Huskalı Deli Esma destanı (12)

Kaymakam Veysel ile Belediye Başkanı İsmail ve Karakol Komutanı Yüzbaşı Eşref arasında geçen tartışma köylere kadar yayıldı. Köylüler Yüzbaşı Eşref’i haklı buluyor, Kaymakam Veysel’e karşı olan güven kayboluyordu. Köylüler, az olan asker sayısı nedeniyle biri bitmeden biri türeyen eşkıyalardan köylerini koruyacak koruculara ihtiyaç duyuyor, hangi gün köylerinin eşkıyalar tarafından basılacağı korkusu ile yaşıyorlardı.

Kasaba başta olmak üzere yetmiş köye yayılan olay, Kaymakam Veysel’e karşı tepkiyi giderek artırıyordu. Ruslar ve Ermeniler, ellerinde avuçlarında ne varsa almış silah bile bırakmamıştı. Huskalı Deli Esma, sadece Çit Deresi köylerinin değil tüm köylerin koruyucusu, kahramanıydı.

-Kızım, Albay İsmet Beye söyle makamıma kadar acilen gelsin. Vali Yardımcısı Şenol da yanıma gelsin. Ardasa Kaymakamı Veysel’i de ara o da hemen gelsin

-Emredersiniz Sayın Valim.

Vali Yardımcısı Şenol, kapıyı çalarak makama girdi. 

-Emredin Sayın Valim.

-Gel Şenol gel, otur.

Şenol Bey, bir şeylerin olduğunun farkındaydı. Ancak konunun ne olduğunu bilmiyordu.

-Şenol, Ardasa kasabasında olanları nasıl yorumluyorsun? Kaymakam ne yapmak istiyor? Savaştan yeni çıktık, asker sayımız çok az. Esaretten kurtulma sonrası eşkıyalar, çeteler türedi. Bunlarla mücadele etmek gerek. Devletimizin yanında olan, bu çete ve eşkıyalarla mücadele edenleri desteklememiz gerekmiyor mu?

-Haklısınız Sayın Valim, desteklememiz gerekiyor. Kaymakam Bey, aslında vatandaşlara karşı çok iyi davranan, onların sorunlarını dinleyen, çözüm arayan bir arkadaşımız. Hatta, Huskalı Esma’nın ana ve babası muhacirlikten döndükten sonra onlara karşı çok iyi davranmış, tüm ihtiyaçlarını gidermişti.

-Şu iki çocuğunu savaşta şehit veren vatandaşımız değil mi?

-Evet Sayın Valim. İşte bu Huskalı Esma o iki şehidimizin kız kardeşi. 

-Öyle mi?

-Evet efendim. Huskalı Esma, dokuz köylü kızından kurduğu ekiple eşkıyalara karşı mücadele ediyor. Baltazar denilen eşkıyanın on adamını yakalayıp Ardasa’da askerimize teslim etti.

-Peki kaymakam ne istiyor Huskalı Esma’dan?

-Şöyle anlatayım Sayın Valim. Bu gece Baltazar Huskalı Esma’nın köyüne baskın düzenleyecek. Amacı Esma’yı teslim almak.

-Esma’ya destek olalım.

-Esma, haber yollamış Ardasa Karakol Komutanı Yüzbaşı Eşref’e. Gelmenize gerek yok, ben Baltazar’ı yakalayıp size sağ olarak teslim edeceğim diye.

-Bak sen. Başarabilecek mi Şenol?

-Bugüne kadar hep başardı Sayın Valim.

-Peki kasabada sorun ne?

-Kaymakam arkadaşımız, Yüzbaşı Eşref’e, ‘Esma’ya güvenemeyiz. Sen de askerlerinle birlikte köye git. Baltazar’ı yakaladıktan sonra, Huskalı Esma ve onun kurduğu ekibin silahlarını da toplayarak al da gel’ demiş.

-Bunları Kaymakam mı söyledi?

-Evet efendim.

-Sonra?

-Yüzbaşı emri dinlememiş ve istifa etmiş. Silahını çıkarıp kaymakam arkadaşımıza teslim etmiş.

-Emre karşı gelmesi ayrıca değerlendirilir.

Kapı çalınır. Albay İsmet asker selamı verir.

-Gel Albayım, otur. Ardasa kasabasındaki konuyu konuşuyorduk Şenol ile.

Albay İsmet, hazırladığı dosyayı Vali Beye uzatır.

-Tüm yaşananlar dosyada var Sayın Valim.

-Konuyu biliyorum. Yüzbaşı için ne diyorsun?

-Çok iyi eğitim almış, mahiyetindeki askerleri de çok iyi eğitmiş, vatanına, milletine, bayrağına canı gönülden bağlı, canını bu vatan için göz kırpmadan verecek bir arkadaşımızdır.

-Emre itaatsizliğine ne diyorsun?

-Gereken yapılacak.

-Yani?

-İfadesi alınacak efendim.

-İstifa etmiş.

-Aradım efendim, istifanı derhal geri alacaksın, dedim.

-Aldı mı?

-Evet Sayın Valim.

-Güzel.

-Peki, Huskalı Deli Esma’ya ne kadar güvenebiliriz, bir bilgin var mı?

-Var efendim. Eşkıyaya karşı silah kullanmıyor. Bugüne kadar yaralama dışında hiç kimseyi öldürmedi. Yaralamalar da belden aşağıda. Öldürmek için ateş etmedi. Şu ana kadar yirmiye yakın eşkıyayı yakalayıp devlete teslim etmiş.

-Ya, diyerek şaşkınlığını gizleyemeyen Vali Hakan, Albay’ın uzattı dosyayı kısa sürede gözden geçirdikten sonra:

-Kaymakam haksız mı Albayım?

-Takdir sizin efendim.

-Çağırdım o da geliyor. Aslında iyi çocuktur ama neden böyle yaptığını anlayamadım. Eşkıya Baltazar’ı yine Huskalı Deli Esma’ya mı bıraktınız?

-Evet efendim, köyünde gereken önlemleri aldı. Arkadaşları ile canlı yakalayacağına inanıyorum.

-Kendisiyle tanışmak isterdim.

-Emredersiniz… Bir konu daha var Sayın Valim.

-Ne imiş Albayım?

-Eşkıya Gedikçioğlu Behzat.

-Onu Erzincan 3. Ordudan gelen ekip takip etmiyor mu?

-Ediyordu efendim.

-Ne demek ediyordu?

-Şeyran’dan kaçtı. 

-Kaçtı mı?

-Evet… Ardasa kasabasına bağlı Silve köyüne baskın düzenledi. İki vatandaşımızın canına kıydı. Köye büyük hasar verdi, yaktı yıktı.

Kapı çalındı. Özel Kalem Müdürü İhsan:

-Sayın Valim, Ardasa Kaymakamı Veysel Bey geldiler.

-Gelsin.

-Emredersiniz.

Kaymakam Veysel’in bacakları titremeye başladı. Kasabadaki olayı ne zaman duymuşta beni çağırdı. Aslında kanunsuz bir iş yapmadım. Sadece silahların vatandaşlardan toplanmasını, bunda da önce Huskalı Esma’dan başlanmasını istedim. Halkın, Yüzbaşı Eşref’in ona bu kadar güvendiklerini bilmiyordum. Şimdi Vali Beye ne cevap vereceği? Kapıyı çaldı, içeri girdi.

-Gel bakalım Veysel, otur bakalım.

Sıkıla sıkıla uzak koltuklardan birine oturdu ama diken üzerinde oturuyor gibiydi. Gözlerini Vali Beye dikti, onun iki dudağı arasından çıkacak sözleri merak ediyordu.

-Kasabada ne var ne yok Veysel?

-İyi Sayın Valim.

-Herhangi bir sorun var mı?

Cevap veremedi, başını önüne eğdi. Ne söyleyeceğini bilemiyordu. 

-Cevap vermedin Veysel.

-Bazı sorunlar var Sayın Valim.

-Ne gibi?

-Eşkıya Baltazar’ın yakalanması… Silve köyüne baskın düzenleyen Gedikçioğlu Behzat gibi efendim.

-Daha ne olsun? Yeterinden çok sorunun var Veysel.

-Evet efendim.

-Seninle özel görüşeceğim. Şimdilik çıkabilirsin. Albayım ve Şenol çıktıktan sonra gel.

-Emredersiniz efendim.

(Devamı var)

YORUM EKLE