Ara
Gümüşhane
Kapalı
-3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4234 %0.03
52,0410 %0.25
7.623,27 % 1,60
Ünvanla Lobi Olmaz: Gümüşhane’de STK Enflasyonu ve İcra Yanılgısı

Ünvanla Lobi Olmaz: Gümüşhane’de STK Enflasyonu ve İcra Yanılgısı

YAYINLAMA:

Gümüşhane’nin adıyla tabela çok; dosya az. Dernek var, federasyon var, konfederasyon hevesi var… Peki icra nerede?

 

Hukukla başlayalım. Dernekler Kanunu, “üst kuruluş”u tarif ediyor: Derneklerin kurduğu federasyon, federasyonların kurduğu konfederasyon… Hepsi tüzel kişilik. Ama aynı kanun bir sınır daha koyuyor: Federasyon ve konfederasyonlar temsilcilik dışında, her ne ad altında olursa olsun başka bir örgüt kuramaz. 


Bu cümle, “konfederasyon kurduk mu icra da gelir” zannını daha doğmadan bitirir. Üst kuruluşun görevi; vitrin kurmak değil, temsil etmek, koordine etmek, dosya üretmek ve takip etmektir.

 

Şimdi soruyorum: Gümüşhane için 20 yıldır konuştuğumuz başlıklar ortada duruyor. Köse Havalimanı, Süleymaniye turizm ve spor kompleksi, Süleymaniye’nin imar planı, “kara tren yolu” diye konuşulan hat… Bu işlerin hangisinde, STK’lar ve vekiller bir araya gelip “Biz Gümüşhane lobisiyiz; istediğimizi almadan dağılmıyoruz” diye takvimli ve dosyalı bir irade koydu? Koymadı.

 

O zaman “federasyon mu, konfederasyon mu?” tartışması tek başına neyi çözer? Hiçbir şeyi. Çünkü mesele isim değil; . Unvan değil; icra disiplini. Bu yüzden ben, tabelayla güç devşirme gayretine “güç” demiyorum; ünvan enflasyonu diyorum.

 

Bakın, kanun derneklerin iç denetimini esas alıyor. Denetim rapor, rapor da hesap verirliktir. 
Gümüşhane’de yüzlerce STK’nın varlığından söz ediliyor; ama çoğu, belli makamlara “Bizi de görün” mesajı üretmenin ötesine geçemiyor. İtiraz eden keşke olsa; çünkü itiraz, rekabet doğurur; rekabet de performans.

 

Peki “yaptırım gücü” nedir? Şehrin menfaati için devlet kapısını aşındırmak, sözle değil dosyayla olur. Şu iki örnek bile bize ölçüyü gösterir:

  • GÜSİAD, yatırım ve iş dünyasına rehberlik edecek biçimde çok sayıda sektörde fizibilite raporu hazırlanması gibi somut çıktı dilini konuşabiliyor. 
  • GÜBDER, Ankara’da ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi gibi kapılarda temas kurmuş; fakat temasın kıymeti, fotoğrafla değil takiple ve sonuçla ölçülür. 

 

Demek ki kapıya gitmek yetmiyor; kapıdan netice almak gerekiyor.

 

Türkiye’de lobicilik, ABD/AB’deki gibi kayıt ve şeffaflık rejimi olan tek bir “lobi kanunu” disiplinine bağlanmış değil; dolayısıyla iş, daha çok kurumların teamülleri ve sizin ciddiyetinizle yürür. 
Ama vatandaşın ve STK’nın elinde meşru araçlar var: dilekçe hakkı ve bilgi edinme mekanizmaları. 
Yani “yaptırım” arayan, önce hukukun verdiği bu kanalları kurumsal bir takvime bağlamak zorunda.

 

Şimdi konfederasyon heveslilerine bir “10 soruluk gerçeklik testi” bırakıyorum. Bunların cevabı yoksa, konfederasyon; tabeladan ibarettir:

  1. Gümüşhane için ilk 3 icra hedefiniz nedir? (Tek sayfa ajanda)
  2. Her hedef için sahip (sorumlu kişi/komite) kim?
  3. Her hedef için maliyet/fayda ve hukuki/idarî yol haritası var mı?
  4. Hangi kurumla, hangi tarihte, hangi gündemle görüşeceksiniz?
  5. Görüşme sonrası 30-60-90 gün takip planı var mı?
  6. Üyeleriniz aidat dışında hangi uzmanlığı masaya koyuyor?
  7. Yılda kaç kez kamuya açık faaliyet/performans raporu yayımlayacaksınız?
  8. Başarısızlık halinde içeride hesap soran mekanizmanız var mı?
  9. Siyaset üstü kalıp, her vekille çalışacak kurumsal diliniz var mı?
  10. En önemlisi: Bu organizasyon şehir için mi, yoksa “biz de varız” hissi için mi?

 

İşte bütün mesele burada: Gümüşhane’nin menfaati, ünvanla değil; dosyayla, takiple, şeffaflıkla korunur. Üst kuruluş kurmak isteyen buyursun; ama önce “rica makamı” ile “icra kapasitesi” arasındaki farkı bilsin. Çünkü hukuk size tabela değil, sorumluluk verir.

 

Gümüşhane 27.01.2026

 

Yusuf Sadık, Eğitimci, Yazar, Gazeteci, Emekli Milli Eğitim Müdürümun Üstü

 

Formun Altı

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *