Yazar
ÇOCUKLARA AHLAK EĞİTİMİ
YAYINLAMA:
Değerli okurlarım merhaba,
Yaz tatili dolayısıyla Türkiye’deyiz. Yazılarımızı buradan esinlenip yazıp sizlere ulaştırmaya çalışacağım. 20 Ağustos 2026 tarihinde Hürriyet gazetesinin ikinci sayfasında Fulya Soybaş’tan “Tek suçlu Çocuklar mı? Ya silahı veren aileler.”başlıklı yazısı beni bir eğitimci olarak çok etkiledi. Çünkü bu yazıda Fulya Soybaş şöyle diyor:
“HENÜZ 5 yaşında.
Bir ay önce, ikizi ve bir arkadaşıyla misafir gittikleri evin havuzunda oynuyordu.
Sırtından vuruldu...
Şehrin göbeğinde, bir sitenin içinde.
Mermi akciğerini parçaladı. 16 gün yoğun bakımda kaldı.
Önceki gün o mermi, yaklaşık 3 saat süren riskli bir ameliyatla çıkarıldı.
Doktoru, “Bir milim sağa, sola ya da ileri gitse ana damarlara veya kalbe girebilirdi” dedi.
Bir mucize yani.
Neyse ki ameliyat başarılı geçti. Karan’ın sağlık durumu iyi.
Peki, kim yaptı bunu ona?
17 yaşında bir “çocuk”.
Yani karşımızda yine silahla yolu kesişmiş bir “çocuk” var.
Dolayısıyla şu sorunun cevabı acilen bulunmalı: “Çocuklarımıza ne oluyor?”
Evet, çocuklarımıza ne oluyor?
Neden çocuklarımızın ellerinde kitap yerine silah bulunuyor? Neden?
Evet ben de Fulya Soybaş’ın bu tesbitlerine aynen katılıyorum. Çocuklarımızın elinde silahın ne işi var? Onların elinde silah yerine kitap olması gerekmez mi?
AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR
Kaldı ki çocuk anne ve babanın elinde bir emanettir. Anne ve babaların görevi, çocuklarını toplumun istediği yönde güzel ahlaklı çalışkan, kendi ayakları üstüne duran bağımsız kişilikli birer insan olarak yetiştirmektir. “Ağaç yaşken eğilir” atasözünüzün de belirttiği gibi çocukluk çağı kelimenin tam anlamıyla bir eğitim ve öğretim çağıdır. Çocuklara eğitim ve öğretime muhtaç doğarlar.
Bu konuda Hollandalı filozof Erasmus: “Kişi insan olarak doğmaz ona verilen şekille, yani eğitimle, terbiye ile insan olur,” diyor.
ABD’nin unutulmaz Başkanı Roosvelt: “Bir insanı ahlaken yetiştirmeden sadece zihnen eğitmek, topluma bir bela kazandırmak demektir,” diyor.
Onun için diyoruz ki önce terbiye, terbiye ve yine terbiye. Çocuğun terbiyesi onun kimliğini ve kişiliğini oluşturmada ona büyük destek verir. Çünkü terbiye demek güzel ahlak demektir. Terbiye demek, ahlaki bilgileri öğrenmek demektir. Terbiye demek, topluma yararlı iyi insan olarak yetiştirmek demektir.Bakınız bu konuda ünlü tarihçimiz İlber Ortaylı ne diyor?"İnsanın ilk önce ahlak okuması gerekir. Diplomalar meslek içindir." sözü, ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın eğitim ve insan ilişkileri üzerine yaptığı en önemli katkıdır. |
Kısaca çocuklara ahlak (etik) eğitimi şarttır. Ancak bunun yerine getirilmesi için ise önce anne ve babaların ahlak eğitimini çocuklarına nasıl, ne zaman ve niçin vereceklerini iyi bilmeleri gerekiyor. Bunun için de anne ve baba adaylarına bu konularda eğitim, seminerler verilmelidir diye düşünüyorum.
Bir kere Hollanda’da çocuk yetiştirmede ailelere düşen 4 önemli görev vardır. Bunlar:
1) Terbiye: eğitim ailede başlar. Bir çocuğun iyi insan olması için terbiyeli ve güzel ahlaklı yetiştirilmesi gerekiyor.
2) Tahsil, çocuklarımıza bir meslek öğretmek için okutmalıyız.
3) Çalışkan olmak, çocuklarımıza çalışkan olmanın erdemlerini anlatıp öğretmeliyiz. Böylece alın teriyle geçinmenin yollarını da öğrenmiş olurlar. Bunun için hayat boyu çalışkan olmanın faziletlerini de kavramış olurlar. .
4) Kendi ayakları üstüne durmak yani bağımsız ve özerk bir kimlik sahibi olmak. Böylece çocuğun başta ailesi olmak üzere, devlete ve kimseye yük olmaması hedefleniyor.
Yani anne ve babalar; çocuklarını terbiyeli, tahsilli, çalışkan ve bağımsız bir kişiliğe sahip olarak yetiştirirler. Bunlar bir insanın temel değerleridir.
Ancak anne ve baba bu hayati değerdeki ahlak kuralarını çocuklarına öğretirken kendileri de örnek olmalıdırlar. Örneğin bir baba ve(ya) anne sigara içiyor, kumar oynuyorsa, çocuğuna bunları yapma demesi ne kadar etkili olabilir? Kesinlikle de çocukların yanında hiçbir zaman sigara içilmemelidir. Çünkü o zaman onlara hem kötü örnek oluruz hem de onların sağlıklarını bozarız.
Bekir CEBECİ
Trabzon; 7 Eylül 2026
e-mail: [email protected]
Son Yorumlar