SİYASET KİRLİ DEĞİL, İNSANLAR KİRLENDİ!
Kıymetli dostlar;
Siyasetten çok anladığımı iddia etmiyorum, açıkçası siyasetle de çok fazla ilgilenmiyorum. Ama artık bazı şeyleri görmek için siyaset uzmanı olmaya gerek yok. Görünen köy, gerçekten de kılavuz istemiyor.
Son günlerde okuduklarımız, duyduklarımız ve ekranlara yansıyanlar insanın vicdanını da, midesini de bulandırıyor.
İnsan gerçekten sormadan edemiyor:
Bu kadar para hırsı, makam tutkusu ve güç sevdası insanın gözünü nasıl bu kadar kör edebilir?
Siyaset dediğimiz şey bu olmamalı.
Siyasetin bir ahlakı, bir ciddiyeti, bir itibarı ve her şeyden önce millete karşı bir sorumluluğu olmalı. Makamlar kişisel zenginleşmenin değil, halka hizmet etmenin yerleri olmalı.
Bugün belediyelerde çalışanlardan başkanlara kadar birçok kişi hakkında ortaya atılan yolsuzluk iddialarını duyuyoruz. Elbette suçluluğu kesinleşmemiş hiç kimse peşinen suçlu ilan edilemez; bunun kararını hukuk verir. Ancak ortada ciddi iddialar varsa bunların üzeri örtülmemeli, kim olursa olsun sonuna kadar araştırılmalı ve gerçekler ortaya çıkarılmalıdır.
Çünkü bu mesele sadece siyasetçilerin meselesi değildir.
Temiz çalışan insanların da itibarını zedeliyor.
Görevini namusuyla yapan, alın teriyle çalışan, yetimin hakkını kendi hakkı kadar kutsal bilen insanların da başını öne eğdiriyor. Birkaç kişinin yaptığı yanlış, koskoca bir camianın üzerine gölge düşürüyor.
Buradan hangi partiden olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun herkes için aynı şeyi söylüyorum:
Halkın hakkına, yetimin hakkına, tüyü bitmemiş çocuğun hakkına el uzatan kim varsa; makamına, mevkisine, partisine, gücüne bakılmaksızın hukuk önünde hesap vermelidir.
Çünkü adalet kişiye göre değişmez.
Bugün başkasının yaptığı haksızlığa sessiz kalan, yarın aynı haksızlığın kendisine yapılmasına da davetiye çıkarır.
Artık siyasi fanatizmi bir kenara bırakıp ahlakı, vicdanı ve adaleti konuşmanın zamanı geldi.
Bizim ihtiyacımız olan; birbirine hakaret eden, birbirini karalayan siyasetçiler değil…
Milletin emanetine sahip çıkan, makamı servet kapısı değil hizmet kapısı gören, hesabını verebilen dürüst insanlardır.
Çünkü unutmayalım:
Siyaset kirli değildir.
Kirlenen, siyaseti kendi çıkarları için kullanan insanlardır.
Ve düzgün siyaset, temiz yönetim, dürüst insan ve güçlü adalet anlayışı; bir ülkenin gelecek nesillere bırakabileceği en değerli mirastır.
Gerisi makamdır, para ve şöhrettir…
Hepsi geçer.
Geriye insanın vicdanı ve bıraktığı iz kalır.
SAYGILARIMLA