlık Müdürlüğü’nde ve müteahhitlik faaliyetlerinde bulundu; daha sonra Devlet Su İşleri (DSİ) Bölge Müdürlüğü yaptı. Kurucusu olduğu Ataman İnşaat firmasıyla yurt içinde ve Suudi Arabistan’da çeşitli inşaat projelerini hayata geçirdi. Bodrum’da Reksene Tatil Köyü’nün yapımında da emeği geçti; fakat nerede çalışırsa çalışsın, aklı ve gönlü doğduğu topraklardaydı.
1953 yılında İrfan DOĞAN’ kızı Hikmet Hanım ile evlendi. Bu birliktelikten Sevgül, Banu, Bülent, Sahrap, Ayşe ve Leyla isimlerinde altı evlat dünyaya geldi. Ailesi, onun hayatındaki en büyük zenginliklerden biriydi.
Bu evlatlar içinde özellikle kızı Sahrap Ataman Soysal, gastronomi alanında Türkiye genelinde isim yapmış; başta Gümüşhane mutfağı olmak üzere Türk mutfağını dünyaya tanıtan bir duayen olarak öne çıkmıştır. Sahrap Ataman, zaman zaman Gümüşhane’yi ziyaret ederek birikimlerini hemşehrileriyle paylaşmış, yerel mutfağın yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması için gönüllü katkılar sunmuştur. Bu yönüyle o da, babasının izinden giderek memleketine vefa borcunu bilgi ve emekle ödeyen bir Gümüşhane sevdalısıdır.

Hasan Ataman, yalnızca bir mühendis değil; aynı zamanda yaşadığı toplumun sorunlarına kayıtsız kalmayan bir yurttaştı. Siyasetle de ilgilendi; 1970’li yıllarda Gümüşhane’den milletvekili adaylığı bulundu, Samsun Belediye Başkanlığı için de şansını denedi. Az bir oy farkıyla kaybetse de, siyaseti hiçbir zaman kişisel hırsa dönüştürmedi. Onun için siyaset, memlekete hizmet etmenin bir başka yoluydu; sonuç ne olursa olsun “nasip” dairesinde karşılandı.
Yetiştiği dönemin saygın yüksek mühendislerinden biri olarak, Reksene Tatil Köyü gibi büyük projelerde görev almasına rağmen, doğduğu Gümüşhane-Reksene topraklarını hiç unutmadı. Kardeşleri Turgut, Turan ve Targan ile birlikte memleketini ziyaret etmekten, köy havasını solumaktan, eski dostlarla bir çay içmekten büyük mutluluk duyardı.
Son yıllarını İstanbul’da yaşamayı tercih eden Hasan Ataman, Cumhuriyet değerlerine bağlı, Atatürk düşüncesini benimseyen ve çevresine yayan ileri görüşlü bir aydın olarak anıldı. Görevini sessizce yapan, gösterişten uzak ama sağlam eserler bırakan bir mühendis; memleketine karşı sorumluluğunu her şartta yerine getiren bir yurttaş olarak hafızalarda yer etti. 2010 yılıda hakka yürüdüğünde geriye Reksene semalarında yankılanan bir Hasan ATAMAN efsanesi bıraktı.
Hasan Ataman’ın hayatı, Cumhuriyet’in yetiştirdiği teknik aklın, vatan sevgisiyle birleştiğinde nasıl kalıcı bir iz bırakabileceğinin sade ama güçlü bir örneğidir.
Yusuf Sadık, Eğitimci, Yazar, Gazeteci, Emekli Milli Eğitim Müdürü
