BÜYÜK FİKİRLER, KÜÇÜK BİR KIVILCIMLA DOĞAR
“Bir Şehrin Moralini Ayağa Kaldıran Festivalin Doğuş Hikâyesi:”
İnsanlık tarihine yön veren büyük buluşların çoğu, ilk bakışta sıradan görünen küçük olaylardan doğmuştur.
Isaac Newton, ağacın altına düşen elmayı herkes gibi gördü; ama o, yerçekimi kanununa giden yolu keşfetti.
Arşimet, hamamda suyun yükseltdiğini fark ettiğinde yalnızca banyo yapmıyordu; kaldırma kuvvetinin sırrını çözerek tarihe geçen "Evreka!" (Buldum,Buldum)haykırışını yaptı. Ardından söylediği "Bana bir dayanak noktası verin, dünyayı yerinden oynatayım." sözü, büyük fikirlerin sağlam bir düşünce üzerine inşa edildiğini anlatan en güzel ifadelerden biri olarak, hafızalara “Kaldıraç Kanunları”olarak kazındı.
Galileo ise Gökyüzüne bakan ilk insan değildi. Ancak teleskobunu göklere çevirdiğinde, insanlığın evrene bakışını değiştirecek “Kopernik teorisini” buldu.Kellesinin gitmesi pahasına “Dünya Dönüyor” deme cesaretini gösterdi.
Gümüşhane'nin bugün gururla sahip çıktığı “Uluslararası Kuşburnu, Pestil, Köme ve Kültür Festivali”nin doğuş hikâyesi de işte böylesine küçük ama anlamlı bir kıvılcımla başladı.
Yıl: galiba ,1993. Komşu bir İl takımıyla oynanan futbol karşılaşmasının ardından yaşanan ve hiç kimsenin arzu etmediği tatsız gelişmelerin olumsuzlukları , Gümüşhane'nin üzerine adeta bir karabulut gibi çökmüştü. Şehir üzgündü, insanlar kırgındı. Oluşan psikolojik travmanın mutlaka dağıtılması, toplumun yeniden ortak bir sevinç etrafında buluşturulması gerekiyordu.
İşte tam da o günlerde, dönemin Vali Yardımcısı Şener Sarıçifçi ile o yıllarda spor camiasının içinde yer alan, bugün ise Gümüşhane'nin saygın iş insanlarından Kaya Büyükbayraktar, yaptıkları bir sohbet sırasında bu konuyu enine boyuna değerlendirdiler.
Konu yalnızca futbol değildi.
Konu, Gümüşhane'nin yeniden moral kazanmasıydı.
Konu, insanların yüzünü yeniden güldürebilecek ortak bir heyecanın oluşturulmasıydı.
Yapılan değerlendirmelerin sonunda şu düşünce öne çıktı:
"İnsanları yaşanan olumsuzlukların etrafında değil, Gümüşhane'nin değerleri etrafında buluşturalım."
Dönemin Valisi Ayhan ÇEVİK’den desdek alan bu düşünce “Kuşburnu, Pestil ve Köme Festivali” fikrinin ilk kıvılcımı oldu.
Festival, Gümüşhane'nin kuşburnusunu, pestilini, kömesini ve zengin kültürel mirasını tanıtmayı hedefleyen mütevazı bir organizasyon olarak başladı.
Ancak doğru fikirler, zamanla büyür.
İnsanların sahiplendiği projeler gelişir.
Nitekim bu festival de yıllar içinde her geçen gün güçlendi; kapsamı genişledi ve 1997 yılında "Uluslararası Kuşburnu, Pestil, Köme ve Kültür Festivali" kimliğine kavuşarak Gümüşhane'nin en önemli tanıtım markalarından biri hâline geldi.
Bugün, binlerce insanın katılımıyla 29. kez kutlama bahtiyarlığına eriştiğimiz bu festival; sadece konserlerden, halk oyunlarından ve sergilerden ibaret değildir.
Festivaller, şehirlerin vitrinidir.
Turizmine hareket kazandırır.
Esnafına canlılık getirir.
Yöresel ürünlerini dünyaya tanıtır.
En önemlisi de insanların aidiyet duygusunu güçlendirir.
Kuşburnu, pestil ve köme artık yalnızca sofralarımızın değil, Gümüşhane'nin kültürel kimliğinin de ayrılmaz parçaları olmuştur artık.
Aradan geçen yıllar içinde festivale katkı sunan Valilerimiz, Belediye Başkanlarımız, kamu kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve gönüllüler bu kültürel mirasın büyümesine önemli katkılar sağlamışlardır..
Bu yıl düzenlenen festival programının daha zengin bir içerikle hazırlanmasında, kültürel etkinliklerin çeşitlendirilmesinde ve organizasyonun başarıyla yürütülmesinde Belediye Başkanı, Başkan yardımcıları ve tüm çalışanların tarafımızdan gözlemlenen gayretlerini de özellikle takdir etmek gerekir.
Çünkü başarılı organizasyonlar, görünmeyen büyük emeklerin eseridir.
Bugün geriye dönüp baktığımızda açıkça görüyoruz ki; bir futbol karşılaşmasının ardından yaşanan ortak üzüntü, doğru insanların elinde Gümüşhane'nin geleceğine yön veren kalıcı bir projeye dönüşmüştür.
Newton'un elması…
Arşimet'in suyu…
Galileo'nun teleskobu…
Ve Gümüşhane'de yapılan mütevazı bir sohbet…
Hepsi bize aynı gerçeği anlatıyor.
Büyük fikirler, büyük olaylardan değil; küçük kıvılcımlardan doğar.
Bu bakımdan, bugün Gümüşhane'nin en önemli marka değerlerinden biri hâline gelen festival fikrinin öncüleri olan dönemin Vali Yardımcısı Şener Sarıçifçi ile iş insanı Kaya Büyükbayraktar’ı, bu vizyoner düşünceleri ve Gümüşhane'ye kazandırdıkları bu kalıcı eser dolayısıyla şükran ve vefayla anmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Bu sorumluluğu başta, “Festival Kutlama Kurulu” üstlenmeli , saygın bu iki ismi festivale şeref konuğu olarak davet ederek, hak ettikleri ödülle de taçlandırmalıdır diye aklımdan geçmektedir.
Aynı şekilde, bu yıl festivali çağın gereklerine uygun, zengin içerikli ve düzenli bir organizasyona dönüştürmek için büyük emek veren Belediye Başkan Yardımcısı Akademisyen Necati Yılmaz başta olmak üzere katkı sunan herkesi de gönülden kutlamak gerektiğinde yürekten inanıyorum.
Çünkü şehirleri büyüten yalnızca yollar, binalar ve meydanlar değildir.
Şehirleri asıl büyüten; fikir üreten insanlar, o fikirleri yaşatan yöneticiler ve onlara sahip çıkan toplumdur.
İşte bunun içindir ki, bugün gururla yaşattığımız “29.Uluslararası Kuşburnu, Pestil, Köme ve Kültür Festivali,” yalnızca bir festival değil; Gümüşhane'nin ortak aklının, ortak emeğinin ve ortak sevgisinin yaşayan en güzel simgelerinden biridir.
Unutmayalım: “Büyük fikirler küçük bir kıvılcımla doğar; o kıvılcımı geleceğe taşıyanlar ise tarihte daima saygıyla anılan insanlardır”.
Yusuf Sadık
Eğitimci-Yazar, Gazeteci, DGGGYY.