ÖLÜM YOLUNUN VEBALİ
Gümüşhane’de zaman değişse bile bazı şeyler kolay değişmez. İnsanlar yaşlanır, çocuklar büyür, mevsimler değişir…
Ama bazı projeler vardır ki yıllar geçse de başladığı yerde kalır.
Sekiz yıl önce temeli atılan spor salonu hâlâ bitmedi.
On yıl önce projesi hazırlanan Tirebolu–Torul Yolu’na hâlâ başlanmadı.
Vauk Dağı, Pöske Dağı, Köse Dağı ve Tersun tünelleri… Her biri yıllarca ya ertelendi ya da ağır aksak ilerledi.
Hafta sonu Tirebolu–Torul Yolu’nda yine kaza oldu. Yine yol kapandı. Yine toprak kaydı.
Yine siren sesleri, korku ve tesadüfen ucuz atlatılan bir felaket…
Bu manzara, o yolu kullananlar için artık istisna değil; olağan bir hafta sonu rutini. Çünkü ne yazık ki bu güzergâh, bölge halkı tarafından artık “ölüm yolu” olarak anılıyor.
Projesi yaklaşık 10 yıl önce tamamlanan, her yıl ölümlü ve yaralamalı kazalarla gündeme gelen Tirebolu–Torul Yolu, 2026 Yatırım Programı’nda yine yer almamıştır. Bu tablo artık basit bir gecikme değil; süregelen bir yetersizlik ve siyasal etkisizliktir.
Sahil kesimini Gümüşhane ve iç bölgelere bağlayan; ticaret, turizm ve insani ulaşım açısından hayati öneme sahip, yoğun kullanılan bu yolun yıllardır yatırım programı dışında tutulması; Anayasa’nın yaşama hakkını güvence altına alan hükümleriyle ve idarenin hizmet kusuru sorumluluğuyla açıkça çelişmektedir.
Ancak asıl vahim olan şudur:
Yol yatırım programına dahi alınmamışken, yalnızca “teklif edildi” denilerek bunun büyük bir başarı ve zafer gibi sunulması…
Ortada ne ihale vardır, ne ödenek, ne takvim…
Ama ne hikmetse algı vardır, manşet vardır, övgü vardır.
Gümüşhane’yi temsil edenler, halka umut pazarlamakla değil; yol yapmakla, yatırım kazandırmakla, sonuç almakla yükümlüdür. Devlet, istendiğinde komşu ilimiz Trabzon’un yaylalarına dahi güçlü karayolu ağı kurabilmektedir. Bunu yapabilen bir devletin iradesini “ölüm yolu”na taşımak ve bu yolu acil yatırım programına aldırmak gerekirken; can güvenliğinin söz konusu olduğu bir meselede, gerçekleşmeyen vaatleri başarı hikâyesi gibi sunmak siyasi sorumluluğun inkârıdır.
Bir şehir düşünün…
Gençlerine “spor yapın” diyor ama spor salonunu sekiz yılda bitiremiyor.
“Ticareti geliştirin” diyor ama sahille bağlantıyı sağlayacak hayati bir yolu on yıldır yatırım programına alamıyor.
“Ulaşımı rahatlatacağız” diyor ama dağ tünellerini nesiller boyu süren projelere dönüştürüyor.
Bu artık tesadüf değildir; yetersizlik meselesidir.
Tirebolu–Torul Yolu, Vauk-Köse-Pöske ve Tersun tünelleri; Gümüşhane ve ilçeleri için kışın kapanmayan yol, kesintisiz ticaret, sağlık hizmetine zamanında ulaşım ve göçü azaltacak ekonomik canlılık demektir.
Yapılmayan yol kader değil, yetersizliktir.
Bu yetersizliği gizlemek için, yatırım programına alınmayan bir yolun “teklif edildi” diye övünç kaynağı yapılması; bu coğrafyaya ve bu insanların yaşadığı acılara karşı yanlış olmuştur.
Gümüşhane artık vaat değil, icraat beklemektedir.
Ölüm Yolu, artık Huzur Yolu olsun.
26.01.2026 Av. Ali Haydar Dereli