Gümüşhane
Parçalı bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,6487 %0.04
56,1629 %-0.07
6.671,03 %-0.74
ÖZBEKİSTAN İZLENİMLERİM

ÖZBEKİSTAN İZLENİMLERİM

YAYINLAMA:

Öncelikle yazı uzun olacağından belki okumak istemeyebileceğiniz için şunu söylemek isterim ki;

Özbek vatandaşlarla selamlaşıp Türk’üz, Türkiye’den geldik dediğimizde gözlerinin içi gülüyor, “Ziyaretiz mağbul olsun” diye temennide bulunuyorlar.

Özbekistan, Türk Vatandaşı olarak mutlaka gitmemiz ve bağlarımızı daha da güçlendirmemiz gereken kardeş  ve adeta açık hava müzesi gibi bir ülke.

Kalkınmada tarım, hayvancılık, geleneksel tekstil ve el sanatları ürünlerini geliştirmekle esas büyük yatırımlarını geçmişten gelen İslami eserleri restore ederek ve yenilerini de ilave ederek kültürel turizme önem veriyorlar.

Geleneksel Özbek Pilav’ının pirinci Harezmi bölgesinde üretiliyor. Bu bölge Amuderya, Ceyhun bölgesi olduğu için en sulu bölgesi oluyor.

İslami ve Türk dünyası turizm yatırımları için son yıllarda 4 milyar dolara varan yatırımlar yapmışlar. Bu büyük rakamı genel bütçeden mi karşılıyorsunuz diye sorduğumda;

Unesco, başta Türkiye ve diğer İslam ülkelerinin de yardımları olduğunu söylediler.

Turizmde konaklama ve hizmet sektöründe gayet düzgün yatırımlar yapmışlar geleceğe dair önemli ölçüde satış, kiralama ve konaklama amaçlı gelir elde edecekleri yatırımlara halen ve büyük ölçüde devam ediyorlar.

Otoyol ve şehir içi caddeleri gayet geniş ve tertemiz o kadar ki değil bir çöp, gazel dahi görmezsiniz görevliler devamlı temiz tutuyor. Elinizdeki bir küçücük kâğıdı dahi yere atmaya cesaret edemezsiniz.

Şehirlerdeki ve İbadet yerlerindeki tuvalet ve otopark hizmetleri gayet yeterli ve temiz. Altyapı sorunu yok diyebilmekle sadece internet pek yeterli değil. Tren taşımacılığı gayet düzgün ve tertemiz. Belli ki Sovyetler döneminden kalan disiplinlerini aynen muhafaza ediyorlar.

Birinci derecede en çok ziyaretçisi Çin, Japon, Türk ve Türk Dünyası ülkeleri. Türkiye Türkçesini bilenlerin çoğu Türk dizi filmlerinden veya Türkiye’de çalışırken öğrenmişler.

Her ne kadar sokaktaki insanla bir şekilde anlaşmak mümkün olsa da ülkeler Türk dünyası ile ortak dil ve alfabe üzerinde çalışmalar yapmak gerekir.

Türklük milli şuuru, Tarihe sahiplenmede ve İslami itikadı gayet yerinde olsa da İslami amelde vatandaşını bilgilendirmek biraz da Sovyetler döneminden kalma korkularını gidermek gerekir.

Buna örnek ezan sesi zor duyulacak, hatta iç ezan şeklinde olunuyor. Sorduğumda Sovyet dönemi gizli ibadetin bir alışkanlığından kaynaklı olduğunu söylediler.

Yüzde 10-15 civarında diğer inançların olduğu ülkede İslami inanışta tarikat ve cemaat tarzı faaliyetlerinin olmadığını söylediler.

Belirgin bir sanayi olarak birkaç orta ölçekli fabrika bacalarına, çırçır fabrikası ve çimento fabrikalarına rast geldim.

Genel olarak chevrolet marka arabalar kullanıyorlar. Çünkü chevrolet’in fabrikası olduğunu uygun şartlarda satış yaptıklarını ve her hanede bir araç olduğunu söylediler.

Asgari ücret 100 dolar olmakla birlikte kimsenin bu parayla çalışmadığını, ancak geçici, kısa zamanlı işlerde asgari ücret üzerinden fiyatlandırma uygulandığını söylediler.

Ürün fiyatını maliyet üzerinden üzerine konan kâr esasına göre tespit ettiklerinden ülkelerinin gayet ucuz olduğunu söyleseler de gerçekten bizlere de ucuz ülke intibaını verdiler.

Petrol ihtiyaçlarının yüzde yetmiş oranında ülkelerinden elde ettiklerini söylediler. Araçlarda benzinin yanında elektrik, metan ve proton gazının kullanıldığını gördük.

Yol boyu kilometrelerce yapılmış ve yapımı süren güneş enerjisi tesisleri ve buna bağlı olarak Ceyhun-Seyhun nehirlerinden borularla tarım arazilerine taşınacak su tesisat sistemleri gördük.

Kurutulmuş meyve ve sebze çeşitleri oldukça çok, özellikle Rusya’nın en büyük üzüm tedarikçisi olduklarını söylediler.

Sokaklarda başı boş hiçbir hayvana rastlamadığımız   İgibi geçtiğimiz köy ve tarım arazilerinde hayvan kullanıldığını görmedim.

Sovyetler döneminden kalan halkının eğitimi yanında yeni dönemde önemli ölçüde devlet ve özel sektör tarafından üniversiteler açılmış.

Örnek, Buhara’da üç olan üniversite sayısı 21 olmuş.

Suç oranı, küçük hırsızlık dahil yok denecek düzeyde olduğunu söylediler.

Gerçekten cadde ve sokaklarında güvenli bir şekilde gezebiliyorsunuz.

1991 de ilk liderleri İslam Kerimov’un vefatından sonra yardımcısı Şevket Mirziyayev’i Cumhurbaşkanı olarak seçmişler gayet memnun oldukları için devamlı onu seçtiklerini ve ülke insanının da siyasetle pek ilgilenmediğini o kadar ki bazı vatandaşların seçimlerden bile haberi olmadığını söylediler.

Türkiye’den otelcilik ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren iş insanlarının yanında Koç Holding’in konsorsiyum olarak inşaat sektöründe büyük oranda faaliyetleri var.

Bu gezide Türk İslam alimi Maturudi’nin kabrini restorasyon çalışmaları dolayısıyla, Türk Matematikçi Harezmi’nin kabrini ise bulunduğumuz Hive şehrinin dışında ve zamanımız olmadığı için ziyaret edemedik.

İbni Sina, Harezmi, Mahmut Zamakshari, Biruni’nin eserlerinin ve çalışmalarının bulunduğu çok güzel müze yapmışlar ve müzeyi ziyaret ettik.

Maveraun bölgesinde Türkmenistan sınırını ayıran köprü üzerinden geçtik. Rehberimiz fotoğraf çekmememizi uyardı. Türkmenistan bölgesinden tespit edildiğinde uzun bir soruşturma yapıyorlarmış.

Buradan belirtmek isterim ki her ne kadar tek millet olsalar da iki bağımsız devlet olduğunu unutmayalım.

Şunu da bilmeliyiz ki biz de bu ülkelerle kardeş ülkeyiz. Dolayısıyla kimse bu ülkelere ağabeylik taslamaya kalkmasın. Bu ülkelerin süratle gelişen ve bağımsızlaşan ülkeler olduğunu aklımızdan çıkarmayalım.

Son sözüm; “21. Yüzyıl Türk dünyası yüzyılı olacak” sözü slogan değil tamamen gerçek.Böyle bir Türk ülkesi ile gurur duydum ve gelecekteki gelişmelerinden de gayet emin olarak ülkeme mutlu bir şekilde dönüyorum. 

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız