Doğaya Çocuk Ekiyoruz

Hayatımızın her alanına hitap eden bir değimdir. Tamam, ağaç ta yaşken kolay eğilir ama asıl amaç yapılacak her işin yerinde ve zamanında yapılmasına dikkat çekmektir.

Bu hafta sizlere Gönüllü İl temsilciliği görevini devam ettirdiğim TEMA Vakfının ‘’ağaç yaş iken eğilir’’ mantığı ile yola çıkarak sürdürdüğü eğitim faaliyetlerinden bahsetmek istiyorum.

Bir halk hareketi olan TEMA kurulduğu günden bu yana erozyonla mücadeleyi ve doğal varlıkları korumayı ilke edinmiştir. Bu amaç doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan görüşmeler ve taraflar arasında yapılan protokol yâda işbirliği anlaşmaları ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda ülke genelindeki gönüllü öğretmenler tarafından eğitim programları uygulanmaktadır.

Programlar anasınıfları için Minik TEMA, ilkokullar için Yavru TEMA, ortaokullar için Ortaokul TEMA ve liseler için lise TEMA olarak gerçekleştirilmektedir. İlk hedef çocuklarımızın başta erozyonla mücadelede bilgi sahibi olmalarını ve hayatlarının her alanlarında kaybolan verimli topraklarımızın koruması için mücadele etmelerini sağlamaktır. Benzer şekilde doğal varlıkların korunması ve çevreye duyarlı nesil yetiştirmek için eğitim faaliyetleri sürdürülmektedir.

Son yıllarda gelişen teknoloji sayesinde ne yazık ki çocuklarımız doğadan ve topraktan her geçen gün biraz daha uzaklaşmaktadır. Nitekim çocuklarımızın akıllı cep telefonları, bilgisayarlar ve televizyon arasına sıkışan dünyaları kişisel gelişimlerini olumsuz yönde etkilemektedir. TEMA Vakfı bu olumsuzlukları azaltmak amacı ile çocuklarımızı doğa ile buluşturmayı ve tabiri caizse doğaya çocuk ekmeyi hedeflemektedir.

Doğa ile barışık, toprakla iç içe yetişen çocukların hayatın her alanında başarı sağladığı bilimsel araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Çünkü insanlar topraktan ve doğadan merhametli olmayı ve iyilik yapmayı öğrenir. Muazzam şekilde yaratılan ekosistemi anlayan insanoğlu her adımını daha planlı atması gerektiğini öğrenir.

Erozyonla her yıl Kıbrıs’ın yüzeyini 5 santimetre örtecek kadar toprak kaybetmekteyiz. Bu hem su erozyonu ile hem de rüzgâr erozyonu ile gerçekleşmektedir. Uygulanan eğitim programları ile toprağın kaybedilmeyecek kadar değerli olduğu çocuklara anlatılmaktadır.

Benzer şekilde doğal yaşamın korunması programlarda işlenmekte ve bu kâinatta en az insanlar kadar diğer canlılarında yaşama hakkı olduğu anlatılmaktadır. Bunu anlatırken bazen okulda sınıf tahtası, bazen bir animasyon veya kısa film ya da bahçedeki bir ağaç kullanılmaktadır.  Çocukların toprağa, suya,  ağaca ya da hayvanlara dokunduklarında gözlerinde beliren ışık görülmeye değer olup bizleri heyecanlandıran bir durumdur.

Bizler gönüllüleriz. Bizler için gönüllülük herhangi bir ekonomik beklenti gütmeden insanlığa ve doğaya hizmet etmektir.

İyi bir nesil in yetişmesi için çaba gösteren gönüllü öğretmenlerimizi bir kez daha kutluyorum.

2016-20117 eğitim öğretim yılının Bütün öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz için başarılarla dolu geçmesini diliyorum.

Gümüşhane de 4. kez uygulayacağımız programlarımız için gönüllü öğretmen çağrımızı buradan yineliyorum. Eğer gönüllü öğretmenimiz olmak isteyen var ise lütfen bizlere ulaşsınlar.

Gümüşhane deki çocuklu ailelere önerim ise;

Çocuklarınızı toprakla buluşturun. Şehrimizde herkesin bir köyü bulunmaktadır. Çocukları beton bloklar arasında veya plastik parklarda zaman geçirmeleri yerine toprakla buluşacakları köylerimize götürün. Çocuklarınızı elektronik cihazların bağımlılığından kurtarın. Toprağın kıymetini onlara anlatın. Unutmayın ki varoluş ve yaşama sebebimizin toprak olduğunu bilen nesil yaşamı boyunca hem kendisi için hem de çevresi için faydalı işler yapacaktır.

Daha temiz ve yaşanılabilir bir dünya dileği ile,

Sağlıcakla kalın…
YORUM EKLE