MÜREKKEP LEKESİ
Gel gör ki birbirleri için yaratılmış gibi görünseler de -yazının yükü sırtına kalan kalem görünmez, görünen kağıt ve mürekkeptir- her mürekkep her kağıda göre değildir.
Oysa muhatabı hangi kağıt olursa olsun sadece tutunmak ister mürekkep; kendini devretmek, birleşmek, bütünleşmek, görünmek.
Gitmeye değil kalmaya, dönmeye değil yerleşmeye kararlıdır. Gelgeç bir eylem değildir mürekkeple yazı yazmak.
Neticede kurşun kalemin geçicilik mümkününe rağmen mürekkep kalıcılık iddiasındadır.
Ebedilik ister o.
Pahalı bir murattır bu.
Bazı olur içi içine sığmadığında, kendini daha fazla tutamadığında başkaldırsa, söylemek istediğini eline yüzüne bulaştırır.
Bu iç dökmeden geriye kağıdın yüzünde kocaman bir leke kalır.
Yazı al baştan yeniden yazılır.
Lakin niyeti halistir onun.
Tutamaz kendisine yükleneni.
Bir an evvel göstermek ister.
Bu yüzdendir haddini aşmaları...
“Üç derdim var birbirinden ayrılmaz
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm”diyen
Karacaoğlan ölmedi,
“Enel Hak” diyen,
Hallacı Mansur İdam edilse de ölmedi,
“Aşkın yolu, gönülden geçer” diyen,
Nesimi derisi yüzülse de ölmedi,
“Ferman padişahınsa dağlar bizimdir” diyen,
Dadaloğlu ölmedi,
“Tüfek icad oldu mertlik bozuldu” diyen,
Köroğlu ölmedi,
“Benim sadık yarim kara topraktır”
diyen
Veysel ölmedi,
Eline, beline, diline sahip çık diyen,
Hacı Bektaş Veli ölmedi,
“Dostun bir tek acı sözü öldürür beni” diyen,
Pir Sultan Abdal ölmedi,
“Ölürse tenler ölür, canlar ölesi değil" diyen,
Yunus ölmedi,
"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." Diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ölmedi.
“Ey mü'minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız.
O emanetler, Allah'ın kitabı Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin sünnetidir.” diyen,
Hz. Muhammed (s.a) taşlandı ama ölmedi.
“Baki kala boş kubbede hoş bir sada bırakmak” tıpkı “mürekkep lekesi” gibi “haddini aşmak” kalıcı olmak, bir şeyler söylemek gerekir.
Aşık Veysel’in dediği gibi;
Aşıklara gurbet bülbüle firkat
Derdimi sorarsan dürülü kat kat
Ey gönül derdinden etme şikayet
Yüce dağlar gurur duyar karından
Söyleyenler değil bu dünyada hiçbir şey söylemeyeler öldü.
Ernail Koç