Ara
Gümüşhane
Kapalı
-3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4285 %0.03
52,0480 %0.25
7.558,46 % 0,73
Paranın Açamadığı Kapılar

Paranın Açamadığı Kapılar

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Evet kıymetli okurlarım,
Bugün neredeyse her gün karşılaştığımız, tanık olduğumuz ve bir o kadar da rahatsızlık duyduğumuz bir konuyu kaleme almak istedim.

Günümüz dünyasında sanki her şeyin bir bedeli varmış gibi davranılıyor. Oysa acı bir gerçek var ki; parayla her başarı elde edilmez, her istek gerçekleşmez ve her kapı açılmaz. Ama ne yazık ki gözümüze çarpan manzara bambaşka… İnsanlar artık bilgiye, birikime, kültüre ve donanıma bakmadan; cebinde parası olanın safında yer alma telaşına düşmüş durumda.

Parası olan ise bu ilgiden güç alarak kendini adeta dünyanın merkezine oturtuyor. “Ben varsam gerisi teferruattır” anlayışıyla hareket ediyor. Ukala tavırlar, kabadayı edaları, her ortamda sergilenen bir üstünlük gösterisi…

İşte tam da burada bir benzetme yapmak gerekiyor:
Bir koltuğu hak etmeden o koltuğa oturan biri gibiler. O koltuğa bir kez oturunca, sanki hiç kalkmayacakmış gibi davranıyorlar. Makamın verdiği gücü kişisel bir ayrıcalık sanıyor, sadece “makamlı” olanlarla diyalog kuruyorlar. Altındaki koltuğu değil, koltuğun kendisini sahipleniyorlar.

Bu tavrın doğal sonucu ise kaçınılmaz oluyor. Bilgili, konusuna hâkim, emeğiyle bir yerlere gelmiş insanlar bu platformlarda yok sayılıyor. Sözü olan değil, parası olan konuşuyor. Düşünen değil, ödeyen karar veriyor.

Ve sonrasını tahmin etmek zor değil.
Koskoca bir sıfır…

Kurulan yapılar var ama icraat yok. Büyük laflar var ama ilerleme yok. Ne bir etkinlik, ne somut bir gelişme, ne de kalıcı bir eser… Paranın gölgesinde yükselen bu yapılar, ilk ciddi sınavda yerle bir oluyor.

Çünkü şunu unutmamak gerekir:
Parayla bilgi satın alamazsınız.
Parayla insanlık, saygı, güven satın alamazsınız.

Manevi değerlerin bir fiyat etiketi yoktur. İnsanlığınız yoksa, saygınlığınız yoksa, bilgi birikiminiz yoksa; cebinizdeki para sizi sadece geçici olarak “bir şey” yapar. Ama asla değerli yapmaz.

Gerçek güç; paradan değil, karakterden gelir.
Gerçek saygınlık; servetten değil, duruştan doğar.

Ve unutulmamalıdır ki:
Paranın hükmü bir yere kadar…
Ama bilginin, ahlakın ve insanlığın hükmü kalıcıdır.

SAYGILARIMLA 
ÜLKER SADIK 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *