Sosyal Güvenlik
“İnsan Onurunun Sessiz Teminatı olduğu kadar yalnız başına bir hak değil, toplumsal dayanışmanın da en güçlü temelidir.”
Bazı sözler vardır; yalnız kulağa değil, vicdana da hitap eder. İşte sosyal güvenlik üzerine söylenmiş bu anlamlı ifade de yalnızca bir devlet anlayışını değil, bir milletin birbirine olan bağlılığını anlatır. Çünkü sosyal güvenlik, sadece maaş bağlayan bir sistem değil; insanı yalnız bırakmayan bir merhamet köprüsüdür.
İnsan hayatı düz bir yol değildir. Sağlık vardır, hastalık vardır… Gençlik vardır, yaşlılık vardır… Çalışılan yıllar vardır, bir de çalışamayacak hâle gelinen günler… İşte sosyal devlet anlayışı, insanın en zayıf anında yanında duran görünmez bir eldir. O elin adı da sosyal güvenliktir.
Bir toplum düşününüz ki; yaşlısını kaderine terk etmiyor, emeklisini yok saymıyor, işçisinin alın terini koruyor, hastasını çaresiz bırakmıyor… İşte orada yalnız kanun değil, vicdan da işlemektedir. Çünkü sosyal güvenlik sadece ekonomik bir mesele değildir; aynı zamanda insanlık ölçüsüdür.
Bugün bir emeklinin aldığı maaşta yılların yorgunluğu vardır. Bir işçinin sigortasında çocuklarının geleceği saklıdır. Bir yetimin aldığı destekte, toplumun vicdanı vardır. Bu yüzden sosyal güvenlik kurumları yalnızca resmî binalardan ibaret değildir; onlar milletin dayanışma hafızasıdır.
Ne hazindir ki bazen insanlar, sosyal güvenliği yalnızca maaş günlerinden ibaret sanıyor. Oysa mesele bundan çok daha derindir. Sosyal güvenlik; “Sen yalnız değilsin” diyebilen bir devlet anlayışıdır. Bir annenin huzurudur, bir babanın geleceğe güvenle bakabilmesidir. Yıllarca memlekete hizmet etmiş insanların, ömürlerinin sonbaharında unutulmamasıdır.
Toplumları ayakta tutan yalnız ekonomi değildir. Asıl güç; paylaşma kültürü, dayanışma ruhu ve birbirinin yükünü taşıma ahlakıdır. Eğer güçlüler güçsüzü korumuyorsa, zengin fakirin hâlini bilmiyorsa, genç yaşlıya vefa göstermiyorsa; orada sadece insanlar değil, değerler de yorulmuş demektir Bu nedenle sosyal güvenlik sistemi, bir milletin medeniyet seviyesini gösteren en önemli aynalardan biridir. Çünkü insanı koruyan devlet büyür, insanını unutan devlet küçülür.
Bugün bizlere düşen görev; sosyal güvenliği yalnız bir kurum olarak değil, toplumsal kardeşliğin temeli olarak görmektir. Çünkü yarın hangi kapıya ihtiyaç duyacağımızı hayat bize önceden söylemez.
Unutulmamalıdır ki;
Bir toplumun gerçek zenginliği, kasasındaki para değil; insanına verdiği değerdir. Ve sosyal güvenlik, işte o değerin en sessiz ama en güçlü mühürlerinden biridir.
“Sosyal Güvenlik Haftası kutlu olsun”
Yusuf SADIK, Eğitimci, Yazar, Gazeteci, Emekli Milli Eğitim Müdürü