İlk Öğretim Haftası: “Eğitimde Önemli Kilometre Taşı”
Eylül ayının üçüncü haftası, her yıl olduğu gibi bu yıl da “İlk Öğretmen Haftası”olarak kutlanıyor. Bu amaçla,15.Eylül.2025 günü Yusuf Çifçioğlu İlköğretim Okulu’nda anlamlı bir etkinlik gerçekleştirilecek... Amaç, İlk öğretimin yaygınlaştırılmasını sağlamak ve toplumda eğitimin önemini bir kez daha vurgulamak.
Çünkü Atatürk, 1928’de yaptığı Harf Devrimi sırasında kara tahta başında şöyle demişti:
“Yeni Türk harfleri herkese, işçiye, köylüye, memura, sandalcıya öğretilmelidir. Bu hafta herkes kara tahta başında öğrenci ve öğretmen olmalıdır. Bunu bir yurtseverlik olarak yerine getirmelidir.”
Düşünün bir kere; bir milletin sadece %10’u okuma-yazma biliyor, %90’ı bilmezse bu bir ayıptır. Herkesin bundan utanması gerekir.
Eğitimin bir toplumun kaderini belirlediğini, “Beyaz Zambaklar Ülkesi”nden örnekle görmek mümkündür. Finlandiya’yı Finlandiya yapan, köklü ve bilinçli bir eğitim sistemidir. Eğitim kökenli Snellman’ın çizdiği yol, toplumun her bireyini öğrenmeye ve geliştirmeye yönlendirmiştir. Demek ki, bir toplumun ayağı altında ezilmemesi için eğitim her zaman öncelikli olmalıdır.
41 yıllık eğitim hayatım boyunca, köy öğretmenliğinden ortaöğretim kurumlarına kadar uzanan görevlerimde hep aynı anlayışla yol aldım: bilgiyi işe dönüştürmek, analitik düşünceyi geliştirmek ve öğrencilerime güzel alışkanlıklar kazandırmak. Köylerde ve kentlerde yürüttüğümüz eğitimsel faaliyetler, sadece ders anlatmakla sınırlı kalmadı; öğrenciye yaşam boyu rehber olacak değerleri de aşıladık.
Bugün geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum: Eğitim, bir milletin en büyük hazinesidir. Öğrencisine rehber olan öğretmen, yalnızca bilgiyi aktaran değil, geleceğin mimarını yetiştiren bir ustadır. İlk Öğretmen Haftası vesilesiyle, tüm öğretmenleri saygıyla anıyor, Atatürk’ün izinde eğitimin değerini bir kez daha hatırlatıyorum.
Çünkü bir milletin geleceği, kara tahta başında başlayan küçük adımlarda gizlidir. Ve biz, her adımıyla, bilgiyi işe dönüştürmenin, düşünmeyi öğretmenin, paylaşmayı ve üretmeyi sağlamanın gururunu taşıyoruz.
Eskiden kara tahta başında başlardı her şey. Bugün elektronik tahtalar ve fosforlu kalemler var. Ama asıl mesele değişmedi: Öğretmenin rehberliği, öğrencinin merakı ve bilgiyi işe dönüştürme arzusu hâlâ yolumuzu aydınlatıyor.
Yeri gelmişken Soralım:
Fikri hür vicdanı hür nesiller yetiştirip, Muasır Medeniyet seviyesine ulaşabildik mi?
Bendeniz: Yusuf Sadık, Emekli Milli Eğitim Müdürü