Hani en çokta dışarıdan gelen üniversite öğrencilerimizin yapılan röportajlarda çokça dillendirdikleri konu var ya “Gümüşhane’de kültürel ve sosyal aktiviteler yok” diye. Sinema yok, tiyatro yok, kitap kulüpleri yok diyorlar ama Gümüşhane Belediyesi’nin Gümüşhane’nin üreten kalemi Şair ve Yazar Talat Ülker’i yaşarken taltif etme adına adını vererek düzenlediği kitap fuarında üniversite öğrencilerini göremedik.
Peki, aileleri tarafından şehrimize okumaları, kendilerini geliştirmeleri, ilim tahsil etmeleri adına gönderilen bu gençleri nerelerde görüyoruz?
Hafta sonları on beş dakikada bir Trabzon’a eğlenceye, oynamaya zıplamaya koşan gençlerimiz bir yarım saatinizi hani çokça eleştirdiğiniz, dağına bayırına ve coğrafyasına kalayladığınız bu şehre kitap fuarı açıldı haberiniz var mı?
Yok elbette. Biz bu mahrum coğrafyanın sefalet emzirdiği çocuklar olarak dünyaya geldik bu topraklarda. Genlerimizde muhacir yıllarının yokluğu ve yoksulluğunun izlerini taşıyoruz. Bizler kaderi göç olan bu şehrin bağrına taş basıp çocuklarını un haşılla ve yavan herleyle büyüterek gurbet yolu gözleyen gözü yaşlı anaların hiç ama hiç gülmeyen çocuklarıyız.
Bizler gurbetten gelen babalarımızın yollarını gözleyerek bekledik hep umutla yarınları. Bizler Salı pazarından haftada ya da ayda bir babamızın getirdiği beyaz ekmeğin arasına tandırda pişen güzlük ekmeğini koyarak dişledik.Ama verilenlerin O’ndan olduğuna iman ederek hep şükrettik.
Ve en önemlisi siz değerli misafirlerimiz içindeki özellikle kızlarımız. Sizler okumaya geldiniz ama ilimden ziyade uzak kaldığınız aile baskısından adına özgürlük ve medeniyet diye adlandırdığınız soyunmayı marifet saydınız. Özgürlüğünüzü sadece soyunmakta kabul ettirirken sizlerin leşlerinizi bizlerin görmeme adına özgürlüğümüzü engellediğinizi hiç ama hiç anlamadınız, anlamak da istemiyorsunuz.
Baba veya erkek arkadaşınızın parasıyla kafelerde bir kahveyi 150 TL vererek içmeyi medeniyet, farklılık ve ya başka bir şey sanıyorsunuz.
Ama kendi öz evladımız “sadece giyim kuşamınıza dikkat edin” diye yazdığım bir köşe yazısına bile tahammül edemiyorsa tuzun koktuğu bir zamanede yaşıyoruz vesselam.
Peki, bu şehirde kültür adına hiç mi bir şey yok? Var işte 19 ile 25 Ekim arasında Gümüşhane Belediyesi şehrin orta yerinde kitap fuarı ve içinde şiir dinletisi düzenledi. Parmakla sayılacak sayıda velilerimiz çocuklarına kitap kokusunu aldırdı. Ama siz her fırsatta bu şehirde şu yok, bu yok diye hora tepen kendini beğenmiş Z kuşağı siz neredeydiniz bu tarihler arasında.
Ve bir söz de mensubu olduğum camiaya seslenmek istiyorum. Bu fuarda eğitimin en önemli öğesi olan öğretmenlerimizi de göremedik maalesef.
Sadece ilkokul ve ortaokul öğrencilerimizin heyecanına şahit olduğumu itiraf etmek istiyorum. Onlar da kitaplardan çok yabancı futbolcu afişleri ile fotoğraflarına ilgi gösterseler de en azından fuarımıza renk ve heyecan kattılar.
Şehrimizde yapılan hemen her güzel kültürel etkinliğe şartsız ve şurtsuz katlamayı vazife addeden bir sevdalısı olarak bu kültürel faaliyetlerde taşa omuz koyan Gümüşhane Belediye Başkanı Sayın Vedat Soner BAŞER, Başkan Yardımcısı Necati YILMAZ, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Sezgin KÖPRÜLÜ, Koru Yayınları Sahibi Köksal AYDIN ile emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum. Bir sonraki kitap fuarının şehrin ana caddesinde düz ayak bir mekânda yaparak daha cazip hale getirilmesi ve şehrimizin her bireyin en azından kitapları ve yazarlarını görmelerini umut ediyorum.