Gümüşhane
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
6.788,85 %1.26
“YOLLARIN SONU”

“YOLLARIN SONU”

YAYINLAMA:

Hemşehrimiz Hüseyin Nihal Atsız’ın “Yolların Sonu” şiiri, yüzeyde ölüm ve yolculuk üzerine bir şiir gibi görünse de, aslında Atsız’ın dünya görüşünü ve insanın hayat karşısındaki duruşunu çok güçlü biçimde yansıtır.

Şiirin ana temasına göre, insan ölümlüdür; fakat uğruna yaşadığı ülkü, bıraktığı eser ve yaşadığı mücadele ile ismi devam eder.

İnsan hayatı gibi, siyasi hayatın da bir yolculuğu vardır. Yapılan ya da yapılamayan işler yolun sonundaki durumu gösterecektir.  Önemli değerler hiç unutulmazken, kimileri çoktan tarihin çöplüğüne gömülmüşlerdir. 
İsimleri dahi anılmak istenmez.

İnsan hayatının bile bir sonu varken, Gümüşhane’de ise bazı yolların sonu bir türlü gelmiyor.

Yıllardır konuşuluyor, sözler veriliyor, projeler açıklanıyor, tarihler telaffuz ediliyor. Fakat vatandaş aynı yola çıktığında karşısında yine stabilize, toprak, çukur ve çamur buluyor.

Kabaktepe Şehitliği bunun en çarpıcı örneklerinden biri.

2 bin 308 metre rakımdaki Kabaktepe, Birinci Dünya Savaşındaki Harşit Savunması’nın en önemli noktalarından biri. Bir yüzbaşı ve altı Mehmetçik burada şehit düştü. Bugün o topraklarda bir şehitlik bulunuyor. Restorasyonu 2007 yılında tamamlandı. Her yıl törenler düzenleniyor, dualar ediliyor, şehitlerimizin aziz hatırası yâd ediliyor.

Fakat aradan geçen yaklaşık yirmi yıla rağmen şehitliğe ulaşan yol hâlâ olması gereken standarda kavuşmuş değil.

Elbette Kabaktepe’nin coğrafyası kolay değil. Yüksek rakım, sarp arazi, ağır kış şartları ve kısa çalışma sezonu yol yapımını zorlaştırabilir. Bunların hepsini anlayabiliriz.

Ama anlamadığımız şudur:
Gümüşhane’de yol yapımının önüne sürekli coğrafi engeller konulurken, başka bölgelerde aynı coğrafi şartlar neden aşılabiliyor?

Son dönemde Haçka–Maçka yolunun Karayolları ağına alınması gündeme geldi. Trabzon’un ulaşım ihtiyacının karşılanmasına elbette itirazımız yok. Vatandaşın yolu yapılacaksa yapılsın.

Bizim sorumuz başka:

Gümüşhane’nin yolları ne olacak?
Kabaktepe yolu ne zaman yapılacak?
Kadırga–Zigana hattında yıllardır konuşulan yollar ne olacak?
Torul–Tirebolu güzergâhında vatandaşın yıllardır dile getirdiği sorunlar ne zaman çözülecek?
Taşköprü-Santa yolunun Gümüşhane tarafı ne zaman bitecek ?
Tüneller ne zaman bitecek ?
Yaylalara, köylere, turizm merkezlerine ve tarihî mekânlara ulaşan yolların kaderi daha kaç yıl aynı kalacak?

Bir yol başka şehirlerde Karayolları ağına alınabiliyor, projesi hazırlanabiliyor ve ödenek bulunabiliyorsa, Gümüşhane’deki yollar için de aynı mekanizmalar işletilmelidir.

Coğrafi zorluklar Gümüşhane’de yol yapmamanın sürekli gerekçesi hâline getirilirken, aynı şartlara sahip başka yerlerde yollar yapılmaktadır ve yapılmalıdır da.

Devlet ve siyasetçi çözüm üretir, bahane üretmez.
Bahane üretmek acizlerin işidir. 
Gümüşhane artık bahaneler değil, 
bitirilmiş yollar görmek istiyor.

Çünkü yol; ulaşım, turizm, ticaret ve güvenliktir.
Bazı yerlerde ise yol, doğrudan doğruya vefadır.
Kabaktepe yolu da böyle bir yoldur.

Şehitlerimizin yattığı bir mekâna ulaşmak için vatandaşın hâlâ çamurla, taşla ve bozuk yolla mücadele etmesi kabul edilebilir değildir.

Haçka–Maçka yolu yapılabiliyorsa, Gümüşhane’nin yolu da yapılabilir.
Devletimizin, çok şükür, buna gücü vardır. 
Mesele ne kadar etkili olduğunuzdur.

Çünkü siyaset, imkânları doğru yere yönlendirme ve verilen sözleri yerine getirme sorumluluğudur.

Atsız’ın “Yolların Sonu” şiirinde her yolun bir sonu varken, Gümüşhane’nin yollarında ise yıllardır sonu gelmeyen bahaneler var.

Oysa siyasi hayatında bir sonu vardır. Ve yolun sonunda geriye makamlar değil, eserler kalır.

Nasıl hatırlanacağınız size bağlı.

Cesur ve başarılı mı ?
Korkak ve pısırık mı ?

Av. Ali Haydar DERELİ 17.08.2026

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız