Tek Millet İki Devlet olarak gördüğümüz kardeş Azerbaycan’da, başörtülü öğrencilerin derslere alınmadığına, öğretmenlerden başörtülerini çıkarmalarının istendiğine ilişkin haberler milletimizi derinden üzdü. Uygulamaya karşı ülkede protestolar düzenlenirken, yetkililer laik eğitim ve okul düzenlemelerini gerekçe gösterdi.
Azerbaycan Anayasası’nın 7. maddesi ülkeyi demokratik, hukuk devleti niteliğinde ve laik bir cumhuriyet olarak tanımlıyor. 48. madde ise vicdan özgürlüğünü güvence altına alıyor. Dolayısıyla Anayasal güvence altındaki bir özgürlük, bir öğrencinin eğitim hakkını kullanmasına engel olamaz.
28 Şubat sürecinde yaşadığımız bu acılardan, kardeşlerimizin bir an önce kurtulması en büyük temennimiz. Hiç esaret yaşamamış 103 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti bile bu sıkıntılarını yeni aşabilmişken; 70 yıl kominizmi yaşamış ve bağımsızlığını 1991 yılında kazanmış Azerbaycan’ı değerlendirirken insaflı olmak zorundayız.
Azerbaycan; rahmetli Elçibey ile 1991’de bağımsızlığını kazanmasının ardından, Rus destekli Ermeniler Karabağ’ı işgal etmişti. Elçibey’in tek güvendiği Türkiye iken, dönemin DYP-SHP hükümeti, Elçibey’e ambulans helikopter dahi vermemiş, Ermenistan’la ticaretini devam ettirmişti. Bu ortamda eski bir KGB üyesi olan Haydar Aliyev, 1993 yılında yaşanan askerî ve siyasi kriz ortamında iktidara geliyor ve aynı yıl cumhurbaşkanı seçiliyordu. Oğlu İlham Aliyev, 2003 yılında babasının adaylıktan çekilmesinin ardından cumhurbaşkanlığına geçti ve o tarihten bu yana ülkeyi yönetiyor.
Rusya’nın açıktan, İran’ın ise gizlice desteğiyle Ermeniler Karabağ’ı işgal ederken, yanlız kalan Azerbay’a; Azeri petrolü, İran düşmanlığı ve ülkedeki yahudi lobisinin etkisi ile İsrail destek vermişti. Böylece ülkedeki etkinliğini de iyice artırdı. Uzun yıllar yüksek bedellerle İHA ve SİHA sattı. Öyle ki, Türkiye’nin SİHA’larla etkin rol aldığı ve Karabağ’ın kurtulduğu savaşa kadar neredeyse tek tedarikçisi konumundaydı.
Türkiye 2. Karabağ Savaşında kardeşlerinin yanında yer alarak hem geçmişteki hatayı telafi etmiş hem de Türk Dünyasının güvenini kazanmıştı. Türk Birliği olan Turan, artık inanılmaya ve dillendirilmeye başlanmıştır.
Gelinen aşama kan ve can kardeşliğinde çok önemlidir. Ancak bu durum, Azerbaycan ve diğer Türk Devletlerinin, her alanda bize sonsuz ve sınırsız desteği demek değildir. Bağımsız devletleri olup, hayata ve dünyaya bakışları bizden farklıdır. Ayrıca, yıllardır yaşadıkları baskıcı kominizm rejiminin etkilerinden sıyrılmaları zaman alacaktır. Bize düşen onların zor zamanlarında yanlarında olmak ve kardeşliğimizi göstermektir.
Aynı ana babadan doğan kardeşlerin bile farklı olabildiği gerçeği karşısında; Can Azerbaycan’ın bugün yaşadığı sıkıntıda, kardeşliğimizi bozacak beyan ve paylaşımlardan uzak durmak gerekir. Çünkü Türk Milletinin birbirine düştüğü bu durumdan en çok ABD-İsrail ile Rusya-İran birlikteliği mutlu olacaktır.
Azerbaycan yönetiminin, siyonist lobinin etkisinden bir an önce kurtularak, milletinin dini inancına saygı göstermesini gönülden diliyoruz.
Turan İller; gerçek demokrasi, din ve vicdan hürriyeti içinde, ilelebet var olsun.
Siyonizm ve Türk-İslam düşmanları yok olsun…
19.10.2026 Av. Ali Haydar DERELİ