BİR ALLAH DOSTU: SEYDA HAZRETLERİ (K.S.)

Son devrin büyüklerinden Seyyid Muhammed Raşit Hazretleri’nin ahirete intikallerinin 26.yılındayız. 22 Ekim 1993 Cuma günü Hakk’a yürüyüşlerinin üzerinden tam 26 yıl geçti. Hayatları Ümmeti Muhammed’e hizmetle geçmiş olan Muhammed Raşit Hazretleri, Seyda Hazretleri, Sultan Hazretleri olarak da bilinirdi, tanınırdı. Babası Gavs-i Azam Seyyid Abdulhakim Hz.yine devrin büyük âlimlerinden, Allah dostlarındandı.

Horasan erlerinin Buhara’dan, Semerkand’dan Anadoluya gelişi ve Şeyh Edebalı  ile Osmanlı’nın hayat bulduğu, Fatih’i Fatih yapan Akşemsettin Hz. ile Hz. Mevlana ile Anadoluyu kuşatan ve Ahmet Ziyauddin  Gümüşhanevi Hz. ile dalga dalga yayılan kaynağın devamı niteliğinde olan Seyda Hz. Kıyamete kadar devam edecek bu kutlu yoldaki önemli kilometre taşlarından biriydi.

Seyda Hazretleri, Hazreti Mevlana’nın “Gel, gel, ne olursan ol yine gel” sözünü kendilerine şiar edinmiş gönül erenlerindeydi…

Allah dostlarını anlatmak sayfalara sığmaz, Seyda Hazretlerinin veda Sohbeti niteliğindeki sohbetinden    kısa    bir bölüm    bizlere    yetecektir.

SEYDA    HAZRETLERİNİN    VEDA    SOHBETİ  
 
“Allah (cc) bize 3 büyük nimet bahşetmiştir. Bu nimetlere çok şükür etmemiz lazımdır. Bu nimetlerden; oruç tutmak, zekât vermek, namaz kılmak Allah (cc)’ın bizlere    bahşettiği    en    büyük    nimetlerdendir.  

O nimetlerden birincisi ve en önemlisi, Allah(cc) bizleri Müslüman olarak yaratmıştır. Allah (cc) Müslümanlara cenneti ve içindeki çeşitli nimetleri yaratmıştır ve ebedi olarak orada kalacaklardır. Bizim de bu nimete karşılık ibadetlerimizi arttırmamız gerekir. Allah (cc) isteseydi bizi Müslüman değil de kâfir olarak yaratabilirdi. Kâfirler için ebedi cehennem ateşi ve azabını hazırlamıştır.

İnsan bir düşünecek olursa, bir mum alevine bile parmağını tutsa ateşin acısına dayanamaz. İnsan bilerek bir mum alevine bile parmağını tutmazken nasıl olur da ebedi ateş olan cehennemlik amelleri işler, günahlardan kaçınmaz ve ibadet yapmaz? Bunu düşünerek ibadetlerimizi arttırmalıyız. Allah (cc) bütün dünyanın servetini bize vermiş olsaydı, Müslüman olmanın bedelini yine de karşılayamazdık.  

Allah (cc)’ın bize sunduğu ikinci büyük nimet; bizleri en büyük ve en son peygamber Hz. Muhammed (sav)’in ümmeti olarak yaratmış olmasıdır. Nasıl ki, Hz. Muhammed(sav) peygamberlerin en efdali ve üstünü ise, Hz. Muhammed(sav)’in ümmeti de ümmetlerin en üstünü olarak dünyaya gelmişlerdir.  

Allah (cc)’ın bize sunduğu üçüncü büyük nimet; Allah (cc), Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ümmetini son ümmet olarak yaratmış, bizleri de ümmetin en son kısımlarında yaratmıştır. Diğer ümmetler binlerce sene toprak altında (kabirde) yattıkları ve günahkâr olanların kabir azabı çektikleri halde, bu son ümmet az bir süre toprak altında yatacaktır ve (günahkârlar içinde) azapları daha kısa olacaktır. Kabir azabı    da    çok    kısa    bir    zaman    sürecektir.  

Bu nimete layık olmak için çok çalışalım, Hz. Muhammed (sav)’e layık olmak için çalışalım.

Bizim de çok çalışmamız, çok ibadet etmemiz lazım. Allah (cc); “ İnsanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattım” buyuruyor. O’na layık olalım. Allah (cc); “Benim bildirdiğim hayırları yapın” diyor. Allah (cc)’ın azabı gelmeden güzel amel yapın, onun    için    acele   edin.  

Bir insan tek başına, yalnızken, günah işleme fırsatı olduğu halde, Allah (cc)’dan korkarak o günahı işlemezse, Allah (cc) ona çok büyük ecir ve sevap yazıyor. O davranış (günahtan kaçış) onun için en hayırlı iştir. Bu durum imanın kemale erdiğinin bir    durumudur.  

Kalabalıktan çekinerek günah işlemeyen kişiye sevap yoktur, ama yalnızken ve elinden geldiği halde, yapabilecek durumdayken günah işlemeyene çok sevap vardır. 

Bütün insanlar, hesapları görüldükten sonra bir kısmı cennete, bir kısmı cehenneme girmek üzere ayrılırlar. Daha sonra ayrıldıkları yere gitmeden önce anne, baba, kız kardeşi hepsi birbirine sarılıp, vedalaşıp ayrılmaları 500 sene sürüyor. Vedalaşma bitince melekler geliyor ve “Vedalaşma sona erdi, artık yeter, ayrılın” diyor ve herkes hak ettikleri yerlere gönderiliyorlar. Cehenneme gidenlere Allah (cc): “ Ey inanlar bensize şeytana ibadet etmeyin, bana ibadet edin, bu gerçek yoldur, diye çok bildirdim.” Allah (cc): “ Ben bugün ağzınıza kilit vuracağım, ellerinizi, ayaklarınızı teker teker konuşturacağım, orada hiçbir şey gizli kalmayacak, Allah (cc) her şeyi görür,    Allah (cc)’ın    fazlı    çoktur.  

İnsanın omuzlarında iki melek vardır, işlenen bir günahı, tövbe edilir diye, sağdaki melek, soldaki günah yazan meleğe 24 saat yazdırmıyor, 24 saatten sonra tövbe etmezse bir günah yazıyor. Sevap meleği ise her iyilik ve sevap için 10 ila 70 kadar sevap yazıyor, beklemeden hemen yazıyor. Bundan büyük nimet var mı?  

Allah (cc) kulunu affetmek için bir bahane arıyor. Mademki Allah(cc) öyle istiyor, biz de gayret edelim. Dünya ile mağrur olmayalım, kandırılmayalım.

Sofiler ayakta çok beklediler, onun için sohbetime burada son veriyorum. CUMA’ya kadar eve gideceğim. Allah(cc) hepimizi affetsin inşallah.”

Allah, Dostuna Dost

Resul’üne ümmet

Kendine kul eylesin.

Allah onlardan razı olsun.

Sevgi ve Saygılar.

YORUM EKLE