SİYASETİN DİJİTAL OYUNLARI
Siyaset, millete hizmet etme iddiasıdır. Halka dokunmadan, sorunlarını dinlemeden, sofralarına misafir olmadan yapılan siyaset kuru gürültüdür. Çünkü siyaset, halka dokunabilmekle, halkın güvenini kazanmakla yapılır ve bunun sonucu da sandıkta ölçülür.
Son yıllarda sosyal medyanın yükselişi, bazı siyasetçilerin görünürdeki popülerliği, gerçek başarı yerine sanal oyunlarla süslemelerine olanak tanıdı. Bugün gelinen noktada, siyasetin merkezine halkın yüreğine dokunabilmekten ziyade, sosyal medya ekranları oturmuş durumda. Sahte (bot) hesaplardan yapılan beğeniler, takipçi sayısındaki şişirmeler ile milletin gözü boyanmaya çalışılmaktadır.
Günümüzde bir siyasetçinin takipçi ve beğeni sayısını bir anda yüzlerce, hatta binlerce artırması çok kolay. En ucuz paket 200-250 kişilik olanı. Bu parayı verince her paylaşımınızın altına 10 dakika geçmeden 200-250 beğeni geliyor. 100 kişi de teşkilatınızdan gelirse al sana 350 beğeni. Eh küçük yerler için bu oldukça iyi bir rakam. Millette diyor ki maşallah bizim başkana.
Peki, bu neyin göstergesi? Gerçek bir halk desteğinin mi? Elbette hayır. Bu, siyasetin düştüğü acziyetin fotoğrafıdır. Halkın gönlünü kazanamayan, köylünün kapısını çalmayan, esnafın derdini dinlemeyen, gençlerin sorunlarına kulak tıkayan bir siyasetçinin çaresizce başvurduğu bir “sanal şov”dur. Aslında bu sanal şovda sadece kendini kandırmaktadır.
Bir siyasetçide meydana gelen bu artışın yapay olup olmadığını şu verilere göre anlayabiliriz:
-Takipçi artışı doğal mı, yoksa bir günde anormal mi yükselmiş? Bunun için aşırı artışın başladığı tarihe kadar incelemek gerekir.
-Etkileşim oranları takipçi sayısıyla uyumlu mu? Yani beğeni ile birlikte yorumda yapılıyormu. Bu oran en az %20 olmalıdır.
-Yeni hesaplar, anlamsız kullanıcı adları, stok fotoğraflar var mı? Yani sıradan bir paylaşımı Afrika, Asya veya Arabistan’dan alfabesi bile farklı olan bir yabancı beğeniyormu.
-Yorumlar benzer veya topluca mı yapılmış? Yada sadece işaretler mi yapılıyor.
Bu işaretler, bir siyasetçinin sahte popülerlik arayışının göstergeleri olabilir.
Teknoloji çağında olduğumuz bu dönemde artık 3 yaşındaki çocuk bile internette arama yapabilmektedir. Yani insanları kandırmak artık çok kolay değildir. Bizim insanımız kimin yanında durduğunu da, kimin ekran başında rol yaptığını da bilir. Yaylada koyun sayısı bellidir, kimse kimseye “bin başlık sürüm var” diye hava atamaz. Sosyal medyada şişirilen rakam da, iş yapıyor görüntüleri de aynıdır. Gün gelip balon patladığında geriye koca bir yalnızlık kalır.
Unutmayalım ki sandığa sahte takipçiler gitmez. Bot hesaplar oy pusulasına mühür basmaz. Facebook’taki sanal kalabalıklar miting alanına doluşmaz. Halkın gönlünde karşılığı olmayan siyasetçi, en sonunda kendi sahte kalabalığının ortasında yapayalnız kalır.
Siyasetçi için gerçek güç, sosyal medyada rakam şişirmek değil, köy odasında çay içip milletin derdini dinlemektir. Gerçek itibar, sahte beğeni sayılarında değil, vatandaşın “Allah razı olsun” duasındadır.
Siyasetin tek geçerli ölçüsü, halkın güveni ve alınan somut hizmetlerdir. Sosyal medyada sayıları artırmak, poz vermek yerine gerçek projelerle, somut hizmetlerle var olmak, hem siyasetçinin hem de şehrin kazancı olacaktır.
Siyaset sanal kalabalıklarla değil, gerçek dostlarla yapılırsa başarılı olur…
29.09.2025 Av. Ali Haydar Dereli