“AĞLATIRSA MEVLAM YİNE GÜLDÜRÜR”
Bu sözler Yunus Emre’nin şiirinin son satırı olup bestelenmiş ve hemen hemen herkesin mırıldandığı da bir eserdir.
///
Hayati İnanç bu durumu çok güzel izah eder;
“Sana gelen belâ müstakbel nimetin ambalajıdır, aklında bulunsun .
Niye verildi o belâ?
Nimet gelecekte ondan, haberci.”
///
Nitekim Yunus aynı şiirin diğer kıtasında da şöyle der;
Bu dert benim munisimdir (cana yakınımdır)yarimdir
Arşa çıkan benim ah ü zarımdır (ağlamamdır)
Seni ağlatan lutf ıssı(güzellik sahibi) kerimdir
Ağlatırsa mevlam yine güldürür.
///
“Allah imhal eder ama ihmal etmez” denir ve günü geldiğinde tecellisini gösterir.
Nitekim ben bunun tecellisini
“AŞKI FISILDAYAN SES” bestekar, güfteci, adına “neveser” makamı izafe edilen,
16 yaşında topçu subayı Mehmet Ali Üsküdarlı ile evlenen, evliliğin henüz ikinci yılında eşinin Çanakkale Savaşı'nda şehit düşmesi sonucu içine kapanan,
eserlerinde kendi ifadeleri ile
“Teessür, ızdırap, neşe ve sevinç gibi olaylar, eserlerim üzerinde geniş bir tesir yapar.” diye açıklayan,
acıların kadını NEVESER KÖKDEŞ’in hayatında çok net gürür ve çok çok da duygulanırım.
///
Neveser Kökdeş, ağabeyi Muhlis Sabahattin’in öne çıktığı dönemde eserlerini kendine saklamayı seçer.
Muhlis Sabahattin’in artık iyice hasta olup unutulmaya başladığı kırklı yıllarda bazı şarkılarını İstanbul Radyosu’na gönderir. Ama aradan aylar geçmesine rağmen radyodan bir ses çıkmaz.
Neveser Kökdeş’in şarkılarını Türk Müziğine uygun bulmazlar.
///
Neveser hanımın ilk eseri hazin bir gün olan 13 Şubat 1947’de, ağabeyi Muhlis Sabahattin’in cenazesinin kaldırıldığı gün yayınlanır.
///
Neveser Kökdeş bu olayı şöyle anlatıyor:
“Ağabeyim Muhlis Sabahattin Bey’in öldüğü gündü. Dünyam başıma bir kere daha çökmüş, perişan, bitkin mezarlıktan dönüyordum. Yol üzerindeki kahvelerden gelen bir şarkı sesi ile irkildim. Durdum, dinledim. Şu şarkı çalınıyordu radyoda:
Gülüyorsun güzelim gül güle gülmek yaraşır
Bakamam gözlerine bakmaya gözler kamaşır
Gönül hicrân ü elemle gece gündüz savaşır
Bakamam gözlerine bakmaya gözler kamaşır
///
“Bu benim aylar önce radyoya gönderdiğim ve artık çalınıp söylenmesinden zerrece ümidim kalmayan bir şarkıydı. O an, işte sevincim ve kederim birbirine karıştı ve ben o gün, bu gün, birbirine sarmaş dolaş olmuş üzüntümü ve sevincimi birbirinden asla ve asla ayıramadım gitti.”
///
Biz onu eserleriyle hep sevdik.
"Ruhumda neş'e hayale daldım" "Sevmek seni bir suç ise",
"Gül olsam ya sümbül olsam",
“Canandan uzak kaldım",
“Bir emele bir ah çeksem",
"Hüsranla gönül hep inler",
"Gül dalında öten bülbülün olsam".
///
Acıların kadını Neveser hanım;
“Mâzi, nedense bana ısınamadı. Yahut da ben ona ısınamadım.”
dese de,
Yunus ise ne güzel söylemiş değil mi?
Ağlatırsa Mevlam yine güldürür.
Ernail Koç