Paranın Açamadığı Kapılar
Evet kıymetli okurlarım,
Bugün neredeyse her gün karşılaştığımız, tanık olduğumuz ve bir o kadar da rahatsızlık duyduğumuz bir konuyu kaleme almak istedim.
Günümüz dünyasında sanki her şeyin bir bedeli varmış gibi davranılıyor. Oysa acı bir gerçek var ki; parayla her başarı elde edilmez, her istek gerçekleşmez ve her kapı açılmaz. Ama ne yazık ki gözümüze çarpan manzara bambaşka… İnsanlar artık bilgiye, birikime, kültüre ve donanıma bakmadan; cebinde parası olanın safında yer alma telaşına düşmüş durumda.
Parası olan ise bu ilgiden güç alarak kendini adeta dünyanın merkezine oturtuyor. “Ben varsam gerisi teferruattır” anlayışıyla hareket ediyor. Ukala tavırlar, kabadayı edaları, her ortamda sergilenen bir üstünlük gösterisi…
İşte tam da burada bir benzetme yapmak gerekiyor:
Bir koltuğu hak etmeden o koltuğa oturan biri gibiler. O koltuğa bir kez oturunca, sanki hiç kalkmayacakmış gibi davranıyorlar. Makamın verdiği gücü kişisel bir ayrıcalık sanıyor, sadece “makamlı” olanlarla diyalog kuruyorlar. Altındaki koltuğu değil, koltuğun kendisini sahipleniyorlar.
Bu tavrın doğal sonucu ise kaçınılmaz oluyor. Bilgili, konusuna hâkim, emeğiyle bir yerlere gelmiş insanlar bu platformlarda yok sayılıyor. Sözü olan değil, parası olan konuşuyor. Düşünen değil, ödeyen karar veriyor.
Ve sonrasını tahmin etmek zor değil.
Koskoca bir sıfır…
Kurulan yapılar var ama icraat yok. Büyük laflar var ama ilerleme yok. Ne bir etkinlik, ne somut bir gelişme, ne de kalıcı bir eser… Paranın gölgesinde yükselen bu yapılar, ilk ciddi sınavda yerle bir oluyor.
Çünkü şunu unutmamak gerekir:
Parayla bilgi satın alamazsınız.
Parayla insanlık, saygı, güven satın alamazsınız.
Manevi değerlerin bir fiyat etiketi yoktur. İnsanlığınız yoksa, saygınlığınız yoksa, bilgi birikiminiz yoksa; cebinizdeki para sizi sadece geçici olarak “bir şey” yapar. Ama asla değerli yapmaz.
Gerçek güç; paradan değil, karakterden gelir.
Gerçek saygınlık; servetten değil, duruştan doğar.
Ve unutulmamalıdır ki:
Paranın hükmü bir yere kadar…
Ama bilginin, ahlakın ve insanlığın hükmü kalıcıdır.
SAYGILARIMLA
ÜLKER SADIK