Mİ(L)ADİ BİTEN YILIN FİNAL YAZISI

Miladi yılın son yazısı, final havasında olmalıydı. Final yazısına vesilede ancak duayen insanlar, olaylar olmalıydı, öyle de oldu… Yazı bir köşe yazısına göre biraz uzun gelebilir ama sonuna kadar okunduğunda çok önemli noktalar yakalanacağı kanaatindeyiz.

Efendim, Merkezi Ankara’da bulunan Gümüşhaneli Bürokratlar ve Akademisyenler Derneği’nin (GÜBDER) alt komisyon birimlerinden Gümüş Gelişim Akademisi (GGA) yılın kapanış faaliyeti olarak geçtiğimiz hafta sonu Gümüşhane’mize, ülkemize ve de dünyaya mal olmuş, Türk siyasi hayatına da damgasını vurmuş, Diyanet işleri eski Başkanlarından değerli alimlerimizden, hemşerimiz Sn. Lütfi DOĞAN Hocamızı konuk etti.

GGA öğrencileri ve dinleyiciler olarak bizde bu tarihi ana şahitlik etmiş olduk.

Sn.Lütfi DOĞAN:

“Bu gün burada olmaktan, Gümüşhane’nin değerli öğrenci evlatları ve siz dinleyicilerle bir arada olmaktan son derece mutluyum. Öncelikle Gümüşhane’den başlamak gerekir. Biz Gümüşhane’mizi çok seviyoruz. Türkiye’de 81 il var ama İstanbul’u bir yana koyarsak Gümüşhane bu iller arasında bir incidir. Bu inciliği yapan sebepler başında hiç şüphesiz ki Ahmet Ziyaeddin Hazretleridir. Bir beldeyi, bir yeri şerefli kılan, mübarek yapan orada yaşayan insanlardır. O insanların katmış olduğu değerdir. Ahmet Ziyaeddin Hazretleri sadece Gümüşhane için değil, Osmanlı için değil, dünya içerisinde önemli bir değerdir. Kabiri şerifleri Bu gün Kanuni Sultan Süleyman Hz. Kabirlerinin yanında meftundur. Bu manada Gümüşhaneli olmak bizim için ayrı bir onur ve gururdur.

Türk siyasi çalışma hayatım içerisinde yaşamış unutamadığım birkaç anımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Merhum Necmettin ERBAKAN hocamız 1976 senesinde dönemin Cumhurbaşkanı Fahri KORUTÜRK’ün Pakistan’a yapacağı ziyarete kendisi adına benim katılmamı istemişti. Sn. Cumhurbaşkanı ve diğer parlamenterlerden oluşan heyet ile Pakistan’a indikten sonra kalacağımız Otele geçtik. Otel Lobisinde bir görevli Arapça lisanı ile benimle görüşmek isteyen birisi olduğunu söyledi. Görüşmek isteyen kişi gelip siz Lütfi DOĞAN’mı sınız? Evet deyince, açıp kollarını bir sarılması vardı ki şaşırıp kalmıştım. Arapça lisan ile bizi tanıdıklarını söyleyerek Bangladeş ile Pakistan arasında yaşananların alınlarında bir kara leke olduğunu belirterek. Siz ki (Türkiye), Kıbrıs’a barış harekâtı düzenlediniz bizimde alnımızdaki o kara lekeyi alnımızdan sildiniz, Allah sizden razı olsun demesi, Türkiye’nin Müslüman ülkeler nezdindeki duruşunu özetlemeye yetiyordu.

Unutamadığım diğer bir anı ise Merhum Turgut ÖZAL’ın vefat etmesinden kısa bir zaman önce Balkanlara Makedonya, Arnavutluk tarafına yaptığımız bir seyahatte yaşananlardı. Yine ERBAKAN Hocamızın önerisi üzerine seyahate katılmamız istenmişti. Merhum ÖZAL bizi heyette görünce, ayrıca mutlu olduğunu belirtmişti. Orada bulunan Suudi Arabistanlı bir heyetin başkanının omzuma elini koyup, Mazlumlara yardım etme adına görevinizi asla unutmayın diyerek Türkiye’nin bir baba, bir abi konumunda olduğunu bize hatırlatması gözlerimizi doldurmaya yetmişti.

İslam dünyasındaki Müslüman devletler, Türkiye’yi ayrı bir yerde görüyor ve görevini hatırlatıyor. Türkiye omuzlarına düşen bu görevi tarih içerisinde ceddimizin başardığı gibi onlardan bizlere miras kalan bu görevi İnşallah başaracaktır, başarmalı da…

Türkiye İslam ülkeleri içinde tek ve yeri ayrı bir ülkedir. Türkiye üzerinde büyük oyunlar oynanıyor, dünde, bugünde, yarında… Misyonerler ülkemizde, her yerde. Dikkatli olmak lazım… Aile kurumuna sahip çıkmamız, çocuklarımızı iyi eğitmemiz lazım. Beşikten mezara kadar ilim öğrenme gayreti içerisinde olmalıyız. Bunu yaparken de Bilgisizlik ve tembellikten uzak durmalıyız. Birbirimizi sevmeli, anlayışlı olmalıyız. Allah’ın hukukuna, insanların hukukuna karşı saygılı olmalıyız. Sizlerle bir arada olmaktan son derece memnun oldum, Başta Erol Bey olmak üzere sebep olanlardan Allah razı olsun”

GÜBDER Başkanı Sn. Erol TEKÇE duygu ve düşüncelerini belirtirken, tarihi anekdotlardan Oltan Bey üzerinden vermiş olduğu örnek, Türk Siyasi tarihine temel teşkil edecek düstur niteliğindeydi.

Sn.Erol TEKÇE:

“İlerleyen yaşına rağmen, gençliğe verdiği öneme binaen kendileriyle birlikte olarak bir dava adamı örneği sergileyen Hocamıza teşekkür ediyoruz. Muhterem hocamız ülkemiz ve dünyanın son yarım asrına hatırı sayılır izler bırakmış müstesna bir şahsiyettir. Bizler dünya gözü ile onunla bir kez daha aynı ortamı paylaşmaktan gurur duyduk, mutlu olduk. Bugün istedik ki gençlerimizde onunla birlikte olma bahtiyarlığına ersinler. Bizim gençliğimizde tarihe mal olmuş mesela üstad Necip Fazıl Kısakürek gibi birçok isimle bir vesile olsaydı da yüz yüze bir sohbet edebilseydik diye hep keşkelerimiz olmuştur. Eminim bu gün ki beraberliğimizle gençlerimizin ileriki yaşlardaki bir keşkesine  mani olmuş olduk. Siyaset ve devlet adamı kimliğiyle  Gümüşhane tarihinde müstesna  bir yeri olan eski bakanımız Sn.Oltan Sungurlu’nun   düzenlemiş olduğu ‘Çanakkale Ruhu ve Gümüşhaneli Şehitler’  başlıklı panelde  Lütfi Hocamızı takdimi dün gibi aklımda. Şöyle takdim etmişti siyasi rakibini ‘Şimdide sizlere asrımızın büyük alimlerinden Gümüşhanemizi TBMM’de beraber temsil etme bahtiyarlığında bulunduğum Lütfi Doğan hocamızı takdim ediyorum’ diyerek katılımcılara, hem hocamızın hem de  kendisinin kıymeti  harbiyesi hakkında  bir fikir veriyor ve  aynı zamanda da  siyasi münasebetler  açısından tarihe  geçecek ibretlik bir vesika oluşturuyordu. Kıymetli hocamıza buralara kadar gelip bizlerle beraber olduğu için şükranlarımızı arz ediyoruz. Allah ondan ve sizden razı olsun”

Söyleşi, Lütfi DOĞAN Hocamızın  “Sünnetin Işığında İslam Ahlakının Esasları” isimli eserinin GÜBDER tarafından tedarik edilip, Hocamıza bir jest niteliğinde dinleyicilere dağıtılması ve imzalanmasının ardından aile fotoğrafı çektirilmesiyle son buluyordu.

GÜBDER’i ve Şahsında Sn.Erol TEKÇE’yi bu hizmetlerinden dolayı tebrik ediyoruz, sağ olsunlar.

Evet, buraya kadar yazıyı okumuşsanız sizi de ayrıca tebrik ediyoruz.

Sevgi ve Saygılar…

YORUM EKLE