Gümüşhane
Açık
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,4475 %0.18
53,2811 %-0.41
6.313,94 % -0,48
KIYMETLİ VELİLER, DEĞERLİ ANNELER, BABALAR VE SAYGIDEĞER ÖĞRETMENLER

KIYMETLİ VELİLER, DEĞERLİ ANNELER, BABALAR VE SAYGIDEĞER ÖĞRETMENLER

YAYINLAMA:

Son yıllarda toplumumuzda ilginç bir akım hızla yayılıyor: mezuniyet çılgınlığı.

Eskiden mezuniyet denildiğinde akla üniversite gelirdi. Çünkü üniversite mezuniyeti, yılların emeğinin, mücadelesinin ve başarısının sembolüydü. Bir anlamı, bir ağırlığı, bir gururu vardı.

Bugün ise anaokulundan ilkokula, ilkokuldan ortaokula, ortaokuldan liseye kadar her geçiş dönemi adeta görkemli bir mezuniyet törenine dönüştürülüyor. Sanki çocuklarımız dünyanın en prestijli üniversitelerinden mezun oluyormuş gibi organizasyonlar yapılıyor, kıyafetler alınıyor, salonlar tutuluyor, fotoğraf çekimleri düzenleniyor.

Peki durup hiç düşündük mü?

Bu gösteriş yarışının aile bütçelerine yüklediği ekonomik külfeti...

Çocuklarımızın omuzlarına farkında olmadan yüklediğimiz beklentileri...

Ve en önemlisi, onların çocukluklarını ellerinden alışımızı...

Özellikle küçük yaşlardaki kız çocuklarının yetişkin birer manken gibi hazırlanması, ağır makyajlarla sahneye çıkarılması, yaşlarının çok ötesinde bir görüntüye büründürülmesi gerçekten düşündürücüdür. Oysa çocuk dediğimiz şey; doğallığıyla, saflığıyla, masumiyetiyle güzeldir.

Yüzlerine sürülen makyaj sadece bir renk değildir; bazen çocukluğun o eşsiz sadeliğini de gölgeleyen bir maskeye dönüşür.

Çocuklarımızı oldukları gibi sevelim.

Onları yetişkinlerin dünyasının gösteriş yarışına sürüklemeyelim.

Bırakalım çocuklar çocuk gibi büyüsün.

Bırakalım yanaklarındaki doğal pembelik, yüzlerindeki masum gülümseme, en pahalı kıyafetlerden ve en gösterişli organizasyonlardan daha değerli olsun.

Çünkü çocukluk bir daha geri gelmez.

Anne ve babaların gururu, çocuklarının ne kadar süslü göründüğünde değil; ne kadar mutlu, sağlıklı, ahlaklı ve özgüvenli bireyler olarak yetiştiklerinde saklıdır.

Gelin çocuklarımızın çocukluğunu kutlayalım; mezuniyetlerini değil.
Saygılarımla...
 

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız