DEMOKRASİMİZDE KUVVETLER BİRLİĞİNDEN KUVVETLER AYRILIĞINA
Ülkemizde yasama, yürütme ve yargının bağımsız olduğu “Kuvvetler Ayrılığı” fikri ilk defa 1868 Osmanlı’da Namık Kemal tarafından konuşulmaya başlandı.
Büyük düşünür Namık Kemal’in kuvvetler ayrılığını savunan satırları bugünkü Türkçeyle;
“Âlimler, hukukçular, filozoflar, akıl sahipleri şu meselede müttefiktir ki, eğer yasama ve yürütmenin ikisi de hükümet adamlarına tevdi olunursa onlar kendi heveslerini hakka tercih edebileceklerinden istedikleri gibi zalimane bir kanun yaparlar ve onu istedikleri gibi zalimane icra ederler.” (Hürriyet, 29 Haziran 1868)
///
Cumhuriyette ise 1946 yılında Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil ve Ord. Prof. Dr. Sıddık Sami Onar tarafından konuşulmaya başlanmış ve yine ilk defa da 1948 yılında Osman Bölükbaşı Millet Partisinin programına dahil etmiştir.
///
Bu yıllarda TBMM de bu konu çok tenkit edilmiş çoğu milletvekilleri olduğu gibi Celal Bayar bile taraf olanları “Atatürk’e karşı çıkmakla” itham etmişti.
///
Nitekim “Kuvvetler Birliği” (Yasama, yürütme ve yargının bağımsızlığı) ülkemizde ancak 1961 Anayasasında yer almıştır.
Bu gün ise Demokrasinin olmazsa olmazıdır.
///
Atatürk’ün döneminde yönetimlerde dünyada “Kuvvetler Birliği” esastı.
Yani bütün kuvvetler (yasama, yürütme, yargı) liderlerin denetim ve gözetiminde idi.
///
Bir şey tartışılırken, zaman, zemin ve o günün şartlarıyla değerlendirmek gerekir.
Tarih bunu icabettirir.
Dolayısıyla dünden bugüne birşeyleri kimse kendine hak görmesin.
Demokrasi kendini geliştiren rejimdir.
Ernail Koç