Ailemizin çınarı, eğitim camiasının kıymetli isimlerinden; bilgi birikimi, donanımı ve yıllarca yurdun dört bir yanında il millî eğitim müdürlüğü ve öğretmenlik görevlerinde bulunarak nice insana ışık olmuş kıymetli amcamız Yusuf Sadık, bugün bir babanın yaşayabileceği en ağır imtihanlardan birini yaşıyor: Evlat acısını…
Ne yazık ki amansız bir beyin tümörü nedeniyle kıymetli abimizi kaybettik. Bir babanın evladını kaybetmenin acısıyla, hastane yollarının yorgunluğuyla ve tarifsiz bir kederle mücadele ettiği bu zorlu süreçte amcamız, içindeki yangını belli etmeden yollar arasında adeta mekik dokudu. Bütün acısına rağmen bilgisini paylaşmaya, insanlara ışık tutmaya devam etti. Ancak hiçbir metanet, bir babanın evladını kendi elleriyle toprağa vermesinin ağırlığını hafifletemez.
Evlat acısı, tesellisi olmayan, insanın kalbinden söküp atamadığı bir yaradır. Zaman geçer, hayat devam eder; fakat bir babanın yüreğinde evladının yeri asla dolmaz. O yara belki sessizleşir ama özlemi hiç dinmez.
Bugün bizlere düşen, kıymetli amcamız Yusuf Sadık'ın, rahmetli abimizin oğlu Ahmet Can'ın, kardeşi Ulvi Sadık'ın ve bu büyük acıyı yaşayan bütün aile fertlerinin, imkanlar ölçüsünde dualarla,mesajlarla yanında olmak, acılarını paylaşmak ve dualarımızı eksik etmemektir.
Kıymetli abimize Allah'tan rahmet; Yusuf amcamıza, Ahmet Can'a, Ulvi Sadık'a ve tüm sevenlerine sabır, metanet diliyorum.
Rabbim hiçbir anneye, hiçbir babaya evlat acısı yaşatmasın. Bu ağır imtihan karşısında yüreklerine dayanma gücü versin.
Mekânın cennet olsun kıymetli abiciğim, Başın sağ olsun Yusuf amcam…