“BAKAN”LARA BAKMAK
Yaz mevsimini artık geride bırakıyoruz. İlahi nizam içerisinde mevsimler değişiyor. Değişmeyen tek şey ise maalesef Gümüşhane’nin makus talihi…
Gümüşhane bu yaz bir bakanı, iki bakan yardımcısını ağırladı.
Önce Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu geldi. Ulaşım yatırımları konuşuldu, geçmiş yıllarda yapılan yatırımlar anlatıldı, Gümüşhane-Bayburt Havalimanı gündeme geldi.
Ardından hemşehrimiz Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız geldi. Adalet hizmetleri ve devam eden çalışmalar değerlendirildi.
Son olarak Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu Gümüşhane’deydi. Şehrin kültür ve turizm potansiyeli konuşuldu.
Elbette bir bakanın veya bakan yardımcısının Gümüşhane’yi ziyaret etmesi önemlidir. Şehrin meselelerinin Ankara’ya taşınması, sorunların yerinde görülmesi ve taleplerin ilgili makamlara aktarılması açısından bu ziyaretlerin kıymeti vardır.
Ama ziyaretlerin gerçek anlamı, beraberinde getirdiği sonuçlarla ortaya çıkar.
Gümüşhanelinin artık genel değerlendirmelerden, iyi niyet ifadelerinden ve “takip ediyoruz” cümlelerinden daha fazlasına ihtiyacı var.
Gelen bakan veya bakan yardımcılarından, şehrin yıllardır beklediği somut yatırımların müjdesini duymak isterdik.
Çünkü Gümüşhane’nin artık daha fazla söze değil, daha fazla yatırıma ihtiyacı var.
Bakanlıkların kendiliğinden yatırım getirmesini beklemek ise siyasetin gerçekleriyle bağdaşmaz. Ankara’da her bakanlık, öncelikle ısrarla takip edilen, siyasi iradenin önüne sürekli getirilen ve yapılmadığında hesabı sorulabilecek işleri önceliğine alır.
Israr edilmeyen, takip edilmeyen, siyasi ağırlığı yeterince ortaya konulmayan talepler ise çoğu zaman dosyaların arasında bekler.
O halde üç bakanlığı ilgilendiren başlıklarda hep birlikte soralım:
Trabzon’da neredeyse bütün önemli güzergâhlar karayolları ağına alınırken, Gümüşhane açısından hayati öneme sahip Torul-Tirebolu yolu ve tüneller niçin hâlâ yerinde sayıyor?
Adalet hizmetlerinde Bayburt yeni adliyesine gün sayarken, Gümüşhane’de adliye hizmetleri niçin hâlâ yetersiz fiziki şartlarda sürdürülüyor?
Gümüşhane İdare Mahkemesi niçin hâlâ açılamadı?
Gümüşhane’ye mi, Kelkit’e mi yapılacağı tartışılan yeni cezaevi konusu niçin bir türlü sonuca ulaşmadı?
Hemşehrimiz bir bakan yardımcısı Adalet Bakanlığında görev yaparken, şehrin adli ihtiyaçları niçin yeterince karşılanamadı?
Kültür ve turizm alanında karşılama merkezleri niçin hâlâ bekliyor?
Balyemez Konağı’nın müzeye dönüştürülmesi projesi niçin sonuçlandırılamadı?
Bunlar öyle sıradan meseleler değil. Her biri Gümüşhane’nin ulaşımından adalet hizmetlerine, turizminden ekonomik geleceğine doğrudan etki eden konular.
Peki bütün bunlar ortadayken, bakan yardımcıları Gümüşhane’ye geldiğinde yollara dökülüp sıraya girerek karşılamak, sadece “sayın bakanlara bakmak”, şehrin ihtiyaçlarını karşılıyor mu?
Elbette devlet protokolü gereği bir bakanın veya bakan yardımcısının karşılanmasında sakınca yoktur. Misafire gösterilen saygı, devlet geleneğimizin bir parçasıdır.
Ancak mesele karşılamanın kendisi değil.
Mesele, karşılamanın arkasından ne geldiğidir.
Eğer bütün bu görkemli karşılamaların ardından somut bir yatırım, ayrılmış bir ödenek, çıkılmış bir ihale, başlanmış bir proje gelmiyorsa, o görüntünün şehir açısından anlamını sorgulamak gerekir.
Çünkü asıl marifet bakan yardımcısını karşılamak değil, onu Gümüşhane’nin proje dosyalarıyla karşılayıp eli dolu göndermektir.
Gümüşhane’nin artık karşılama kuyruğunda değil, yatırım talebinde sıraya girmesi gerekiyor.
Siyasetin gerçek ölçüsü ziyaret sayısı değildir.
Fotoğraf sayısı da değildir.
Yapılan konuşmaların uzunluğu hiç değildir.
Siyasetin gerçek ölçüsü sonuçtur.
Bir yatırımın ödeneği ayrılmışsa, ihalesi yapılmışsa ve iş başlamışsa sonuç vardır.
Vatandaş yıllardır beklediği yolu kullanmaya başlamışsa, tünelden geçebiliyorsa, yeni bir tesiste çalışmaya başlamışsa siyaset görevini yerine getirmiş demektir.
Bunlar gerçekleşmiyorsa geriye çoğu zaman yalnızca güzel fotoğraflar, iyi dilekler ve unutulmaya mahkûm açıklamalar kalır.
Belki de artık anlayışımızı değiştirme zamanıdır.
Bakan yardımcılarını karşılamak için yollara dökülen bir şehir değil, yatırımları almak için Ankara’nın yollarını aşındıran bir şehir olmalıyız.
Karşılama kuyruğu değil, yatırım kuyruğu oluşturmalıyız.
Çünkü Gümüşhane’nin artık alkıştan çok asfalta, fotoğraftan çok tünele, sözden çok yatırıma, müjdeden çok icraata ihtiyacı var.
Bakanlara bakmak kolay.
Asıl mesele, bakanların Gümüşhane’ye bakmasını sağlamak.
Daha fazla geç olmadan…
Av. Ali Haydar DERELİ 31.08.2026