KURU MEKTUP
İlimiz Yaydemir Köyü’nden rahmetli Zeki Uğur, ismiyle müsemma, çok zeki ve pratik cevaplı bir şairdi. Gurbete giden bir oğlu, uzun zaman sadece mektup gönderip para göndermeyince, ona nüktedan bir dörtlük yazmıştı:
“Kuru mektup gelsin gitsin,
Allah ömrün uzun etsin,
Yaş dolaştı Zeki netsin,
Bana hayrın olmayınca”
“Kuru Mektup” tabiri zamanla halk dilinde yerleşmiş olup; iş hayatında bürokraside ve özellikle de siyasette yetkisi olduğu halde, etkisiz kalan kişileri ifade etmek için kullanılmıştır.
Gümüşhane siyasetinde kuru mektup olmayıp, cesaretiyle iz bırakan siyasetçilerin başında Zeki Kadirbeyoğlu gelir. Kurtuluş Savaşında Erzurum Kongresi üyesi olmuş, Son Osmanlı Mebusan Meclisine seçilmiş, 1923-1927 yıllarında Gümüşhane Mebusluğu yapmıştır. Hatta bu dönemde, Atatürk’ün belirlediği liste dışında seçilen tek vekildir. Yine 3 Mart 1924 tarihli “Hilafet’in kaldırılması ve Hanedan’ın Türkiye dışına çıkarılması” kanun teklifine karşı oy kullanan tek milletvekilidir. Bu muhalefetin doğru veya yanlış oluşu ayrı bir konu olup, o zamanın İstiklal Mahkemesi şartlarında buna cesaret edebilmek neredeyse imkansızdı. Tek başına da olsa, bu cesur ve ilkeli duruş, Atatürk’ün de takdirini kazanmıştı.
Kişiliği ve eserleriyle iz bırakanların başında sayın Av. Mahmut Oltan Sungurlu gelir. 5 dönem bakanlık yapmasına karşın, hiçbir şaibede adının geçmemesi, memleketine kazandırdığı sayısız eserler ve devlet kademesine yerleştirdiği yüzlerce hemşehrisi ile, Gümüşhanelinin gönlünde müstesna bir yer edinmiştir.
Sadece 1 dönem vekil olmasına rağmen, girişkenliğiyle sağladığı yatırımları ve milletin sorunlarıyla yakından ilgilenmesiyle sayın Sabri Varan; özellikle sağlık alanındaki hizmetleri, ve mükemmel hitabıyla Gümüşhanelinin bakan olmasını beklediği sayın Kemalettin Aydın; muhalif belediye başkanı olmasına rağmen kazandırdığı eserler ve samimiyetiyle gönüllerde taht kuran rahmetli Mustafa Canlı, iz bırakan diğer siyasiler olarak dikkat çekmektedir.
Gümüşhanemizde iz bırakan siyasiler kadar dikkat çeken bir diğer hususta, çözülmeyipte adeta izlenmeye bırakılan konulardır:
Ölüm Yolu adı verilen Torul-Tirebolu yolunda, ne zaman facia olacağı izlenmektedir.
Tersun-Pöske-Vauk-Köse tünellerinde, ne zaman yolun kapanacağı izlenmektedir.
Santa-Taşköprü-Çakırgöl havzasının, ne zaman Trabzon’a bağlanacağı izlenmektedir.
Gümsaş Yaşam Evleri Projesinin, insanımızı daha ne kadar yıpratacağı izlenmektedir.
Sayın Tanış’ın çırpınmasına rağmen, Bahçeli’de tozdan kaç kişinin kanser olacağı izlenmektedir.
İşsizlik nedeniyle nüfusun azalmasıyla, daha kaç işletmenin kapanacağı izlenmektedir.
Demiryolu sahile bağlanırken, Gümüşhane’nin nasıl baypass edileceği izlenmektedir.
Siyaset, halka hizmet için yapılması gereken bir bayrak yarışıdır. Milletimiz hizmet yapanı da, usulen koltuk işgal edeni de iyi görmektedir. Bu nedenle İl başkanından vekiline, belediye başkanından encümenine kadar yetkili olan herkes, izlemek değil, görevinin gereklerini layıkıyla yerine getirmek zorundadır.
“Kuru Mektup” olmamak için…
23.03.2026 Av. Ali Haydar DERELİ