Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, Türkiye tarımının uzun yıllardır plansızlık, yüksek girdi maliyetleri ve belirsiz destek politikaları nedeniyle zor günler yaşadığını ifade etti.
Üreticilerin borç sarmalıyla mücadele ettiğini kaydeden Ulutaş, sektörün geleceği için kısa vadeli projeler yerine disiplinli planlama ve maliyet kontrolünün hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
“Envanter Güncel, Planlama Bilimsel Olmalı”
Bitkisel ve hayvansal üretim envanterlerinin dijital olarak güncel tutulması gerektiğini savunan Ulutaş, hangi bölgede hangi ürünün üretileceğinin bilimsel verilere göre belirlenmesi çağrısında bulundu. Ulutaş, özellikle mısır, soya ve yağlı tohumlar gibi ithalata bağımlı ürünlerde planlı üretimin zorunlu hale getirilmesini önerdi.
“Destekler Gerçek Üreticiye Aktarılmalı”
Üreticinin güvence altına alınması için destekleme miktarları ve alım fiyatlarının ekim öncesinde açıklanması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Zafer Ulutaş, desteklerin doğrudan gerçek üreticilere aktarılmasını istedi. Gübre, yem ve enerji maliyetleri için vergi indirimleri ile özel tarife uygulamalarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Ulutaş, desteklerin plansız üretime değil, planlı üretime bağlanması gerektiğini vurguladı.
“Üretici Birlikleri Siyasetten Arındırılmalı”
Klasik kredi temelli yapının küçük üreticiyi borç sarmalına soktuğuna dikkat çeken Ulutaş, risk paylaşımına dayalı finansman modellerinin geliştirilmesini teklif etti. Küçük ve orta ölçekli aile işletmelerinin korunması gerektiğini belirten Ulutaş, kooperatifleşmenin teşvik edilmesi ve üretici birliklerinin siyasi etkilerden arındırılması gerektiğini dile getirdi.
Teknoloji ve Bağımsız Denetim Vurgusu
Akıllı tarım uygulamaları, dronlar ve yapay zekâ destekli ilaçlama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini kaydeden Ulutaş, küçük üreticinin teknolojiye erişiminin sağlanmasını istedi.
Programın başarısı için bağımsız bir "Milli Tarım İzleme Kurulu" kurulmasını öneren Ulutaş, uygulama başarısının her yıl şeffaf bir "Tarım Karnesi" ile kamuoyuna açıklanması gerektiğini sözlerine ekledi.