Ara
Gümüşhane
Kapalı
4°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,7430 %0.04
51,9383 %0.03
7.018,82 % 0,04
BU FOTODAKİ SEN MİSİN ?

BU FOTODAKİ SEN MİSİN ?

YAYINLAMA:

Ülkemizde dolandırıcılık yöntemleri, teknolojinin gelişimine bağlı olarak sürekli değişmekte. 
Son zamanların en çok kullanılanı ise, telefona gönderilen “Bu fotoğraftaki sen misin ?”linki. Masum bir merak sorusu gibi görünen bu mesaj, aslında dev bir tuzak. Linke tıkladığınızda tüm şifreleriniz ve hesaplarınız artık gitmiş oluyor.
Bu yolla yaklaşık 10 milyon kişiye mesaj atan ve vatandaşlarımızı 400 milyon TL dolandıran suç örgütünden bahsediliyor.

Bir başka dolandırıcılık yöntemi ise,  telefonunuza gelen “Hakkınızda icra takibi başlatılmıştır” bildirimi ya da “Uzlaşma dosyanız var” mesajı.  Bu mesaj çoğu kişide panik etkisi yaratıyor. 
Dil resmî, ton sert, gönderen adı sözde bir hukuk bürosu. Dolandırıcıların ustalığı tam burada başlıyor. Çünkü korku duygusu devreye girdiğinde insan zihni düşünmeyi bırakıp tepki vermeye başlıyor. O an linke tıklayan kişi, aslında yalnızca bir bağlantıya değil, kendi dijital kasasının kapısına dokunmuş oluyor.

Gerçekte hiçbir mahkeme, savcılık ya da resmî kurum vatandaşa SMS linki gönderip ödeme talep etmez. Tebligatın usulü bellidir, dili nettir, yöntemi resmîdir. Fakat dolandırıcılar teknik sistemlerden çok insan psikolojisini hedef alır. “Son gün”, “yasal işlem”, “ceza”, “hesap kapatılacak” gibi ifadeler özellikle seçilir. Bunlar beynin alarm mekanizmasını tetikleyen kelimelerdir. Alarm çaldığında mantık geri çekilir, refleks öne çıkar.
Dolandırıcılık formülü aslında son derece nettir: otorite hissi oluştur, aciliyet duygusu yarat, ardından link gönder.

Bir başka yöntem ise güven halkasına sızmaktır. “Anne benim”, “patronunum”, “arkadaşın yazıyor” mesajları teknik saldırıdan ziyade insani değerleri hedef alır. Çünkü insan yabancıdan şüphe eder ama tanıdığına inanır. “Fotoğrafta sen varsın” ya da “hakkında video çıktı” mesajları ise merakı hedef alır. Tarih boyunca dolandırıcıların en güçlü silahı korku kadar merak olmuştur; çünkü insan zihni bilinmeyeni öğrenmek ister.

Sahte banka bildirimleri, kargo mesajları, ödül kazandınız içerikleri… Bunların hiçbiri rastgele hazırlanmış metinler değildir. Hepsi psikolojik mühendislik ürünüdür. İnsan beyni otoriteye itaat etmeye meyillidir; resmî görünen bir mesaj sorgulama eşiğini düşürür.

Dolandırıcıların en büyük avantajı insan doğasını iyi okumalarıdır. Bu yüzden bu suçlar bireysellikten ziyade sistematiktir. Bir çete yakalanır, diğeri kurulur. Sorun yalnızca suçlular değil, toplumun dijital refleks eksikliğidir.

Bugün telefonlarımız banka şubesi, kimlik cüzdanı, arşiv ve özel hayat kasası haline gelmiş durumda. Böyle bir cihazı korumanın yolu antivirüs programlarından önce farkındalıktır.

Unutmayalım ki; dolandırıcıların en büyük silahı, insanın merakı, aceleciliği ve dikkatsizliğidir. 
Şüphe duymak ve araştırmak, dijital çağda kişisel savunma refleksidir.

“Bu dolandırılan siz misiniz ?” olmamak için…

16.02.2026  Av. Ali Haydar Dereli

Yorumlar
Z
Ziyaretçi 9 saat önce
Muhteşem bir yazı. Allah'ım razı olsun üstadım. En uyanığımız bile bu tuzağa düşüyor. İsmail Hayal
BEĞENME
0
CEVAPLA