KURTULUŞ SAVAŞI’NDA GÜMÜŞHANE
Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi olan Kurtuluş Savaşı, hem cephede hemde cephe gerisindeki büyük fedakarlıklarla kazanılmış büyük bir zaferdi. Anadolu’nun dört bir yanında fedakârlık gösteren şehirlerin, köylerin ve isimsiz kahramanların ortak direnişiydi. İşte bu şehirlerden biri de Gümüşhane’dir.
Gümüşhane her ne kadar büyük meydan muharebelerinin merkezi olmasa da, Millî Mücadele yıllarında üstlendiği lojistik, toplumsal ve manevî görevlerle Doğu Karadeniz’in en önemli destek bölgelerinden biri olmuştur.
Mondros Mütarekesi’nin ardından Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi Gümüşhane’de de büyük bir endişe hâkimdi. Özellikle Doğu Karadeniz’deki Pontusçu faaliyetler ve işgal korkusu, bölge halkını harekete geçirmiştir. Bu süreçte Gümüşhane’de, Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti ve Şark Vilayetleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile bağlantılı yerel direniş komiteleri kurulmuştur. Bu yapılar; halkı Millî Mücadele etrafında toplamak, Ankara Hükûmeti’ne destek vermek ve bölgenin güvenliğini sağlamak amacıyla faaliyet yürütmüştür.
O dönemde Gümüşhane’nin en önemli özelliği, Trabzon-Erzurum hattı üzerindeki stratejik konumuydu. Trabzon limanı, Anadolu’ya silah ve mühimmat girişinin önemli merkezlerinden biri hâline gelmişti. Limana ulaşan cephane ve malzemelerin Erzurum’a, oradan da cephelere aktarılması gerekiyordu. İşte bu noktada Gümüşhane kritik bir görev üstlenmiştir. Gümüşhaneli milisler ve gönüllüler; kervan yollarını korumuş, cephane sevkiyatlarına eşlik etmiş, dağ geçitlerinde güvenlik sağlamıştır. Bu faaliyetler özellikle Doğu Cephesi’nin ayakta kalmasında büyük rol oynamıştır.
Kurtuluş Savaşı yıllarında din adamları da Millî Mücadele’nin önemli taşıyıcı unsurlarından biri olmuştur. Gümüşhane’de görev yapan bazı müftü, imam ve medrese hocaları; cuma hutbelerinde halkı bağımsızlık mücadelesine destek vermeye çağırmış, yardım kampanyaları düzenlemiş ve gönüllü birliklerin oluşmasına katkı sağlamıştır. Özellikle Şiran Müftüsü Hasan Fahri Efendi’nin, Erzurum Kongresi’nin açılışında yaptığı dua tarihî bir anlam taşımaktadır. Bazı kaynaklarda Mustafa Kemal Paşa’nın da bu duadan etkilendiği belirtilmektedir.
Millî Mücadele döneminde Gümüşhaneliler yalnızca lojistik destek vermemiş, cephelerde de görev almıştır. Başta Doğu Cephesi olmak üzere Kazım Karabekir Paşa komutasındaki birliklerde çok sayıda Gümüşhaneli asker yer almıştır. Yerel anlatımlarda Kadirbeyzadeler, Emirzadeler ve Çavuşoğulları gibi ailelerin mücadeleye önemli katkılar sunduğu aktarılır.
Bugün Kurtuluş Savaşı denildiğinde akla çoğu zaman büyük meydan savaşları gelir. Ancak zafer yalnız cephede değil; cephane taşıyan kervanlarda, camilerde yapılan dualarda, halkı örgütleyen yerel direniş hareketlerinde de kazanılmıştır.
Gümüşhane’nin Millî Mücadele’deki yeri de tam olarak budur: Sessiz ama vazgeçilmez, sarsılmaz bir destek hattı.
19 Mayıs’ın 107. yıldönümünde, Başta Gazi Mustafa Kemal ve Kazım Karabekir olmak Türk Kurtuluş destanını yazan tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyoruz.
Ruhları şad, makamları cennet olsun…
19.05.2026 Av. Ali Haydar DERELİ